TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI
(*)
(Kurucu Mecliste Kabul Tarihi :
18.10.1982; Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarının Resmî Gazetede İlanı:
20.10.1982-17844; Kanunun Halkoyu ile Kabul Tarihi: 7.11.1982; Halkoyu Sonucunun
Yayımlandığı Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863
Mükerrer)
BAŞLANGIÇ
(Değişik:
23.7.1995-4121/1 md.)
Türk Vatanı ve Milletinin
ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu
Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman
Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri
doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin
eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedî
varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma
azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak
üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet
adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada
gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni
dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet
organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve
görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve
işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda
bulunduğu;
(Değişik: 3.10.2001-4709/1
md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve
ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin,
Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında
korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının,
Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle
karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu
Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince
yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat
sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine
doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının
millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak
ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde
ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten
sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı
içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları
bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA
anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp
uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN,
demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi
olunur.
BİRİNCİ
KISIM
Genel
Esaslar
I. Devletin
şekli
MADDE
1. – Türkiye Devleti bir
Cumhuriyettir.
II. Cumhuriyetin
nitelikleri
MADDE
2. – Türkiye Cumhuriyeti,
toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına
saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere
dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk
Devletidir.
III. Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı,
millî marşı ve başkenti
MADDE
3. – Türkiye Devleti, ülkesi
ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.
Bayrağı, şekli kanununda
belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Millî marşı “İstiklal
Marşı”dır.
Başkenti
Ankara’dır.
IV. Değiştirilemeyecek
hükümler
MADDE
4. – Anayasanın 1 inci
maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi
hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif
edilemez.
V. Devletin temel amaç ve
görevleri
MADDE
5. – Devletin temel amaç ve
görevleri, Türk Milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin
bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah,
huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk
devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik
ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi
için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.
VI.
Egemenlik
MADDE
6. – Egemenlik, kayıtsız
şartsız Milletindir.
Türk Milleti, egemenliğini,
Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle
kullanır.
Egemenliğin kullanılması,
hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya
organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi
kullanamaz.
VII. Yasama
yetkisi
MADDE
7. – Yasama yetkisi Türk
Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki
devredilemez.
VIII. Yürütme yetkisi ve
görevi
MADDE
8. – Yürütme yetkisi ve
görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara
uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.
IX. Yargı
yetkisi
MADDE
9. – Yargı yetkisi, Türk Milleti adına
bağımsız mahkemelerce kullanılır.
X. Kanun önünde
eşitlik
MADDE
10. – Herkes, dil, ırk, renk,
cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle
ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
(Ek: 7.5.2004-5170/1
md.)Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama
geçmesini sağlamakla
yükümlüdür.
Hiçbir kişiye, aileye,
zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare
makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket
etmek zorundadırlar.
XI. Anayasanın bağlayıcılığı ve
üstünlüğü
MADDE
11. – Anayasa hükümleri,
yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve
kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır.
Kanunlar Anayasaya aykırı
olamaz.
İKİNCİ
KISIM
Temel
Haklar ve Ödevler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Genel
Hükümler
I. Temel hak ve hürriyetlerin
niteliği
MADDE
12. – Herkes, kişiliğine
bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere
sahiptir.
Temel hak ve hürriyetler,
kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da
ihtiva eder.
II. Temel hak ve hürriyetlerin
sınırlanması
MADDE
13. – (Değişik:
3.10.2001-4709/2 md.) Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın
yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve
ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna,
demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük
ilkesine aykırı olamaz.
III. Temel hak ve hürriyetlerin kötüye
kullanılamaması
MADDE
14. – (Değişik:
3.10.2001-4709/3 md.) Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin
ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan
demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler
biçiminde kullanılamaz.
Anayasa hükümlerinden
hiçbiri, Devlete veya kişilere,
Anayasayla tanınan temel hak ve hürriyetlerin yok edilmesini veya
Anayasada belirtilenden daha geniş şekilde sınırlandırılmasını amaçlayan bir
faaliyette bulunmayı mümkün kılacak şekilde
yorumlanamaz.
Bu hükümlere aykırı
faaliyette bulunanlar hakkında uygulanacak müeyyideler, kanunla
düzenlenir.
IV. Temel
hak ve hürriyetlerin kullanılmasının
durdurulması
MADDE
15. – Savaş, seferberlik,
sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan
yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve
hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için
Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler
alınabilir.
(Değişik: 7.5.2004-5170/2
md.)Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller
sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî
varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini
açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe
yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu
sayılamaz.
V. Yabancıların
durumu
MADDE
16. – Temel hak ve
hürriyetler, yabancılar için, milletlerarası hukuka uygun olarak kanunla
sınırlanabilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kişinin Hakları ve
Ödevleri
I. Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî
varlığı
MADDE
17. – Herkes, yaşama, maddî ve
manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına
sahiptir.
Tıbbî zorunluluklar ve
kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası
olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.
Kimseye işkence ve eziyet
yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi
tutulamaz.
(Değişik: 7.5.2004-5170/3
md.)Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi,
bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın
bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği
emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği
zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü
dışındadır.
II. Zorla çalıştırma
yasağı
MADDE
18. – Hiç kimse zorla
çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.
Şekil ve şartları kanunla
düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar;
olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının
zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve
fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz.
III. Kişi hürriyeti ve
güvenliği
MADDE
19. – Herkes, kişi hürriyeti
ve güvenliğine sahiptir.
Şekil ve şartları kanunda
gösterilen :
Mahkemelerce verilmiş
hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi;
bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak
ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya
yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi;
toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya
hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için
kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi;
usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı
verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse
hürriyetinden yoksun bırakılamaz.
Suçluluğu hakkında kuvvetli
belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yokedilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya
bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hâkim
kararıyla tutuklanabilir. Hâkim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde
veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun
gösterir.
Yakalanan veya tutuklanan
kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde
yazılı ve bunun hemen mümkün
olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hâkim huzuruna
çıkarılıncaya kadar bildirilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/4
md.) Yakalanan veya tutuklanan kişi, tutulma yerine en yakın mahkemeye
gönderilmesi için gerekli süre hariç en geç kırksekiz
saat ve toplu olarak işlenen suçlarda en çok dört gün içinde hâkim önüne
çıkarılır. Kimse, bu süreler geçtikten sonra hâkim kararı olmaksızın hürriyetinden yoksun
bırakılamaz. Bu süreler olağanüstü hal, sıkıyönetim ve savaş hallerinde
uzatılabilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/4
md.) Kişinin yakalandığı veya tutuklandığı, yakınlarına derhal
bildirilir.
Tutuklanan kişilerin, makul
süre içinde yargılanmayı ve soruşturma veya kovuşturma sırasında serbest
bırakılmayı isteme hakları vardır. Serbest bırakılma ilgilinin yargılama
süresince duruşmada hazır bulunmasını veya hükmün yerine getirilmesini sağlamak
için bir güvenceye bağlanabilir.
Her ne sebeple olursa olsun,
hürriyeti kısıtlanan kişi, kısa sürede durumu hakkında karar verilmesini ve bu
kısıtlamanın kanuna aykırılığı halinde hemen serbest bırakılmasını sağlamak
amacıyla yetkili bir yargı merciine başvurma hakkına
sahiptir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/4
md.) Bu esaslar dışında bir işleme tâbi tutulan kişilerin uğradıkları zarar,
tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe
ödenir.
IV. Özel hayatın gizliliği ve
korunması
A. Özel hayatın
gizliliği
MADDE
20. – Herkes, özel hayatına ve aile
hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile
hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga cümle: 3.10.2001-4709/5
md.)
(Değişik: 3.10.2001-4709/5
md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması
sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim
kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin
üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden
kalkar.
B. Konut
dokunulmazlığı
MADDE
21. – (Değişik:
3.10.2001-4709/6 md.) Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına
bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere
bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış
merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz
ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat
içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar.
C. Haberleşme
hürriyeti
MADDE
22. – (Değişik:
3.10.2001-4709/7 md.) Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği
esastır.
Millî güvenlik, kamu düzeni,
suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına
bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere
bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış
merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine
dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat
içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar
kendiliğinden kalkar.
İstisnaların uygulanacağı
kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.
V. Yerleşme ve seyahat
hürriyeti
MADDE
23. – Herkes, yerleşme ve
seyahat hürriyetine sahiptir.
Yerleşme hürriyeti, suç
işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli
kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını
korumak;
Seyahat hürriyeti, suç
soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek;
Amaçlarıyla kanunla
sınırlanabilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/8
md.) Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, vatandaşlık ödevi ya da ceza soruşturması veya kovuşturması sebebiyle
sınırlanabilir.
Vatandaş sınır dışı edilemez
ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz.
VI. Din ve vicdan
hürriyeti
MADDE
24. – Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat
hürriyetine sahiptir.
14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla
ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.
Kimse, ibadete, dinî âyin ve
törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî
inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve
suçlanamaz.
Din ve ahlâk eğitim ve
öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk
öğretimi ilk ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer
alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine,
küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine
bağlıdır.
Kimse, Devletin sosyal,
ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına
dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne
suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan
şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
VII. Düşünce ve kanaat
hürriyeti
MADDE
25. – Herkes, düşünce ve
kanaat hürriyetine sahiptir.
Her ne sebep ve amaçla
olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve
kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.
VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma
hürriyeti
MADDE
26. – Herkes, düşünce ve
kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak
açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi
olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek
serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri
yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel
değildir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/9
md.) Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği,
Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez
bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet
sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret
veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek
sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine
getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.
(Üçüncü fıkra mülga:
3.10.2001-4709/9 md.)
Haber ve düşünceleri yayma
araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını
engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması
sayılmaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/9 md.)
Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart
ve usuller kanunla düzenlenir.
IX. Bilim ve sanat
hürriyeti
MADDE
27. – Herkes, bilim ve sanatı
serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü
araştırma hakkına sahiptir.
Yayma hakkı, Anayasanın 1
inci, 2 nci ve 3 üncü maddeleri hükümlerinin
değiştirilmesini sağlamak amacıyla kullanılamaz.
Bu madde hükmü yabancı yayınların ülkeye girmesi ve
dağıtımının kanunla düzenlenmesine engel değildir.
X. Basın ve yayımla ilgili
hükümler
A. Basın
hürriyeti
MADDE
28. – Basın hürdür, sansür
edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve malî teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
(İkinci fıkra mülga:
3.10.2001-4709/10 md.)
Devlet, basın ve haber alma
hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır.
Basın hürriyetinin
sınırlanmasında, Anayasanın 26 ve 27 nci maddeleri
hükümleri uygulanır.
Devletin iç ve dış
güvenliğini, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü tehdit eden veya suç
işlemeye ya da ayaklanma veya isyana teşvik eder
nitelikte olan veya Devlete ait gizli bilgilere ilişkin bulunan her türlü haber
veya yazıyı, yazanlar veya bastıranlar veya aynı amaçla, basanlar, başkasına
verenler, bu suçlara ait kanun hükümleri uyarınca sorumlu olurlar. Tedbir yolu
ile dağıtım hâkim kararıyla; gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunun
açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle önlenebilir. Dağıtımı önleyen yetkili
merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde
yetkili hâkime bildirir. Yetkili hâkim bu kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa, dağıtımı önleme kararı
hükümsüz sayılır.
Yargılama görevinin amacına
uygun olarak yerine getirilmesi için, kanunla belirtilecek sınırlar içinde,
hâkim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere, olaylar hakkında yayım
yasağı konamaz.
Süreli veya süresiz
yayınlar, kanunun gösterdiği suçların soruşturma veya kovuşturmasına geçilmiş olması hallerinde hâkim kararıyla; Devletin ülkesi
ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün, millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel
ahlâkın korunması ve suçların önlenmesi bakımından gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunun açıkça yetkili kıldığı merciin emriyle toplatılabilir.
Toplatma kararı veren yetkili merci, bu kararını en geç yirmidört saat içinde yetkili hâkime bildirir; hâkim bu
kararı en geç kırksekiz saat içinde onaylamazsa,
toplatma kararı hükümsüz sayılır.
Süreli veya süresiz
yayınların suç soruşturma veya kovuşturması sebebiyle zapt ve müsaderesinde
genel hükümler uygulanır.
Türkiye’de yayımlanan süreli
yayınlar, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, Cumhuriyetin temel
ilkelerine, millî güvenliğe ve genel ahlâka aykırı yayımlardan mahkûm olma
halinde, mahkeme kararıyla geçici olarak kapatılabilir. Kapatılan süreli yayının
açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır; bunlar hâkim
kararıyla toplatılır.
B. Süreli ve süresiz yayın
hakkı
MADDE
29. – Süreli veya süresiz yayın önceden
izin alma ve malî teminat yatırma şartına
bağlanamaz.
Süreli yayın çıkarabilmek
için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie
verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tespiti
halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye
başvurur.
Süreli yayınların
çıkarılması, yayım şartları, malî kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili
esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe
yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, malî ve teknik
şartlar koyamaz.
Süreli yayınlar, Devletin ve
diğer kamu tüzelkişilerinin veya bunlara bağlı kurumların araç ve imkânlarından
eşitlik esasına göre yararlanır.
C. Basın
araçlarının korunması
MADDE
30. – (Değişik:
7.5.2004-5170/4 md.)Kanuna uygun şekilde basın işletmesi olarak kurulan basımevi
ve eklentileri ile basın araçları, suç aleti olduğu gerekçesiyle zapt ve
müsadere edilemez veya işletilmekten alıkonulamaz.
D. Kamu
tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme araçlarından yararlanma
hakkı
MADDE
31. – Kişiler ve siyasî
partiler, kamu tüzelkişilerinin elindeki basın dışı kitle haberleşme ve yayım
araçlarından yararlanma hakkına sahiptir. Bu yararlanmanın şartları ve usulleri
kanunla düzenlenir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/11
md.) Kanun, millî güvenlik, kamu düzeni, genel ahlâk ve sağlığın korunması
sebepleri dışında, halkın bu araçlarla haber almasını, düşünce ve kanaatlere
ulaşmasını ve kamuoyunun serbestçe oluşmasını engelleyici kayıtlar
koyamaz.
E.
Düzeltme ve cevap hakkı
MADDE
32. – Düzeltme ve cevap hakkı,
ancak kişilerin haysiyet ve şereflerine dokunulması veya kendileriyle ilgili
gerçeğe aykırı yayınlar yapılması hallerinde tanınır ve kanunla
düzenlenir.
Düzeltme ve cevap
yayımlanmazsa, yayımlanmasının gerekip gerekmediğine hâkim tarafından ilgilinin
müracaat tarihinden itibaren en geç yedi gün içerisinde karar
verilir.
XI.
Toplantı hak ve hürriyetleri
A. Dernek
kurma hürriyeti
MADDE
33. – (Değişik: 23.7.1995-4121/2 md.;
3.10.2001-4709/12 md.) Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine
sahiptir.
Hiç kimse bir derneğe üye
olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz.
Dernek kurma hürriyeti
ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve
genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabilir.
Dernek kurma hürriyetinin
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
Dernekler, kanunun öngördüğü
hallerde hâkim kararıyla kapatılabilir veya faaliyetten alıkonulabilir. Ancak,
millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun devamını önlemenin
yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca varsa, kanunla bir
merci, derneği faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi
halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten
kalkar.
Birinci fıkra hükmü, Silahlı
Kuvvetler ve kolluk kuvvetleri mensuplarına ve görevlerinin gerektirdiği ölçüde
Devlet memurlarına kanunla sınırlamalar getirilmesine engel
değildir.
Bu madde hükümleri
vakıflarla ilgili olarak da uygulanır.
B.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı
MADDE
34. – (Değişik:
3.10.2001-4709/13 md.) Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız
toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına
sahiptir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü
hakkı ancak, millî güvenlik, kamu
düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla
sınırlanabilir.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü
düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
XII.
Mülkiyet hakkı
MADDE
35. – Herkes, mülkiyet ve
miras haklarına sahiptir.
Bu haklar, ancak kamu yararı
amacıyla, kanunla sınırlanabilir.
Mülkiyet hakkının
kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.
XIII.
Hakların korunması ile ilgili hükümler
A. Hak
arama hürriyeti
MADDE
36. – (Değişik:
3.10.2001-4709/14 md.) Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle
yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil
yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve
yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.
B. Kanunî
hâkim güvencesi
MADDE
37. – Hiç kimse kanunen tâbi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne
çıkarılamaz.
Bir kimseyi kanunen tâbi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine
sahip olağanüstü merciler kurulamaz.
C. Suç ve
cezalara ilişkin esaslar
MADDE
38. – Kimse, işlendiği zaman
yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz;
kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır
bir ceza verilemez.
Suç ve ceza zamanaşımı ile
ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra
uygulanır.
Ceza ve ceza yerine geçen
güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.
Suçluluğu hükmen sabit
oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz.
Hiç kimse kendisini ve
kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda
delil göstermeye zorlanamaz.
(Ek: 3.10.2001-4709/15 md.)
Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul
edilemez.
Ceza sorumluluğu
şahsîdir.
(Ek: 3.10.2001-4709/15 md.)
Hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden
dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz.
(Mülga: 7.5.2004-5170/5
md.)
(Değişik: 7.5.2004-5170/5
md.)Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez.
İdare, kişi hürriyetinin
kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç
düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar
getirilebilir.
(Değişik: 7.5.2004-5170/5
md.)Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç
olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye
verilemez.
XIV.
İspat hakkı
MADDE
39. – Kamu görev ve hizmetinde
bulunanlara karşı, bu görev ve hizmetin yerine getirilmesiyle ilgili olarak
yapılan isnatlardan dolayı açılan hakaret davalarında, sanık, isnadın
doğruluğunu ispat hakkına sahiptir. Bunun dışındaki hallerde ispat isteminin
kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu
yararı bulunmasına veya şikâyetçinin ispata razı olmasına
bağlıdır.
XV. Temel
hak ve hürriyetlerin korunması
MADDE
40. – Anayasa ile tanınmış hak
ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma
imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir.
(Ek: 3.10.2001-4709/16 md.)
Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere
başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.
Kişinin, resmî görevliler
tarafından vâki haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da, kanuna göre, Devletçe
tazmin edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır.
ÜÇÜNCÜ
BÖLÜM
Sosyal ve Ekonomik Haklar ve
Ödevler
I.
Ailenin korunması
MADDE
41. – (Değişik:
3.10.2001-4709/17 md.) Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında
eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve
refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının
öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı
kurar.
II.
Eğitim ve öğrenim hakkı ve ödevi
MADDE
42. – Kimse, eğitim ve öğrenim
hakkından yoksun bırakılamaz.
Öğrenim hakkının kapsamı
kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
Eğitim ve öğretim, Atatürk
ilkeleri ve inkılâpları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre,
Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve
öğretim yerleri açılamaz.
Eğitim ve öğretim hürriyeti,
Anayasaya sadakat borcunu ortadan kaldırmaz.
İlköğretim, kız ve erkek
bütün vatandaşlar için zorunludur ve Devlet okullarında
parasızdır.
Özel ilk ve orta dereceli
okulların bağlı olduğu esaslar, Devlet okulları ile erişilmek istenen seviyeye
uygun olarak, kanunla düzenlenir.
Devlet, maddî imkânlardan
yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar
ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel
eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri
alır.
Eğitim ve öğretim
kurumlarında sadece eğitim, öğretim, araştırma ve inceleme ile ilgili
faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun
engellenemez.
Türkçeden başka hiçbir
dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk vatandaşlarına ana dilleri olarak
okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı
diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tâbi olacağı esaslar
kanunla düzenlenir. Milletlerarası andlaşma hükümleri
saklıdır.
III. Kamu
yararı
A.
Kıyılardan yararlanma
MADDE
43. – Kıyılar, Devletin hüküm
ve tasarrufu altındadır.
Deniz, göl ve akarsu
kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden
yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil
şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden
yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir.
B. Toprak
mülkiyeti
MADDE
44. – Devlet, toprağın verimli
olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek ve
topraksız olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilikle uğraşan köylüye toprak
sağlamak amacıyla gerekli tedbirleri alır. Kanun, bu amaçla, değişik tarım
bölgeleri ve çeşitlerine göre toprağın genişliğini tespit edebilir. Topraksız
olan veya yeter toprağı bulunmayan çiftçiye toprak sağlanması, üretimin
düşürülmesi, ormanların küçülmesi ve diğer toprak ve yeraltı servetlerinin
azalması sonucunu doğuramaz.
Bu amaçla dağıtılan
topraklar bölünemez, miras hükümleri dışında başkalarına devredilemez ve ancak
dağıtılan çiftçilerle mirasçıları tarafından işletilebilir. Bu şartların kaybı
halinde, dağıtılan toprağın Devletçe geri alınmasına ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir.
C. Tarım,
hayvancılık ve bu üretim dallarında çalışanların
korunması
MADDE
45. – Devlet, tarım arazileri
ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal
üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak
maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve
diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.
Devlet, bitkisel ve
hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline
geçmesi için gereken tedbirleri
alır.
D.
Kamulaştırma
MADDE
46. – (Değişik:
3.10.2001-4709/18 md.) Devlet ve kamu tüzelkişileri; kamu yararının gerektirdiği
hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan
taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere
göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya
yetkilidir.
Kamulaştırma bedeli ile
kesin hükme bağlanan artırım bedeli nakden ve peşin olarak ödenir. Ancak, tarım
reformunun uygulanması, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskân projelerinin
gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve
turizm amacıyla kamulaştırılan toprakların bedellerinin ödenme şekli kanunla
gösterilir. Kanunun taksitle ödemeyi öngörebileceği bu hallerde, taksitlendirme süresi beş yılı aşamaz; bu takdirde taksitler
eşit olarak ödenir.
Kamulaştırılan topraktan, o
toprağı doğrudan doğruya işleten küçük çiftçiye ait olanlarının bedeli, her
halde peşin ödenir.
İkinci fıkrada öngörülen
taksitlendirmelerde ve herhangi bir sebeple ödenmemiş
kamulaştırma bedellerinde kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz
uygulanır.
E.
Devletleştirme ve özelleştirme (*)
MADDE
47. – Kamu hizmeti niteliği
taşıyan özel teşebbüsler, kamu yararının zorunlu kıldığı hallerde
devletleştirilebilir.
Devletleştirme gerçek
karşılığı üzerinden yapılır. Gerçek karşılığın hesaplanma tarzı ve usulleri
kanunla düzenlenir.
(Ek: 13.8.1999-4446/1 md.)
Devletin, kamu iktisadî teşebbüslerinin ve diğer kamu tüzelkişilerinin
mülkiyetinde bulunan işletme ve varlıkların özelleştirilmesine ilişkin esas ve
usuller kanunla gösterilir.
(Ek: 13.8.1999-4446/1 md.)
Devlet, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişileri tarafından
yürütülen yatırım ve hizmetlerden hangilerinin özel hukuk sözleşmeleri ile
gerçek veya tüzelkişilere yaptırılabileceği veya devredilebileceği kanunla
belirlenir.
IV.
Çalışma ve sözleşme hürriyeti
MADDE
48. – Herkes, dilediği alanda
çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak
serbesttir.
Devlet, özel teşebbüslerin
millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve
kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri
alır.
V.
Çalışma ile ilgili hükümler
A.
Çalışma hakkı ve ödevi
MADDE
49. – Çalışma, herkesin hakkı
ve ödevidir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/19
md.) Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını
geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek,
işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını
sağlamak için gerekli tedbirleri alır.
(Üçüncü fıkra mülga:
3.10.2001-4709/19 md.)
B.
Çalışma şartları ve dinlenme hakkı
MADDE
50. – Kimse, yaşına,
cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde
çalıştırılamaz.
Küçükler ve kadınlar ile
bedenî ve ruhî yetersizliği olanlar çalışma şartları bakımından özel olarak
korunurlar.
Dinlenmek, çalışanların
hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram
tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla
düzenlenir.
C.
Sendika kurma hakkı
MADDE
51. – (Değişik: 3.10.2001-4709/20 md.)
Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal
hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın
sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten
serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya
zorlanamaz.
Sendika kurma hakkı ancak,
millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel
ahlâk ile başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebepleriyle ve kanunla
sınırlanabilir.
Sendika kurma hakkının
kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda
gösterilir.
Aynı zamanda ve aynı iş
kolunda birden fazla sendikaya üye olunamaz.
İşçi niteliği taşımayan kamu
görevlilerinin bu alandaki haklarının kapsam, istisna ve sınırları gördükleri
hizmetin niteliğine uygun olarak
kanunla düzenlenir.
Sendika ve üst
kuruluşlarının tüzükleri, yönetim ve işleyişleri, Cumhuriyetin temel
niteliklerine ve demokrasi esaslarına aykırı
olamaz.
D.
Sendikal faaliyet
MADDE
52. – (Mülga: 23.7.1995-4121/3
md.)
VI. Toplu
iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt
A. Toplu
iş sözleşmesi hakkı
MADDE
53. – İşçiler ve işverenler,
karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını
düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına
sahiptirler.
Toplu iş sözleşmesinin nasıl
yapılacağı kanunla düzenlenir.
(Ek: 23.7.1995-4121/4 md.)
128 inci maddenin ilk fıkrası kapsamına giren kamu görevlilerinin kanunla kendi
aralarında kurmalarına cevaz verilecek olan ve bu maddenin birinci ve ikinci
fıkraları ile 54 üncü madde hükümlerine tabi olmayan sendikalar ve üst
kuruluşları, üyeleri adına yargı mercilerine başvurabilir ve İdareyle amaçları
doğrultusunda toplu görüşme yapabilirler. Toplu görüşme sonunda anlaşmaya
varılırsa düzenlenecek mutabakat metni taraflarca imzalanır. Bu mutabakat metni,
uygun idarî veya kanunî düzenlemenin yapılabilmesi için Bakanlar Kurulunun
takdirine sunulur. Toplu görüşme sonunda mutabakat metni imzalanmamışsa anlaşma
ve anlaşmazlık noktaları da taraflarca imzalanacak bir tutanakla Bakanlar
Kurulunun takdirine sunulur. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usuller kanunla
düzenlenir.
Aynı işyerinde, aynı dönem
için, birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılamaz ve
uygulanamaz.
B. Grev
hakkı ve lokavt
MADDE
54. – Toplu iş sözleşmesinin
yapılması sırasında, uyuşmazlık çıkması halinde işçiler grev hakkına
sahiptirler. Bu hakkın kullanılmasının ve işverenin lokavta başvurmasının usul
ve şartları ile kapsam ve istisnaları kanunla
düzenlenir.
Grev hakkı ve lokavt iyi
niyet kurallarına aykırı tarzda, toplum zararına ve millî serveti tahrip edecek
şekilde kullanılamaz.
Grev esnasında greve katılan
işçilerin ve sendikanın kasıtlı veya kusurlu hareketleri sonucu, grev uygulanan
işyerinde sebep oldukları maddî zarardan sendika
sorumludur.
Grev ve lokavtın
yasaklanabileceği veya ertelenebileceği haller ve işyerleri kanunla
düzenlenir.
Grev ve lokavtın
yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda,
uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar
da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun
kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi
hükmündedir.
Yüksek Hakem Kurulunun
kuruluş ve görevleri kanunla düzenlenir.
Siyasî amaçlı grev ve
lokavt, dayanışma grev ve lokavtı, genel grev ve lokavt, işyeri işgali, işi
yavaşlatma, verim düşürme ve diğer direnişler
yapılamaz.
Greve katılmayanların
işyerinde çalışmaları, greve katılanlar tarafından hiçbir şekilde
engellenemez.
VII.
Ücrette adalet sağlanması
MADDE
55. – Ücret emeğin
karşılığıdır.
Devlet, çalışanların
yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal
yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri
alır.
(Değişik: 3.10.2001-4709/21
md.) Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik
durumu da gözönünde
bulundurulur.
VIII.
Sağlık, çevre ve konut
A. Sağlık
hizmetleri ve çevrenin korunması
MADDE
56. – Herkes, sağlıklı ve
dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.
Çevreyi geliştirmek, çevre
sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların
ödevidir.
Devlet, herkesin hayatını,
beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak,
işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp
hizmet vermesini düzenler.
Devlet, bu görevini kamu ve
özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları
denetleyerek yerine getirir.
Sağlık hizmetlerinin yaygın
bir şekilde yerine getirilmesi için kanunla genel sağlık sigortası
kurulabilir.
B. Konut
hakkı
MADDE
57. – Devlet, şehirlerin
özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut
ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini
destekler.
IX.
Gençlik ve spor
A.
Gençliğin korunması
MADDE
58. – Devlet, istiklâl ve
Cumhuriyetimizin emanet edildiği gençlerin müsbet
ilmin ışığında, Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda ve Devletin ülkesi ve
milletiyle bölünmez bütünlüğünü ortadan kaldırmayı amaç edinen görüşlere karşı
yetişme ve gelişmelerini sağlayıcı tedbirleri alır.
Devlet, gençleri alkol
düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü
alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri
alır.
B. Sporun
geliştirilmesi
MADDE
59. – Devlet, her yaştaki Türk
vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun
kitlelere yayılmasını teşvik eder.
Devlet başarılı sporcuyu
korur.
X. Sosyal
güvenlik hakları
A. Sosyal
güvenlik hakkı
MADDE
60. – Herkes, sosyal güvenlik
hakkına sahiptir.
Devlet, bu güvenliği
sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı
kurar.
B. Sosyal
güvenlik bakımından özel olarak korunması
gerekenler
MADDE
61. – Devlet, harp ve vazife
şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malûl ve gazileri korur ve toplumda
kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar.
Devlet, sakatların
korunmalarını ve toplum hayatına intibaklarını sağlayıcı tedbirleri
alır.
Yaşlılar, Devletçe korunur.
Yaşlılara Devlet yardımı ve sağlanacak diğer haklar ve kolaylıklar kanunla
düzenlenir.
Devlet, korunmaya muhtaç
çocukların topluma kazandırılması için her türlü tedbiri
alır.
Bu amaçlarla gerekli
teşkilat ve tesisleri kurar veya kurdurur.
C.
Yabancı ülkelerde çalışan Türk vatandaşları
MADDE
62. – Devlet, yabancı
ülkelerde çalışan Türk vatandaşlarının aile birliğinin, çocuklarının eğitiminin,
kültürel ihtiyaçlarının ve sosyal güvenliklerinin sağlanması, anavatanla
bağlarının korunması ve yurda dönüşlerinde yardımcı olunması için gereken
tedbirleri alır.
XI.
Tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması
MADDE
63. – Devlet, tarih, kültür ve
tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici
ve teşvik edici tedbirleri alır.
Bu varlıklar ve değerlerden
özel mülkiyet konusu olanlara getirilecek sınırlamalar ve bu nedenle hak
sahiplerine yapılacak yardımlar ve tanınacak muafiyetler kanunla
düzenlenir.
XII.
Sanatın ve sanatçının korunması
MADDE
64. – Devlet, sanat
faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat eserlerinin ve sanatçının korunması,
değerlendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken
tedbirleri alır.
XIII.
Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin
sınırları(*)
MADDE
65. – (Değişik:
3.10.2001-4709/22 md.) Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile
belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek
malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine
getirir.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Siyasî Haklar ve
Ödevler
I. Türk
vatandaşlığı
MADDE
66. – Türk Devletine
vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.
Türk babanın veya Türk
ananın çocuğu Türktür. (Son cümle mülga:
3.10.2001-4709/23 md.)
Vatandaşlık, kanunun
gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde
kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana
bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan
çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile
ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu
kapatılamaz.
II.
Seçme, seçilme ve siyasî faaliyette bulunma
hakları
MADDE
67. – Vatandaşlar, kanunda
gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir
siyasî parti içinde siyasî faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına
sahiptir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/5
md.) Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy, açık
sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır.
Ancak, yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri
amacıyla kanun, uygulanabilir tedbirleri belirler.
(Değişik: 17.5.1987-3361/1
md.; 23.7.1995-4121/5 md.) Onsekiz yaşını dolduran her
Türk vatandaşı seçme ve halkoylamasına katılma haklarına
sahiptir.
Bu hakların kullanılması
kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/5
md.; 3.10.2001-4709/24 md.) Silah altında bulunan er ve erbaşlar ile askerî
öğrenciler, taksirli suçlardan hüküm giyenler hariç ceza infaz kurumlarında
bulunan hükümlüler oy kullanamazlar. Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde oy
kullanılması ve oyların sayım ve dökümünde seçim emniyeti açısından alınması
gerekli tedbirler Yüksek Seçim Kurulu tarafından tespit edilir ve görevli
hâkimin yerinde yönetim ve denetimi altında
yapılır.
(Ek: 23.7.1995-4121/5 md.)
Seçim kanunları, temsilde adalet ve yönetimde istikrar ilkelerini bağdaştıracak
biçimde düzenlenir.
(Ek: 3.10.2001-4709/24 md.)
Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren
bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz.
III.
Siyasî partilerle ilgili hükümler (*)
A. Parti
kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma
MADDE
68. – (Değişik: 23.7.1995-4121/6 md.)
Vatandaşlar, siyasî parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden
ayrılma hakkına sahiptir. Parti üyesi olabilmek için onsekiz yaşını doldurmuş olmak
gerekir.
Siyasî partiler, demokratik
siyasî hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır.
Siyasî partiler önceden izin
almadan kurulurlar ve Anayasa ve kanun hükümleri içerisinde faaliyetlerini
sürdürürler.
Siyasî partilerin tüzük ve
programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine,
millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz;
sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve
yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik
edemez.
Hâkimler ve savcılar,
Sayıştay dahil yüksek yargı organları mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının
memur statüsündeki görevlileri, yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği
taşımayan diğer kamu görevlileri, Silahlı Kuvvetler mensupları ile yükseköğretim
öncesi öğrencileri siyasî partilere üye olamazlar.
Yükseköğretim elemanlarının
siyasî partilere üye olmaları ancak kanunla düzenlenebilir. Kanun bu
elemanların, siyasî partilerin merkez organları dışında kalan parti görevi
almalarına cevaz veremez ve parti üyesi yükseköğretim elemanlarının
yükseköğretim kurumlarında uyacakları esasları
belirler.
Yükseköğretim öğrencilerinin
siyasî partilere üye olabilmelerine ilişkin esaslar kanunla
düzenlenir.
Siyasî partilere, Devlet,
yeterli düzeyde ve hakça malî yardım yapar. Partilere yapılacak yardımın,
alacakları üye aidatının ve bağışların tabi olduğu esaslar kanunla
düzenlenir.
B. Siyasî
partilerin uyacakları esaslar
MADDE
69. – (Değişik:
23.7.1995-4121/7 md.) Siyasî partilerin faaliyetleri, parti içi düzenlemeleri ve
çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olur. Bu ilkelerin uygulanması kanunla
düzenlenir.
Siyasî partiler, ticarî
faaliyetlere girişemezler.
Siyasî partilerin gelir ve
giderlerinin amaçlarına uygun olması gereklidir. Bu kuralın uygulanması kanunla
düzenlenir. Anayasa Mahkemesince siyasî partilerin mal edinimleri ile gelir ve
giderlerinin kanuna uygunluğunun tespiti, bu hususun denetim yöntemleri ve
aykırılık halinde uygulanacak yaptırımlar kanunda gösterilir. Anayasa Mahkemesi,
bu denetim görevini yerine getirirken Sayıştaydan
yardım sağlar. Anayasa Mahkemesinin bu denetim sonunda vereceği kararlar
kesindir.
Siyasî partilerin
kapatılması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa
Mahkemesince kesin olarak karara bağlanır.
Bir siyasî partinin tüzüğü
ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması
halinde temelli kapatma kararı verilir.
Bir siyasî partinin 68 inci
maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli
kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline
geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verilir. (Ek
cümle: 3.10.2001-4709/25 md.) Bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o
partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük
kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye
Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen
veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti
organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı
haline gelmiş sayılır.
(Ek: 3.10.2001-4709/25 md.)
Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkralara göre temelli kapatma yerine, dava konusu
fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî partinin Devlet yardımından kısmen veya
tamamen yoksun bırakılmasına karar verebilir.
Temelli kapatılan bir parti
bir başka ad altında kurulamaz.
Bir siyasî partinin temelli
kapatılmasına beyan veya faaliyetleriyle sebep olan kurucuları dahil üyeleri,
Anayasa Mahkemesinin temelli kapatmaya ilişkin kesin kararının Resmî Gazetede
gerekçeli olarak yayımlanmasından başlayarak beş yıl süreyle bir başka partinin
kurucusu, üyesi, yöneticisi ve deneticisi
olamazlar.
Yabancı devletlerden,
uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda olmayan gerçek ve
tüzelkişilerden maddî yardım alan siyasî partiler temelli olarak
kapatılır.
(Değişik: 3.10.2001-4709/25
md.) Siyasî partilerin kuruluş ve çalışmaları, denetlenmeleri, kapatılmaları
ya da Devlet yardımından kısmen veya tamamen yoksun
bırakılmaları ile siyasî partilerin ve adayların seçim harcamaları ve usulleri
yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir.
IV. Kamu
hizmetlerine girme hakkı
A.
Hizmete girme
MADDE
70. – Her Türk, kamu
hizmetlerine girme hakkına sahiptir.
Hizmete alınmada, görevin
gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım
gözetilemez.
B. Mal
bildirimi
MADDE
71. – Kamu hizmetine
girenlerin mal bildiriminde bulunmaları ve bu bildirimlerin tekrarlanma süreleri
kanunla düzenlenir. Yasama ve yürütme organlarında görev alanlar, bundan istisna
edilemez.
V. Vatan
hizmeti
MADDE
72. – Vatan hizmeti, her
Türkün hakkı ve ödevidir. Bu hizmetin Silahlı Kuvvetlerde veya kamu kesiminde ne
şekilde yerine getirileceği veya getirilmiş sayılacağı kanunla
düzenlenir.
VI. Vergi
ödevi
MADDE
73. – Herkes, kamu giderlerini
karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle
yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve
dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal
amacıdır.
Vergi, resim, harç ve
benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya
kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve
benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına
ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde
değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna
verilebilir.
VII.
Dilekçe hakkı
MADDE
74. – (Değişik:
3.10.2001-4709/26 md.) Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla
Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve
şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı
ile başvurma hakkına sahiptir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/26
md.) Kendileriyle ilgili başvurmaların sonucu, gecikmeksizin dilekçe sahiplerine
yazılı olarak bildirilir.
Bu hakkın kullanılma biçimi
kanunla düzenlenir.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Cumhuriyetin
Temel Organları
BİRİNCİ
BÖLÜM
Yasama
I.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
A.
Kuruluşu
MADDE
75. – (Değişik: 17.5.1987 -
3361/2 md; 23.7.1995 - 4121/8 md.)
Türkiye Büyük Millet Meclisi genel oyla seçilen beşyüzelli milletvekilinden
oluşur.
B.
Milletvekili seçilme yeterliliği
MADDE
76. – Otuz yaşını dolduran her
Türk milletvekili seçilebilir.
(Değişik : 27.12.2002 -
4777/1 md.) En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar, yükümlü olduğu askerlik
hizmetini yapmamış olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç
toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş
olanlar; zimmet, ihtilâs, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık,
sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla,
kaçakçılık, resmî ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını
açığa vurma, terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik
suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili
seçilemezler.
Hâkimler ve savcılar, yüksek
yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları,
Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki
görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu
görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday
olamazlar ve milletvekili seçilemezler.
C.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçim dönemi
MADDE
77. –Türkiye Büyük Millet
Meclisinin seçimleri beş yılda bir yapılır.
Meclis, bu süre dolmadan
seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar
altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler yenilenir. Süresi
biten milletvekili yeniden seçilebilir.
Yenilenmesine karar verilen
Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar
sürer.
D.
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin geriye bırakılması ve ara
seçimleri
MADDE
78. – Savaş sebebiyle yeni
seçimlerin yapılmasına imkân görülmezse, Türkiye Büyük Millet Meclisi,
seçimlerin bir yıl geriye bırakılmasına karar
verebilir.
Geri bırakma sebebi ortadan
kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem
tekrarlanabilir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliklerinde boşalma olması halinde, ara seçime gidilir. Ara seçim, her seçim
döneminde bir defa yapılır ve genel seçimden otuz ay geçmedikçe ara seçime gidilemez. Ancak, boşalan üyeliklerin
sayısı, üye tamsayısının yüzde beşini bulduğu hallerde, ara seçimlerinin üç ay
içinde yapılmasına karar verilir.
Genel seçimlere bir yıl
kala, ara seçimi yapılamaz.
(Ek : 27.12.2002 - 4777/2
md.) Yukarıda yazılı hallerden ayrı olarak, bir ilin veya seçim çevresinin,
Türkiye Büyük Millet Meclisinde üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden
doksan günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılır. Bu fıkra gereği
yapılacak seçimlerde Anayasanın 127 nci maddesinin
üçüncü fıkrası hükmü uygulanmaz.
E.
Seçimlerin genel yönetim ve denetimi
MADDE
79. – Seçimler, yargı
organlarının genel yönetim ve denetimi altında
yapılır.
Seçimlerin başlamasından
bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün
işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden sonra seçim konularıyla
ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara
bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını kabul
etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine
başka bir mercie başvurulamaz.
Yüksek Seçim Kurulunun ve
diğer seçim kurullarının görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir.
Yüksek Seçim Kurulu yedi
asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel
Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli
oyu ile seçilir. Bu üyeler, salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan
ve bir başkanvekili
seçerler.
Yüksek Seçim Kuruluna
Yargıtay ve Danıştaydan seçilmiş üyeler arasından ad
çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı ve Başkanvekili ad çekmeye
girmezler.
Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunların halkoyuna sunulması işlemlerinin genel yönetim ve denetimi de
milletvekili seçimlerinde uygulanan hükümlere göre
olur.
F.
Üyelikle ilgili hükümler
1.
Milletin temsili
MADDE
80. – Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, seçildikleri bölgeyi veya kendilerini seçenleri değil, bütün
Milleti temsil ederler.
2. Andiçme
MADDE
81. – Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, göreve başlarken aşağıdaki şekilde andiçerler :
“Devletin varlığı ve
bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve
şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik
Cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve
refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve
temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasaya sadakattan ayrılmayacağıma; büyük Türk Milleti önünde
namusum ve şerefim üzerine andiçerim.”
3.
Üyelikle bağdaşmayan işler
MADDE
82. – Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, Devlet ve diğer kamu tüzelkişilerinde ve bunlara bağlı
kuruluşlarda; Devletin veya diğer kamu tüzelkişilerinin doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak katıldığı teşebbüs ve ortaklıklarda;
özel gelir kaynakları ve özel imkânları kanunla sağlanmış kamu yararına çalışan
derneklerin ve Devletten yardım sağlayan ve vergi muafiyeti olan vakıfların,
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile sendikalar ve bunların üst
kuruluşlarının ve katıldıkları teşebbüs veya ortaklıkların yönetim ve denetim
kurullarında görev alamazlar, vekili olamazlar, herhangi bir taahhüt işini
doğrudan veya dolaylı olarak kabul edemezler, temsilcilik ve hakemlik
yapamazlar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, yürütme organının teklif, inha, atama veya onamasına bağlı resmî veya
özel herhangi bir işle görevlendirilemezler. Bir üyenin belli konuda ve altı ayı
aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca verilecek geçici bir görevi kabul etmesi,
Meclisin kararına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeliği ile bağdaşmayan diğer görev ve işler kanunla
düzenlenir.
4. Yasama
dokunulmazlığı
MADDE
83. – Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri, Meclis çalışmalarındaki oy ve sözlerinden, Mecliste ileri
sürdükleri düşüncelerden, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başka bir karar alınmadıkça bunları Meclis dışında
tekrarlamak ve açığa vurmaktan sorumlu
tutulamazlar.
Seçimden önce veya sonra bir
suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça
tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı
gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak
kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak,
bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet
Meclisine bildirmek zorundadır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyesi hakkında, seçiminden önce veya sonra verilmiş bir ceza hükmünün yerine
getirilmesi, üyelik sıfatının sona ermesine bırakılır; üyelik süresince
zamanaşımı işlemez.
Tekrar seçilen milletvekili
hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını
kaldırmasına bağlıdır.
Türkiye Büyük Millet
Meclisindeki siyasî parti gruplarınca, yasama dokunulmazlığı ile ilgili görüşme
yapılamaz ve karar alınamaz.
5.
Milletvekilliğinin düşmesi (*)
MADDE
84. – (Değişik: 23.7.1995 -
4121/9 md.) İstifa eden milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesi, istifanın
geçerli olduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanınca tespit
edildikten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca
kararlaştırılır.
Milletvekilliğinin kesin
hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme
kararının Genel Kurula bildirilmesiyle olur.
82 nci maddeye göre milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev
veya hizmeti sürdürmekte ısrar eden milletvekilinin milletvekilliğinin
düşmesine, yetkili komisyonun bu durumu tespit eden raporu üzerine Genel Kurul
gizli oyla karar verir.
Meclis çalışmalarına özürsüz
veya izinsiz olarak bir ay içerisinde toplam beş birleşim günü katılmayan
milletvekilinin milletvekilliğinin düşmesine, durumun Meclis Başkanlık Divanınca
tespit edilmesi üzerine, Genel Kurulca üye tamsayısının salt çoğunluğunun oyuyla
karar verilebilir.
Partisinin temelli
kapatılmasına beyan ve eylemleriyle sebep olduğu Anayasa Mahkemesinin temelli
kapatmaya ilişkin kesin kararında belirtilen milletvekilinin milletvekilliği, bu
kararın Resmî Gazetede gerekçeli olarak yayımlandığı tarihte sona erer. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığı bu kararın gereğini derhal yerine getirip Genel
Kurula bilgi sunar.
6. İptal
istemi
MADDE
85. – (Değişik: 23.7.1995 -
4121/10 md.) Yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin
düşmesine 84 üncü maddenin birinci, üçüncü veya dördüncü fıkralarına göre karar
verilmiş olması hallerinde, Meclis Genel Kurulu kararının alındığı tarihten
başlayarak yedi gün içerisinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili,
kararın, Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptali için
Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini onbeş gün içerisinde kesin karara
bağlar.
7. Ödenek
ve yolluklar
MADDE
86. – (Değişik:
21.11.2001-4720/1 md.) Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyelerinin ödenek, yolluk ve emeklilik işlemleri kanunla
düzenlenir. Ödeneğin aylık tutarı, en yüksek Devlet memurunun almakta olduğu
miktarı, yolluk da ödenek miktarının yarısını aşamaz. Türkiye Büyük Millet
Meclisi üyeleri ile bunların emeklileri T.C. Emekli Sandığı ile
ilgilendirilirler ve üyeliği sona erenlerin istekleri halinde ilgileri devam
eder.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerine ödenecek ödenek ve yolluklar, kendilerine T.C. Emekli Sandığı
tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini
gerektirmez.
Ödenek ve yollukların en çok
üç aylığı önceden ödenebilir.
II.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri
A. Genel
olarak
MADDE
87. – (Değişik: 3.10.2001-4709/28 md.,
7.5.2004-5170/6 md.)Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri, kanun
koymak, değiştirmek ve kaldırmak; Bakanlar Kurulunu ve bakanları denetlemek;
Bakanlar Kuruluna belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi
vermek; bütçe ve kesinhesap kanun tasarılarını
görüşmek ve kabul etmek; para basılmasına ve savaş ilânına karar vermek;
milletlerarası andlaşmaların onaylanmasını uygun
bulmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun
kararı ile genel ve özel af ilânına karar vermek ve Anayasanın diğer
maddelerinde öngörülen yetkileri kullanmak ve görevleri yerine
getirmektir.
B.
Kanunların teklif edilmesi ve görüşülmesi
MADDE
88. – Kanun teklif etmeye
Bakanlar Kurulu ve milletvekilleri yetkilidir.
Kanun tasarı ve
tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları
İçtüzükle düzenlenir.
C.
Kanunların Cumhurbaşkanınca yayımlanması
MADDE
89. – Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisince kabul edilen kanunları onbeş
gün içinde yayımlar.
(Değişik: 3.10.2001-4709/29
md.) Yayımlanmasını kısmen veya tamamen uygun bulmadığı kanunları, bir daha
görüşülmek üzere, bu hususta gösterdiği gerekçe ile birlikte aynı süre içinde,
Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderir. Cumhurbaşkanınca kısmen uygun
bulunmama durumunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi sadece uygun bulunmayan
maddeleri görüşebilir. Bütçe kanunları bu hükme tâbi
değildir.
Türkiye Büyük Millet
Meclisi, geri gönderilen kanunu aynen kabul ederse, kanun Cumhurbaşkanınca
yayımlanır; Meclis, geri gönderilen kanunda yeni bir değişiklik yaparsa,
Cumhurbaşkanı değiştirilen kanunu tekrar Meclise geri
gönderebilir.
Anayasa değişikliklerine
ilişkin hükümler saklıdır.
D.
Milletlerarası andlaşmaları uygun
bulma
MADDE
90. – Türkiye Cumhuriyeti
adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin
onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticarî veya teknik
ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme
getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet
haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe konabilir. Bu takdirde
bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan
ekonomik, ticarî, teknik veya idarî andlaşmaların
Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik,
ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe
konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik
getiren her türlü andlaşmaların yapılmasında birinci
fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe
konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir.
Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine
başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7 md.)Usulüne göre yürürlüğe konulmuş
temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler
içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.
E. Kanun
hükmünde kararname çıkarma yetkisi verme
MADDE
91. – Türkiye Büyük Millet
Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir.
Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci
kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve
ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde
kararnamelerle düzenlenemez.
Yetki kanunu, çıkarılacak
kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini, kullanma süresini
ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını
gösterir.
Bakanlar Kurulunun istifası,
düşürülmesi veya yasama döneminin bitmesi, belli süre için verilmiş olan
yetkinin sona ermesine sebep olmaz.
Kanun hükmünde kararnamenin,
Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından süre bitiminden önce onaylanması
sırasında, yetkinin son bulduğu veya süre bitimine kadar devam ettiği de
belirtilir.
Sıkıyönetim ve olağanüstü
hallerde, Cumhurbaşkanının Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunun kanun
hükmünde kararname çıkarmasına ilişkin hükümler
saklıdır.
Kanun hükmünde kararnameler,
Resmî Gazetede yayımlandıkları gün yürürlüğe girerler. Ancak, kararnamede
yürürlük tarihi olarak daha sonraki bir tarih de
gösterilebilir.
Kararnameler, Resmî Gazetede
yayımlandıkları gün Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunulur.
Yetki kanunları ve bunlara
dayanan kanun hükmünde kararnameler, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonları
ve Genel Kurulunda öncelikle ve ivedikle
görüşülür.
Yayımlandıkları gün Türkiye
Büyük Millet Meclisine sunulmayan kararnameler bu tarihte, Türkiye Büyük Millet
Meclisince reddedilen kararnameler bu kararın Resmî Gazetede yayımlandığı
tarihte, yürürlükten kalkar. Değiştirilerek kabul edilen kararnamelerin
değiştirilmiş hükümleri, bu değişikliklerin Resmî Gazetede yayımlandığı gün
yürürlüğe girer.
F. Savaş
hali ilânı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin
verme
MADDE
92. – Milletlerarası hukukun
meşrû saydığı hallerde savaş hali ilânına ve Türkiye’nin taraf olduğu
milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası
nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetlerinin
yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye’de
bulunmasına izin verme yetkisi Türkiye Büyük Millet
Meclisinindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
tatilde veya ara vermede iken ülkenin ani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu
sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına derhal karar verilmesinin kaçınılmaz
olması halinde Cumhurbaşkanı da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar
verebilir.
III.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin faaliyetleri ile ilgili hükümler
A.
Toplanma ve tatil
MADDE
93. – (Değişik birinci fıkra:
23.7.1995 - 4121/11 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi, her yıl Ekim ayının ilk
günü kendiliğinden toplanır.
Meclis, bir yasama yılında
en çok üç ay tatil yapabilir; ara verme veya tatil sırasında, doğrudan doğruya
veya Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, Cumhurbaşkanınca toplantıya
çağrılır.
Meclis Başkanı da doğrudan
doğruya veya üyelerin beşte birinin yazılı istemi üzerine, Meclisi toplantıya
çağırır.
Ara verme veya tatil
sırasında toplanan Türkiye Büyük Millet Meclisinde, öncelikle bu toplantıyı
gerektiren konu görüşülmeden ara verme veya tatile devam
edilemez.
B.
Başkanlık Divanı
MADDE
94. – Türkiye Büyük Millet
Meclisinin Başkanlık Divanı, Meclis üyeleri arasından seçilen Meclis Başkanı,
Başkanvekilleri, Kâtip Üyeler ve İdare Amirlerinden
oluşur.
Başkanlık Divanı, Meclisteki
siyasî parti gruplarının üye sayısı oranında Divana katılmalarını sağlayacak
şekilde kurulur. Siyasî parti grupları Başkanlık için aday
gösteremezler.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlık Divanı için, bir yasama döneminde iki seçim yapılır. İlk seçilenlerin
görev süresi iki, ikinci devre için seçilenlerin görev süresi üç
yıldır.
(Değişik: 3.10.2001-4709/30
md.) Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkan adayları, meclis üyeleri içinden,
Meclisin toplandığı günden itibaren
beş gün içinde, Başkanlık Divanına bildirilir. Başkan seçimi gizli oyla yapılır.
İlk iki oylamada üye tamsayısının üçte iki ve üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu
aranır. Üçüncü oylamada salt çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamada en çok oy alan
iki aday için dördüncü oylama yapılır; dördüncü oylamada en fazla oy alan üye,
Başkan seçilmiş olur. Başkan seçimi, aday gösterme süresinin bitiminden
itibaren, beş gün içinde tamamlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanvekillerinin, Kâtip Üyelerinin ve İdare
Amirlerinin adedi, seçim nisabı, oylama sayısı ve usulleri, Meclis İçtüzüğünde
belirlenir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanı, Başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî
partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine;
görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar;
Başkan ve oturumu yöneten Başkanvekili oy
kullanamazlar.
C.
İçtüzük, siyasî parti grupları ve kolluk işleri
MADDE
95. – Türkiye Büyük Millet
Meclisi, çalışmalarını, kendi yaptığı İçtüzük hükümlerine göre
yürütür.
İçtüzük hükümleri, siyasî
parti gruplarının, Meclisin bütün faaliyetlerine üye sayısı oranında
katılmalarını sağlayacak yolda düzenlenir. Siyasî parti grupları, en az yirmi
üyeden meydana gelir.
Türkiye Büyük Millet
Meclisinin bütün bina, tesis, eklenti ve arazisinde kolluk ve yönetim hizmetleri
Meclis Başkanlığı eliyle düzenlenir ve yürütülür. Emniyet ve diğer kolluk
hizmetleri için yeteri kadar kuvvet ilgili makamlarca Meclis Başkanlığına tahsis
edilir.
D.
Toplantı ve karar yeter sayısı
MADDE
96. – Anayasada, başkaca bir
hüküm yoksa, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte biri ile
toplanır ve toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar verir; ancak karar
yeter sayısı hiçbir şekilde üye tamsayısının dörtte birinin bir fazlasından az
olamaz.
Bakanlar Kurulu üyeleri,
Türkiye Büyük Millet Meclisinin katılamadıkları oturumlarında, kendileri yerine
oy kullanmak üzere bir bakana yetki verebilirler. Ancak bir bakan kendi oyu ile
birlikte en çok iki oy kullanabilir.
E.
Görüşmelerin açıklığı ve yayımlanması
MADDE
97. – Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurulundaki görüşmeler açıktır ve tutanak dergisinde tam olarak
yayımlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzük hükümlerine göre kapalı oturumlar yapabilir, bu oturumlardaki
görüşmelerin yayımı Türkiye Büyük Millet Meclisi kararına
bağlıdır.
Meclisteki açık
görüşmelerin, o oturumdaki Başkanlık Divanının teklifi üzerine Meclisce başkaca bir karar alınmadıkça, her türlü vasıta ile
yayımı serbesttir.
IV.
Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgi edinme ve denetim yolları
A. Genel
olarak
MADDE
98. – Türkiye Büyük Millet
Meclisi soru, Meclis araştırması, genel görüşme, gensoru ve Meclis soruşturması
yollarıyla denetleme yetkisini kullanır.
Soru, Bakanlar Kurulu adına,
sözlü veya yazılı olarak cevaplandırılmak üzere Başbakan veya bakanlardan bilgi
istemekten ibarettir.
Meclis araştırması, belli
bir konuda bilgi edinilmek için yapılan incelemeden
ibarettir.
Genel görüşme, toplumu ve
Devlet faaliyetlerini ilgilendiren belli bir konunun, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Genel Kurulunda görüşülmesidir.
Soru, Meclis araştırması ve
genel görüşme ile ilgili önergelerin verilme şekli, içeriği ve kapsamı ile
cevaplandırılma, görüşme ve araştırma yöntemleri Meclis İçtüzüğü ile
düzenlenir.
B.
Gensoru
MADDE
99. – Gensoru önergesi, bir
siyasî parti grubu adına veya en az yirmi milletvekilinin imzasıyla
verilir.
Gensoru önergesi,
verilişinden sonraki üç gün içinde bastırılarak üyelere dağıtılır;
dağıtılmasından itibaren on gün içinde gündeme alınıp alınmayacağı görüşülür. Bu
görüşmede, ancak önerge sahiplerinden biri, siyasî parti grupları adına birer milletvekili, Bakanlar Kurulu
adına Başbakan veya bir bakan konuşabilir.
Gündeme alma kararıyla
birlikte, gensorunun görüşülme günü de belli edilir; ancak, gensorunun
görüşülmesi, gündeme alma kararının verildiği tarihten başlayarak iki gün geçmedikçe yapılamaz ve yedi günden sonraya
bırakılamaz.
Gensoru görüşmeleri
sırasında üyelerin veya grupların verecekleri gerekçeli güvensizlik önergeleri
veya Bakanlar Kurulunun güven isteği, bir tam gün geçtikten sonra oylanır.
Bakanlar Kurulunun veya bir
bakanın düşürülebilmesi, üye tamsayısının salt çoğunluğuyla olur; oylamada
yalnız güvensizlik oyları sayılır.
Meclis çalışmalarının
dengeli olarak yürütülmesi amacına ve yukarıdaki ilkelere uygun olmak kaydıyla
gensoru ile ilgili diğer hususlar İçtüzükte
belirlenir.
C. Meclis
soruşturması
MADDE
100. – (Değişik: 3.10.2001-4709/31 md.) Başbakan
veya bakanlar hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az onda
birinin vereceği önerge ile, soruşturma açılması istenebilir. Meclis, bu istemi
en geç bir ay içinde görüşür ve gizli oyla karara
bağlar.
Soruşturma açılmasına karar
verilmesi halinde, Meclisteki siyasî partilerin, güçleri oranında komisyona
verebilecekleri üye sayısının üç katı olarak gösterecekleri adaylar arasından
her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak
onbeş kişilik bir komisyon tarafından soruşturma
yapılır. Komisyon, soruşturma sonucunu belirten raporunu iki ay içinde Meclise
sunar. Soruşturmanın bu sürede bitirilememesi halinde, komisyona iki aylık yeni
ve kesin bir süre verilir. (Ek
cümle: 3.10.2001-4709/31 md.) Bu
süre içinde raporun Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına teslimi
zorunludur.
(Değişik: 3.10.2001-4709/31
md.) Rapor Başkanlığa verildiği tarihten itibaren on gün içinde dağıtılır,
dağıtımından itibaren on gün içinde görüşülür ve gerek görüldüğü takdirde
ilgilinin Yüce Divana sevkine karar verilir. Yüce Divana sevk kararı ancak üye
tamsayısının salt çoğunluğunun gizli oyuyla alınır.
Meclisteki siyasî parti
gruplarında, Meclis soruşturması ile ilgili görüşme yapılamaz ve karar
alınamaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Yürütme
I.
Cumhurbaşkanı
A.
Nitelikleri ve tarafsızlığı
MADDE
101. – Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi
üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk
vatandaşları arasından yedi yıllık bir süre için
seçilir.
Cumhurbaşkanlığına Türkiye
Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye
tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle
mümkündür.
Bir kimse, iki defa
Cumhurbaşkanı seçilemez.
Cumhurbaşkanı seçilenin,
varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği sona
erer.
B.
Seçimi
MADDE
102. – Cumhurbaşkanı, Türkiye
Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla
seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya
çağrılır.
Cumhurbaşkanının görev
süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının
boşalmasından on gün sonra
Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz
gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis
Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin
tamamlanması gerekir.
En az üçer gün ara ile
yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu
sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada
üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu
oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada
en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada
da üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde
derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri
yenilenir.
Seçilen yeni Cumhurbaşkanı
göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam
eder.
C. Andiçmesi
MADDE
103. – Cumhurbaşkanı, görevine
başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer :
“Cumhurbaşkanı sıfatıyla,
Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü,
milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun
üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik Cumhuriyet
ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet
anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden
yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini
korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için
bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve
şerefim üzerine andiçerim.”
D. Görev
ve yetkileri
MADDE
104. – Cumhurbaşkanı Devletin
başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil
eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu
çalışmasını gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın
ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı
yetkiler şunlardır :
a) Yasama ile ilgili olanlar
:
Gerekli gördüğü takdirde,
yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını
yapmak,
Türkiye Büyük Millet
Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
Kanunları
yayımlamak,
Kanunları tekrar görüşülmek
üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri
göndermek,
Anayasa değişikliklerine
ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna
sunmak,
Kanunların, kanun hükmündeki
kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli
hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile
Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi
seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
b) Yürütme alanına ilişkin
olanlar :
Başbakanı atamak ve
istifasını kabul etmek,
Başbakanın teklifi üzerine
bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
Gerekli gördüğü hallerde
Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında
toplantıya çağırmak,
Yabancı devletlere Türk
Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı
devlet temsilcilerini kabul etmek,
Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve
yayımlamak,
Türkiye Büyük Millet Meclisi
adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil
etmek,
Türk Silahlı Kuvvetlerinin
kullanılmasına karar vermek,
Genelkurmay Başkanını
atamak,
Millî Güvenlik Kurulunu
toplantıya çağırmak,
Millî Güvenlik Kuruluna
Başkanlık etmek,
Başkanlığında toplanan
Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun
hükmünde kararname çıkarmak,
Kararnameleri
imzalamak,
Sürekli hastalık, sakatlık
ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya
kaldırmak,
Devlet Denetleme Kurulunun
üyelerini ve Başkanını atamak,
Devlet Denetleme Kuruluna
inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,
Yükseköğretim Kurulu
üyelerini seçmek,
Üniversite rektörlerini
seçmek,
c) Yargı ile ilgili olanlar
:
Anayasa Mahkemesi üyelerini,
Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Askerî Yargıtay
üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu üyelerini seçmek.
Cumhurbaşkanı, ayrıca
Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri
yerine getirir ve yetkileri kullanır.
E.
Sorumluluk ve sorumsuzluk hali
MADDE
105. – Cumhurbaşkanının,
Anayasa ve diğer kanunlarda Başbakan ve ilgili bakanın imzalarına gerek
olmaksızın tek başına yapabileceği belirtilen işlemleri dışındaki bütün
kararları, Başbakan ve ilgili bakanlarca imzalanır; bu kararlardan Başbakan ve
ilgili bakan sorumludur.
Cumhurbaşkanının resen
imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı
mercilerine başvurulamaz.
Cumhurbaşkanı, vatana
ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az üçte
birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla
suçlandırılır.
F.
Cumhurbaşkanına vekillik etme
MADDE
106. – Cumhurbaşkanının
hastalık ve yurt dışına çıkma gibi sebeplerle geçici olarak görevinden ayrılması
hallerinde, görevine dönmesine kadar, ölüm, çekilme veya başka bir sebeple
Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması halinde de yenisi seçilinceye kadar,
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Cumhurbaşkanlığına vekillik eder ve
Cumhurbaşkanına ait yetkileri kullanır.
G.
Cumhurbaşkanı Genel Sekreterliği
MADDE
107. – Cumhurbaşkanlığı Genel
Sekreterliğinin kuruluşu, teşkilat ve çalışma esasları, personel atama işlemleri
Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenir.
H. Devlet
Denetleme Kurulu
MADDE
108. – İdarenin hukuka
uygunluğunun, düzenli ve verimli şekilde yürütülmesinin ve geliştirilmesinin
sağlanması amacıyla, Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan Devlet Denetleme
Kurulu, Cumhurbaşkanının isteği üzerine, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında ve
sermayesinin yarısından fazlasına bu kurum ve kuruluşların katıldığı her türlü
kuruluşta, kamu kurumu niteliğinde olan meslek kuruluşlarında, her düzeydeki
işçi ve işveren meslek kuruluşlarında, kamuya yararlı derneklerle vakıflarda,
her türlü inceleme, araştırma ve denetlemeleri
yapar.
Silahlı Kuvvetler ve yargı
organları, Devlet Denetleme Kurulunun görev alanı
dışındadır.
Devlet Denetleme Kurulunun
üyeleri ve üyeleri içinden Başkanı, kanunda belirlenen nitelikteki kişiler
arasından, Cumhurbaşkanınca atanır.
Devlet Denetleme Kurulunun
işleyişi, üyelerinin görev süresi ve diğer özlük işleri, kanunla
düzenlenir.
II.
Bakanlar Kurulu
A.
Kuruluş
MADDE
109. – Bakanlar Kurulu,
Başbakan ve bakanlardan kurulur.
Başbakan, Cumhurbaşkanınca,
Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri arasından
atanır.
Bakanlar, Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar
arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır; gerektiğinde Başbakanın
önerisi üzerine Cumhurbaşkanınca görevlerine son verilir.
B. Göreve
başlama ve güvenoyu
MADDE
110. – Bakanlar Kurulunun
listesi tam olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur. Türkiye Büyük Millet
Meclisi tatilde ise toplantıya çağrılır.
Bakanlar Kurulunun programı,
kuruluşundan en geç bir hafta içinde Başbakan veya bir bakan tarafından Türkiye
Büyük Millet Meclisinde okunur ve güvenoyuna başvurulur. Güvenoyu için
görüşmeler, programın okunmasından iki tam gün geçtikten sonra başlar ve görüşmelerin bitiminden bir tam
gün geçtikten sonra oylama
yapılır.
C. Görev
sırasında güvenoyu
MADDE
111. – Başbakan, gerekli
görürse, Bakanlar Kurulunda görüştükten sonra, Türkiye Büyük Millet Meclisinden
güven isteyebilir.
Güven istemi, Türkiye Büyük
Millet Meclisine bildirilmesinden bir tam gün geçmedikçe görüşülemez ve görüşmelerin bitiminden bir tam
gün geçmedikçe oya
konulamaz.
Güven istemi, ancak üye
tamsayısının salt çoğunluğuyla reddedilebilir.
D. Görev
ve siyasî sorumluluk
MADDE
112. – Başbakan, Bakanlar
Kurulunun başkanı olarak, bakanlıklar arasında işbirliğini sağlar ve hükümetin
genel siyasetinin yürütülmesini gözetir. Bakanlar Kurulu, bu siyasetin
yürütülmesinden birlikte sorumludur.
Her bakan, Başbakana karşı
sorumlu olup ayrıca kendi yetkisi içindeki işlerden ve emri altındakilerin eylem
ve işlemlerinden de sorumludur.
Başbakan, bakanların
görevlerinin Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirilmesini gözetmek ve
düzeltici önlemleri almakla yükümlüdür.
Bakanlar Kurulu üyelerinden
milletvekili olmayanlar; 81 inci maddede yazılı şekilde Millet Meclisi önünde
andiçerler ve bakan sıfatını taşıdıkları sürece
milletvekillerinin tabi oldukları kayıt ve şartlara uyarlar ve yasama
dokunulmazlığına sahip bulunurlar. Bunlar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri
gibi ödenek ve yolluk alırlar.
E.
Bakanlıkların kurulması ve bakanlar
MADDE
113. – Bakanlıkların kurulması,
kaldırılması, görevleri, yetkileri ve teşkilatı kanunla
düzenlenir.
Açık olan bakanlıklarla
izinli veya özürlü olan bir bakana, diğer bir bakan geçici olarak vekillik eder.
Ancak, bir bakan birden fazlasına vekillik edemez.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
kararı ile Yüce Divana verilen bir bakan bakanlıktan düşer. Başbakanın Yüce
Divana sevki halinde hükümet istifa etmiş sayılır.
Herhangi bir sebeple boşalan
bakanlığa en geç onbeş gün içinde atama
yapılır.
F.
Seçimlerde geçici Bakanlar Kurulu
MADDE
114. – Türkiye Büyük Millet
Meclisi genel seçimlerinden önce, Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları
çekilir. Seçimin başlangıç tarihinden üç gün önce; seçim dönemi bitmeden seçimin
yenilenmesine karar verilmesi halinde ise, bu karardan başlayarak beş gün
içinde, bu bakanlıklara Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan
bağımsızlar Başbakanca atanır.
116 ncı madde
gereğince seçimlerin yenilenmesine karar verildiğinde Bakanlar Kurulu
çekilir ve Cumhurbaşkanı geçici Bakanlar Kurulunu kurmak üzere bir Başbakan
atar.
Geçici Bakanlar Kuruluna,
Adalet, İçişleri ve Ulaştırma bakanları Türkiye Büyük Millet Meclisindeki veya
Meclis dışındaki bağımsızlardan olmak üzere, siyasî parti gruplarından,
oranlarına göre üye alınır.
Siyasî parti gruplarından
alınacak üye sayısını Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı tespit ederek
Başbakana bildirir. Teklif edilen bakanlığı kabul etmeyen veya sonradan çekilen
partililer yerine, Türkiye Büyük Millet Meclisi içinden veya dışarıdan
bağımsızlar atanır.
Geçici Bakanlar Kurulu,
yenilenme kararının Resmî Gazetede ilânından itibaren beş gün içinde
kurulur.
Geçici Bakanlar Kurulu için
güvenoyuna başvurulmaz.
Geçici Bakanlar Kurulu seçim
süresince ve yeni Meclis toplanıncaya kadar vazife
görür.
G.
Tüzükler
MADDE
115. – Bakanlar Kurulu, kanunun
uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı
olmamak ve Danıştayın incelemesinden geçirilmek
şartıyla tüzükler çıkarabilir.
Tüzükler, Cumhurbaşkanınca
imzalanır ve kanunlar gibi yayımlanır.
H.
Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin Cumhurbaşkanınca
yenilenmesi
MADDE
116. – Bakanlar Kurulunun, 110
uncu maddede belirtilen güvenoyunu alamaması ve 99 uncu veya 111 inci maddeler
uyarınca güvensizlik oyuyla düşürülmesi hallerinde; kırkbeş gün içinde yeni Bakanlar Kurulu kurulamadığı veya
kurulduğu halde güvenoyu alamadığı takdirde Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanına danışarak, seçimlerin yenilenmesine karar
verebilir.
Başbakanın güvensizlik oyu
ile düşürülmeden istifa etmesi
üzerine kırkbeş gün içinde veya yeni seçilen
Türkiye Büyük Millet Meclisinde Başkanlık Divanı seçiminden sonra yine kırkbeş gün içinde Bakanlar Kurulunun kurulamaması
hallerinde de Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanına danışarak
seçimlerin yenilenmesine karar verebilir.
Yenilenme kararı Resmî
Gazetede yayımlanır ve seçime gidilir.
İ. Millî
Savunma
1.
Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı
MADDE
117. – Başkomutanlık, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin manevî varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından
temsil olunur.
Millî güvenliğin
sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye
Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu
sorumludur.
Genelkurmay Başkanı; Silahlı
Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı
namına yerine getirir.
Genelkurmay Başkanı,
Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; görev ve yetkileri
kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı
Başbakana karşı sorumludur.
Millî Savunma Bakanlığının,
Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki
alanı kanunla düzenlenir.
2. Millî
Güvenlik Kurulu
MADDE
118. – (Değişik:
3.10.2001-4709/32 md.) Millî
Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı,
Başbakan yardımcıları, Adalet, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları,
Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından
kurulur.
Gündemin özelliğine göre
Kurul toplantılarına ilgili bakan ve kişiler çağrılıp görüşleri
alınabilir.
(Değişik: 3.10.2001-4709/32
md.) Millî Güvenlik Kurulu;
Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili
alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonunun sağlanması konusundaki
görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve
bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin
korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar
Kurulunca değerlendirilir.
Millî Güvenlik Kurulunun
gündemi; Başbakan ve Genelkurmay Başkanının önerileri dikkate alınarak
Cumhurbaşkanınca düzenlenir.
Cumhurbaşkanı katılamadığı
zamanlar Millî Güvenlik Kurulu Başbakanın başkanlığında
toplanır.
Millî Güvenlik Kurulu Genel
Sekreterliğinin teşkilatı ve görevleri kanunla
düzenlenir.
III.
Olağanüstü yönetim usulleri
A.
Olağanüstü haller
1. Tabiî
afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal
ilânı
MADDE
119. – Tabiî afet, tehlikeli
salgın hastalıklar veya ağır ekonomik bunalım hallerinde, Cumhurbaşkanı
başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, yurdun bir veya birden fazla bölgesinde
veya bütününde süresi altı ayı geçmemek üzere
olağanüstü hal ilân edebilir.
2. Şiddet
olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması sebepleriyle
olağanüstü hal ilânı
MADDE
120. – Anayasa ile kurulan hür
demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik
yaygın şiddet hareketlerine ait ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet
olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde,
Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun
da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya
bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü
hal ilân edebilir.
3.
Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme
MADDE
121. – Anayasanın 119 ve 120
nci maddeleri uyarınca olağanüstü hal ilânına karar
verilmesi durumunda, bu karar Resmî Gazetede yayımlanır ve hemen Türkiye Büyük
Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde ise
derhal toplantıya çağırılır. Meclis, olağanüstü hal süresini değiştirebilir,
Bakanlar Kurulunun istemi üzerine, her defasında dört ayı geçmemek üzere, süreyi uzatabilir veya olağanüstü hali
kaldırabilir.
119 uncu madde uyarınca ilân edilen olağanüstü hallerde
vatandaşlar için getirilecek para, mal ve çalışma yükümlülükleri ile olağanüstü
hallerin her türü için ayrı ayrı geçerli olmak üzere,
Anayasanın 15 inci maddesindeki ilkeler doğrultusunda temel hak ve hürriyetlerin
nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin
nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler
verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve
olağanüstü yönetim usulleri, Olağanüstü Hal Kanununda
düzenlenir.
Olağanüstü hal süresince,
Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, olağanüstü halin
gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabilir. Bu
kararnameler, Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet
Meclisinin onayına sunulur; bunların Meclisce
onaylanmasına ilişkin süre ve usul, İçtüzükte
belirlenir.
B.
Sıkıyönetim, seferberlik ve savaş hali
MADDE
122. – Anayasanın tanıdığı hür
demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelen ve
olağanüstü hal ilânını gerektiren hallerden daha vahim şiddet hareketlerinin
yaygınlaşması veya savaş hali, savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi, ayaklanma olması veya vatan veya Cumhuriyete
karşı kuvvetli ve eylemli bir kalkışmanın veya ülkenin ve milletin
bölünmezliğini içten veya dıştan tehlikeye düşüren şiddet hareketlerinin
yaygınlaşması sebepleriyle, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar
Kurulu, Millî Güvenlik Kurulunun da görüşünü aldıktan sonra, süresi altı ayı
aşmamak üzere yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde sıkıyönetim
ilân edebilir. Bu karar, derhal Resmî Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye
Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı
halinde değilse hemen toplantıya çağırılır. Türkiye Büyük Millet Meclisi gerekli
gördüğü takdirde sıkıyönetim süresini kısaltabilir, uzatabilir veya sıkıyönetimi
kaldırabilir.
Sıkıyönetim süresinde,
Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu sıkıyönetim halinin
gerekli kıldığı konularda kanun hükmünde kararname
çıkarabilir.
Bu kararnameler Resmî
Gazetede yayımlanır ve aynı gün Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulur.
Bunların Meclisce onaylanmasına ilişkin süre ve usul
İçtüzükte belirlenir.
Sıkıyönetimin her defasında
dört ayı aşmamak üzere uzatılması, Türkiye Büyük Millet Meclisinin kararına
bağlıdır. Savaş hallerinde bu dört aylık süre
aranmaz.
Sıkıyönetim, seferberlik ve
savaş hallerinde hangi hükümlerin uygulanacağı ve işlemlerin nasıl yürütüleceği,
idare ile olan ilişkileri, hürriyetlerin nasıl kısıtlanacağı veya durdurulacağı
ve savaş veya savaşı gerektirecek bir durumun başgöstermesi halinde vatandaşlar için getirilecek
yükümlülükler kanunla düzenlenir.
Sıkıyönetim komutanları
Genelkurmay Başkanlığına bağlı olarak görev
yaparlar.
IV. İdare
A.
İdarenin esasları
1.
İdarenin bütünlüğü ve kamu tüzelkişiliği
MADDE
123. – İdare, kuruluş ve
görevleriyle bir bütündür ve kanunla düzenlenir.
İdarenin kuruluş ve
görevleri, merkezden yönetim ve yerinden yönetim esaslarına
dayanır.
Kamu tüzelkişiliği, ancak
kanunla veya kanunun açıkça verdiği yetkiye dayanılarak
kurulur.
2.
Yönetmelikler
MADDE
124. – Başbakanlık, bakanlıklar
ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve
tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla,
yönetmelikler çıkarabilirler.
Hangi yönetmeliklerin Resmî
Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.
B. Yargı
yolu
MADDE
125. – İdarenin her türlü eylem
ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır. (Ek hüküm: 13.8.1999-4446/2 md.) Kamu
hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan
uyuşmazlıkların millî veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi
öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan
uyuşmazlıklar için gidilebilir.
Cumhurbaşkanının tek başına
yapacağı işlemler ile Yüksek Askerî Şûranın kararları yargı denetimi
dışındadır.
İdarî işlemlere karşı
açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden
başlar.
Yargı yetkisi, idarî eylem
ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin
kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini
kısıtlayacak, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak
biçimde yargı kararı verilemez.
İdarî işlemin uygulanması
halinde telafisi güç veya imkânsız
zararların doğması ve idarî işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının
birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına
karar verilebilir.
Kanun, olağanüstü hallerde,
sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni,
genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini
sınırlayabilir.
İdare, kendi eylem ve
işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.
C.
İdarenin kuruluşu
1.
Merkezî idare
MADDE
126. – Türkiye, merkezî idare
kuruluşu bakımından, coğrafya durumuna, ekonomik şartlara ve kamu hizmetlerinin
gereklerine göre, illere; iller de diğer kademeli bölümlere
ayrılır.
İllerin idaresi yetki
genişliği esasına dayanır.
Kamu hizmetlerinin
görülmesinde verim ve uyum sağlamak amacıyla, birden çok ili içine alan merkezî
idare teşkilatı kurulabilir. Bu teşkilatın görev ve yetkileri kanunla
düzenlenir.
2.
Mahallî idareler
MADDE
127. – Mahallî idareler; il,
belediye veya köy halkının mahallî müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere
kuruluş esasları kanunla belirtilen ve karar organları, gene kanunda gösterilen,
seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan kamu
tüzelkişileridir.
Mahallî idarelerin kuruluş
ve görevleri ile yetkileri, yerinden yönetim ilkesine uygun olarak kanunla
düzenlenir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/12
md.) Mahallî idarelerin seçimleri, 67 nci maddedeki
esaslara göre beş yılda bir yapılır. Ancak, milletvekili genel veya ara
seçiminden önceki veya sonraki bir yıl içinde yapılması gereken mahallî idareler
organlarına veya bu organların üyelerine ilişkin genel veya ara seçimler
milletvekili genel veya ara seçimleriyle birlikte yapılır. Kanun, büyük yerleşim
merkezleri için özel yönetim biçimleri getirebilir.
Mahallî idarelerin seçilmiş
organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve
kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile
ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahallî
idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçici bir tedbir
olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.
Merkezî idare, mahallî
idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde
yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması
ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen
esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine
sahiptir.
Mahallî idarelerin belirli
kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile, kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni
ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezî
idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri
ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.
D. Kamu
hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler
1. Genel
ilkeler
MADDE
128. – Devletin, kamu iktisadî
teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre
yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli
görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle
görülür.
Memurların ve diğer kamu
görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla
düzenlenir.
Üst kademe yöneticilerinin
yetiştirilme usul ve esasları, kanunla özel olarak
düzenlenir.
2. Görev
ve sorumlulukları, disiplin kovuşturulmasında
güvence
MADDE
129. – Memurlar ve diğer kamu
görevlileri Anayasa ve kanunlara sadık kalarak faaliyette bulunmakla
yükümlüdürler.
Memurlar ve diğer kamu
görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst
kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası
verilemez.
Uyarma ve kınama cezalarıyla
ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında
bırakılamaz.
Silahlı Kuvvetler mensupları
ile hâkimler ve savcılar hakkındaki hükümler
saklıdır.
Memurlar ve diğer kamu
görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat
davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun
gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine
açılabilir.
Memurlar ve diğer kamu
görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması
açılması, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idarî
merciin iznine bağlıdır.
E.
Yükseköğretim kurumları ve üst kuruluşları
1.
Yükseköğretim kurumları
MADDE
130. – Çağdaş eğitim-öğretim
esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun
insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde
eğitim-öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve
insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve
bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla
kurulur.
Kanunda gösterilen usul ve
esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından,
Devletin gözetim ve denetimine tâbi yükseköğretim kurumları
kurulabilir.
Kanun, üniversitelerin ülke
sathına dengeli bir biçimde yayılmasını gözetir.
Üniversiteler ile öğretim
üyeleri ve yardımcıları serbetçe her türlü bilimsel
araştırma ve yayında bulunabilirler. Ancak, bu yetki, Devletin varlığı ve
bağımsızlığı ve milletin ve ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği aleyhinde
faaliyette bulunma serbestliği vermez.
Üniversiteler ve bunlara
bağlı birimler, Devletin gözetimi ve denetimi altında olup, güvenlik hizmetleri
Devletçe sağlanır.
Kanunun belirlediği usul ve
esaslara göre; rektörler Cumhurbaşkanınca, dekanlar ise Yükseköğretim Kurulunca
seçilir ve atanır.
Üniversite yönetim ve
denetim organları ile öğretim elemanları; Yükseköğretim Kurulunun veya
üniversitelerin yetkili organlarının dışında kalan makamlarca her ne suretle
olursa olsun görevlerinden uzaklaştırılamazlar.
Üniversitelerin hazırladığı
bütçeler; Yükseköğretim Kurulunca tetkik ve onaylandıktan sonra Millî Eğitim
Bakanlığına sunulur ve genel ve katma bütçelerin bağlı olduğu esaslara uygun
olarak işleme tâbi tutularak yürürlüğe konulur ve
denetlenir.
Yükseköğretim kurumlarının
kuruluş ve organları ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve
sorumlulukları üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını
kullanma usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme
ve emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim
elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim düzeyleri ve
süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar, Devletin
yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri, malî işler,
özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar, üniversitelerarası
ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin
hürriyet ve teminat içinde ve çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre
yürütülmesi, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî
kaynakların kullanılması kanunla düzenlenir.
Vakıflar tarafından kurulan
yükseköğretim kurumları, malî ve idarî konuları dışındaki
2.
Yükseköğretim üst kuruluşları
MADDE
131. – Yükseköğretim
kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek,
yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini
yönlendirmek, bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda
kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili
bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için
planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu
kurulur.
(Değişik: 7.5.2004-5170/8
md.)Yükseköğretim Kurulu, üniversiteler ve Bakanlar Kurulunca seçilen ve
sayıları, nitelikleri, seçilme usulleri kanunla belirlenen adaylar arasından
rektörlük ve öğretim üyeliğinde başarılı hizmet yapmış profesörlere öncelik
vermek sureti ile Cumhurbaşkanınca atanan üyeler ve Cumhurbaşkanınca doğrudan
doğruya seçilen üyelerden kurulur.
Kurulun teşkilatı, görev,
yetki, sorumluluğu ve çalışma esasları kanunla
düzenlenir.
3.
Yükseköğretim kurumlarından özel hükümlere tâbi
olanlar
MADDE
132. – Türk Silahlı Kuvvetleri
ve emniyet teşkilatına bağlı yükseköğretim kurumları özel kanunlarının
hükümlerine tâbidir.
F. Radyo
ve televizyon kuruluşları ve kamuyla ilişkili haber
ajansları(*)
MADDE
133. – (Değişik:
8.7.1993-3913/1 md.) Radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek kanunla
düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbesttir.
Devletçe kamu tüzelkişiliği
olarak kurulan tek radyo ve televizyon kurumu ile kamu tüzelkişilerinden yardım
gören haber ajanslarının özerkliği ve yayınlarının tarafsızlığı
esastır.
G.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
MADDE
134. – Atatürkçü düşünceyi,
Atatürk ilke ve inkılâplarını, Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk dilini
bilimsel yoldan araştırmak, tanıtmak ve yaymak ve yayınlar yapmak amacıyla;
Atatürk’ün manevî himayelerinde, Cumhurbaşkanının gözetim ve desteğinde,
Başbakanlığa bağlı; Atatürk Araştırma Merkezi, Türk Dil Kurumu, Türk Tarih
Kurumu ve Atatürk Kültür Merkezinden oluşan, kamu tüzelkişiliğine sahip “Atatürk
Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu” kurulur.
Türk Dil Kurumu ile Türk
Tarih Kurumu için Atatürk’ün vasiyetnamesinde belirtilen malî menfaatler saklı
olup kendilerine tahsis edilir.
Atatürk Kültür, Dil ve Tarih
Yüksek Kurumunun; kuruluşu, organları, çalışma usulleri ve özlük işleri ile
kuruluşuna dahil kurumlar üzerindeki yetkileri kanunla
düzenlenir.
H. Kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları
MADDE
135. – Kamu kurumu
niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup
olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini
kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak,
meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve
güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile
kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen
usullere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu
tüzelkişilikleridir.
Kamu kurum ve kuruluşları
ile kamu iktisadî teşebbüslerinde aslî ve sürekli görevlerde çalışanların meslek
kuruluşlarına girme mecburiyeti aranmaz.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13
md.) Bu meslek kuruluşları, kuruluş amaçları dışında faaliyette
bulunamazlar.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13
md.) Bu meslek kuruluşları ve üst kuruluşları organlarının seçimlerinde siyasî
partiler aday gösteremezler.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13
md.) Bu meslek kuruluşları üzerinde Devletin idarî ve malî denetimine ilişkin
kurallar kanunla düzenlenir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13
md.) Amaçları dışında faaliyet gösteren meslek kuruluşlarının sorumlu
organlarının görevine, kanunun belirlediği merciin veya Cumhuriyet savcısının
istemi üzerine mahkeme kararıyla son verilir ve yerlerine yenileri
seçtirilir.
(Değişik: 23.7.1995-4121/13
md.) Ancak, millî güvenliğin, kamu düzeninin, suç işlenmesini veya suçun
devamını önlemenin yahut yakalamanın gerektirdiği hallerde gecikmede sakınca
varsa, kanunla bir merci, meslek kuruluşlarını veya üst kuruluşlarını
faaliyetten men ile yetkilendirilebilir. Bu merciin kararı, yirmidört saat içerisinde görevli hâkimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi
halde, bu idarî karar kendiliğinden yürürlükten
kalkar.
İ.
Diyanet İşleri Başkanlığı
MADDE
136. – Genel idare içinde yer
alan Diyanet İşleri Başkanlığı, lâiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasî görüş
ve düşünüşlerin dışında kalarak ve milletçe dayanışma ve bütünleşmeyi amaç
edinerek, özel kanununda gösterilen görevleri yerine
getirir.
J.
Kanunsuz emir
MADDE
137. – Kamu hizmetlerinde
herhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri,
yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine
getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak, üstü emrinde ısrar eder
ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde, emri yerine
getiren sorumlu olmaz.
Konusu suç teşkil eden emir,
hiçbir suretle yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan
kurtulamaz.
Askerî hizmetlerin görülmesi
ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla
gösterilen istisnalar saklıdır.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Yargı
I. Genel
hükümler
A.
Mahkemelerin bağımsızlığı
MADDE
138. – Hâkimler, görevlerinde
bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine
göre hüküm verirler.
Hiçbir organ, makam, merci
veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hâkimlere emir ve
talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde
bulunamaz.
Görülmekte olan bir dava
hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru
sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda
bulunulamaz.
Yasama ve yürütme organları
ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme
kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini
geciktiremez.
B.
Hâkimlik ve savcılık teminatı
MADDE
139. – Hâkimler ve savcılar
azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye
ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık,
ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz.
Meslekten çıkarılmayı
gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından
yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun
olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar
saklıdır.
C.
Hâkimlik ve savcılık mesleği
MADDE
140. – Hâkimler ve savcılar
adlî ve idarî yargı hâkim ve savcıları olarak görev yaparlar. Bu görevler
meslekten hâkim ve savcılar eliyle yürütülür.
Hâkimler, mahkemelerin
bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre görev ifa
ederler.
Hâkim ve savcıların
nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte
ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak
değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası
verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından
dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten
çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri
ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına
göre kanunla düzenlenir.
Hâkimler ve savcılar altmışbeş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; Askerî
hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda
gösterilir.
Hâkimler ve savcılar,
kanunda belirtilenlerden başka, resmî ve özel hiçbir görev
alamazlar.
Hâkimler ve savcılar idarî
görevleri yönünden Adalet Bakanlığına bağlıdırlar.
Hâkim ve savcı olup da
adalet hizmetindeki idarî görevlerde çalışanlar, hâkimler ve savcılar hakkındaki
hükümlere tâbidirler. Bunlar, hâkimler ve savcılara ait esaslar dairesinde
sınıflandırılır ve derecelendirilirler, hâkimlere ve savcılara tanınan her türlü
haklardan yararlanırlar.
D.
Duruşmaların açık ve kararların gerekçeli
olması
MADDE
141. – Mahkemelerde duruşmalar
herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına
ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde
karar verilebilir.
Küçüklerin yargılanması
hakkında kanunla özel hükümler konulur.
Bütün mahkemelerin her türlü
kararları gerekçeli olarak yazılır.
Davaların en az giderle ve
mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının
görevidir.
E.
Mahkemelerin kuruluşu
MADDE
142. – Mahkemelerin kuruluşu,
görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla
düzenlenir.
F. Devlet
Güvenlik Mahkemeleri
MADDE
143. – (Mülga:
7.5.2004-5170/9 md.)
G. Hâkim
ve savcıların denetimi
MADDE
144. – Hâkim ve savcıların
görevlerini; kanun, tüzük, yönetmeliklere ve genelgelere (Hâkimler için idarî
nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme;
görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal
ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve
gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma, Adalet Bakanlığının izni ile
adalet müfettişleri tarafından yapılır. Adalet Bakanı soruşturma ve inceleme
işlemlerini, hakkında soruşturma ve inceleme yapılacak olandan daha kıdemli
hâkim veya savcı eliyle de yaptırabilir.
H. Askerî
yargı
MADDE
145. – Askerî yargı, askerî
mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler, asker
kişilerin; askerî olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine veya askerî
mahallerde yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri
suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler.
Askerî mahkemeler, asker
olmayan kişilerin özel kanunda belirtilen askerî suçları ile kanunda gösterilen
görevlerini ifa ettikleri sırada veya kanunda gösterilen askerî mahallerde
askerlere karşı işledikleri suçlara da bakmakla
görevlidirler.
Askerî mahkemelerin savaş
veya sıkıyönetim hallerinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili
oldukları; kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve
savcılarının görevlendirilmeleri kanunla
düzenlenir.
Askerî yargı organlarının
kuruluşu, işleyişi, askerî hâkimlerin özlük işleri askerî savcılık görevlerini
yapan askerî hâkimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile
ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı, askerlik hizmetinin
gereklerine göre kanunla düzenlenir. Kanun, ayrıca askerî hâkimlerin yargı
hizmeti dışındaki askerî hizmetler yönünden askerî hizmetlerin gereklerine göre
teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de
gösterir.
II.
Yüksek mahkemeler
A.
Anayasa Mahkemesi
1.
Kuruluşu
MADDE
146. – Anayasa Mahkemesi onbir asıl ve dört yedek üyeden
kurulur.
Cumhurbaşkanı, iki asıl ve
iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi
Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay genel kurullarınca
kendi Başkan ve üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğu ile her boş
yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim
Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinden
göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi üst kademe
yöneticileri ile avukatlar arasından seçer.
Yükseköğretim kurumları
öğretim üyeleri ile üst kademe yöneticileri ve avukatların Anayasa Mahkemesine
asıl ve yedek üye seçilebilmeleri için, kırk yaşını doldurmuş, yükseköğrenim
görmüş veya öğrenim kurumlarında en az onbeş yıl
öğretim üyeliği veya kamu hizmetinde en az onbeş yıl
fiilen çalışmış veya en az onbeş yıl avukatlık yapmış
olmak şarttır.
Anayasa Mahkemesi, asıl
üyeleri arasından gizli oyla ve üye tamsayısının salt çoğunluğu ile dört yıl
için bir Başkan ve bir Başkanvekili seçer. Süresi
bitenler yeniden seçilebilirler.
Anayasa Mahkemesi üyeleri,
aslî görevleri dışında resmî veya özel hiçbir görev
alamazlar.
2.
Üyeliğin sona ermesi
MADDE
147. – Anayasa Mahkemesi
üyeleri altmışbeş yaşını doldurunca emekliye
ayrılırlar.
Anayasa Mahkemesi üyeliği,
bir üyenin hâkimlik mesleğinden çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm
giymesi halinde kendiliğinden; görevini sağlık bakımından yerine
getiremeyeceğinin kesin olarak anlaşılması halinde de, Anayasa Mahkemesi üye
tamsayısının salt çoğunluğunun kararı ile sona
erer.
3. Görev
ve yetkileri
MADDE
148. – Anayasa Mahkemesi,
kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi
İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa
değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak,
olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde
kararnamelerin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa
Mahkemesinde dava açılamaz.
Kanunların şekil bakımından
denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa
değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle
görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil
bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten
itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna
dayalı iptal davası açılamaz; def’i yoluyla da ileri
sürülemez.
Anayasa Mahkemesi
Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay,
Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini,
Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler
ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili
suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
Yüce Divanda, savcılık
görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar.
Yüce Divan kararları
kesindir.
Anayasa Mahkemesi, Anayasa
ile verilen diğer görevleri de yerine getirir.
4.
Çalışma ve yargılama usulü
MADDE
149. – (Değişik:
3.10.2001-4709/33 md.) Anayasa Mahkemesi, Başkan ve on üye ile toplanır, salt çoğunluk ile karar
verir. Anayasa değişikliklerinde iptale ve siyasî parti davalarında kapatılmaya
karar verebilmesi için beşte üç oy çokluğu şarttır.
Şekil bozukluğuna dayalı
iptal davaları Anayasa Mahkemesince öncelikle incelenip karara
bağlanır.
Anayasa Mahkemesinin
kuruluşu ve yargılama usulleri kanunla; mahkemenin çalışma esasları ve üyeleri
arasındaki işbölümü kendi yapacağı İçtüzükle
düzenlenir.
Anayasa Mahkemesi Yüce Divan
sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan işleri dosya üzerinde inceler. Ancak,
gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek üzere ilgilileri ve konu
üzerinde bilgisi olanları çağırabilir (Ek ibare: 23.7.1995-4121/14 md.) ve
siyasî partilerin temelli kapatılması veya kapatılmasına ilişkin davalarda,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasî partinin
genel başkanlığının veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını
dinler.
5. İptal
davası
MADDE
150. – Kanunların, kanun
hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya
bunların belirli madde ve
hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla Anayasa
Mahkemesinde doğrudan doğruya iptal davası açabilme hakkı, Cumhurbaşkanına,
iktidar ve anamuhalefet partisi Meclis grupları ile
Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki
üyelere aittir. İktidarda birden fazla siyasî partinin bulunması halinde,
iktidar partilerinin dava açma hakkını en fazla üyeye sahip olan parti
kullanır.
6. Dava
açma süresi
MADDE
151. – Anayasa Mahkemesinde
doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, iptali istenen kanun, kanun hükmünde
kararname veya İçtüzüğün Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak altmış gün
sonra düşer.
7.
Anayasaya aykırılığın diğer mahkemelerde ileri
sürülmesi
MADDE
152. – Bir davaya bakmakta olan
mahkeme, uygulanacak bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin hükümlerini
Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık
iddiasının ciddî olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda
vereceği karara kadar davayı geri bırakır.
Mahkeme, Anayasaya aykırılık
iddiasını ciddî görmezse bu iddia, temyiz merciince esas hükümle birlikte karara
bağlanır.
Anayasa Mahkemesi, işin
kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu
süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre
sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar
kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak
zorundadır.
Anayasa Mahkemesinin işin
esasına girerek verdiği red kararının Resmî Gazetede
yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe aynı kanun
hükmünün Anayasaya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda
bulunulamaz.
8.
Anayasa Mahkemesinin kararları
MADDE
153. – Anayasa Mahkemesinin
kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan
açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun
veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun
koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis
edemez.
Kanun, kanun hükmünde
kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede
yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi
iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,
kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe
girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının
ortaya çıkardığı hukukî boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle
görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye
yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları
Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare
makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.
B.
Yargıtay
MADDE
154. – Yargıtay, adliye
mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adlî yargı merciine bırakmadığı
karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da
ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.
Yargıtay üyeleri, birinci
sınıfa ayrılmış adlî yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten
sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye tamsayısının salt
çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.
Yargıtay Birinci Başkanı,
birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi
üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve
gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekili, Yargıtay
Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday
arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler
yeniden seçilebilirler.
Yargıtayın kuruluşu,
işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve
üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcıvekilinin nitelikleri ve seçim usulleri,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
C.
Danıştay
MADDE
155. – Danıştay, idarî
mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idarî yargı merciine bırakmadığı karar
ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk
ve son derece mahkemesi olarak bakar.
(Değişik: 13.8.1999-4446/3
md.) Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun
tasarıları, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri
hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek,
idarî uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla
görevlidir.
Danıştay üyelerinin dörtte
üçü, birinci sınıf idarî yargı hâkim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar
arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda
belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından
seçilir.
Danıştay Başkanı, Başsavcı,
başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri
arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla
dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden
seçilebilirler.
Danıştayın, kuruluşu,
işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire
başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idarî yargının
özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla
düzenlenir.
D. Askerî
Yargıtay
MADDE
156. – Askerî Yargıtay, askerî
mahkemelerden verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Ayrıca, asker
kişilerin kanunla gösterilen belli davalarına ilk ve son derece mahkemesi olarak
bakar.
Askerî Yargıtay üyeleri
birinci sınıf askerî hâkimler arasından Askerî Yargıtay Genel Kurulunun üye
tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla her boş yer için göstereceği üçer aday
içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî Yargıtay Başkanı,
Başsavcısı, İkinci Başkanı ve daire başkanları Askerî Yargıtay üyeleri arasından
rütbe ve kıdem sırasına göre atanırlar.
Askerî Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, mensuplarının disiplin ve
özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
E. Askerî
Yüksek İdare Mahkemesi
MADDE
157. – Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi, askerî olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile, asker kişileri
ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idarî işlem ve eylemlerden doğan
uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesidir. Ancak,
askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartı
aranmaz.
Askerî Yüksek İdare
Mahkemesinin askerî hâkim sınıfından olan üyeleri, mahkemenin bu sınıftan olan
başkan ve üyeleri tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oy ile birinci sınıf
askerî hâkimler arasından her boş yer için gösterilecek üç aday içinden; hâkim
sınıfından olmayan üyeleri, rütbe ve nitelikleri kanunda gösterilen subaylar
arasından, Genelkurmay Başkanlığınca her boş yer için gösterilecek üç aday
içinden Cumhurbaşkanınca seçilir.
Askerî hâkim sınıfından
olmayan üyelerin görev süresi en fazla dört yıldır.
Mahkemenin Başkanı, Başsavcı
ve daire başkanları hâkim sınıfından olanlar arasından rütbe ve kıdem sırasına
göre atanırlar.
Askerî Yüksek İdare
Mahkemesinin kuruluşu, işleyişi, yargılama usulleri, mensuplarının disiplin ve
özlük işleri, mahkemelerin bağımsızlığı, hâkimlik teminatı ve askerlik
hizmetlerinin gereklerine göre kanunla düzenlenir.
F.
Uyuşmazlık Mahkemesi
MADDE
158. – Uyuşmazlık Mahkemesi,
adlî, idarî ve askerî yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını
kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.
Uyuşmazlık Mahkemesinin
kuruluşu, üyelerinin nitelikleri ve seçimleri ile işleyişi kanunla düzenlenir.
Bu mahkemenin Başkanlığını Anayasa Mahkemesince, kendi üyeleri arasından
görevlendirilen üye yapar.
Diğer mahkemelerle, Anayasa
Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında, Anayasa Mahkemesinin kararı esas
alınır.
III.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
MADDE
159. – Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kurulu, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre
kurulur ve görev yapar.
Kurulun Başkanı, Adalet
Bakanıdır. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kurulun tabiî üyesidir. Kurulun üç asıl ve
üç yedek üyesi Yargıtay Genel Kurulunun, iki asıl ve iki yedek üyesi Danıştay
Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından, her üyelik için gösterecekleri üçer
aday içinden Cumhurbaşkanınca, dört yıl için seçilir. Süresi biten üyeler
yeniden seçilebilirler. Kurul, seçimle gelen asıl üyeleri arasından bir başkanvekili seçer.
Hâkimler ve Savcılar Yüksek
Kurulu; adlî ve idarî yargı hâkim ve savcılarını mesleğe kabul etme, atama ve
nakletme, geçici yetki verme, yükselme ve birinci sınıfa ayırma, kadro dağıtma, meslekte kalmaları uygun
görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma
işlemlerini yapar.Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin veya bir hâkimin veya
savcının kadrosunun kaldırılması veya bir mahkemenin yargı çevresinin
değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar. Ayrıca Anayasa ve
kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir.
Kurul kararlarına karşı
yargı mercilerine başvurulamaz.
Kurulun görevlerini yerine
getirmesi, seçim ve çalışma usulleriyle itirazların Kurul bünyesinde incelenmesi
esasları kanunla düzenlenir.
Adalet Bakanlığının merkez
kuruluşunda geçici veya sürekli olarak çalıştırılacak hâkim ve savcıların muvafakatlarını alarak atama yetkisi Adalet Bakanına
aittir.
Adalet Bakanı Hâkimler ve
Savcılar Yüksek Kurulunun ilk toplantısında onaya sunulmak üzere, gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde hizmetin aksamaması için hâkim ve savcıları geçici
yetki ile görevlendirebilir.
IV.
Sayıştay
MADDE
160. – Sayıştay, genel ve katma
bütçeli dairelerin bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet
Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme
bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini
yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri
hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar
düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı
yoluna başvurulamaz.
Vergi, benzeri malî
yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki
uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır.
Sayıştayın kuruluşu,
işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve
yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin
teminatı kanunla düzenlenir.
(Mülga: 7.5.2004-5170/9
md.)
DÖRDÜNCÜ
KISIM
Malî ve
Ekonomik Hükümler
BİRİNCİ
BÖLÜM
Malî
Hükümler
I.
Bütçe
A.
Bütçenin hazırlanması ve uygulanması
MADDE
161. – Devletin ve kamu
iktisadî teşebbüsleri dışındaki kamu tüzelkişilerinin harcamaları, yıllık
bütçelerle yapılır.
Malî yıl başlangıcı ile
genel ve katma bütçelerin nasıl hazırlanacağı ve uygulanacağı kanunla
belirlenir.
Kanun, kalkınma planları ile
ilgili yatırımlar veya bir yıldan fazla sürecek iş ve hizmetler için özel süre
ve usuller koyabilir.
Bütçe kanununa, bütçe ile
ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.
B.
Bütçenin görüşülmesi
MADDE
162. – Bakanlar Kurulu, genel ve katma bütçe tasarıları
ile millî bütçe tahminlerini gösteren raporu, malî yıl başından en az yetmişbeş gün önce, Türkiye Büyük Millet Meclisine
sunar.
Bütçe tasarıları ve rapor,
kırk üyeden kurulu Bütçe Komisyonunda incelenir. Bu komisyonun kuruluşunda,
iktidar grubuna veya gruplarına en az yirmibeş üye
verilmek şartı ile, siyasî parti gruplarının ve bağımsızların oranlarına göre
temsili göz önünde tutulur.
Bütçe Komisyonunun ellibeş gün içinde kabul edeceği metin, Türkiye Büyük Millet
Meclisinde görüşülür ve malî yıl başına kadar karara
bağlanır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, Genel Kurulda, bakanlık ve daire bütçeleriyle katma bütçeler hakkında
düşüncelerini, her bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler sırasında açıklarlar;
bölümler ve değişiklik önergeleri, üzerinde ayrıca görüşme yapılmaksızın okunur
ve oya konur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
üyeleri, bütçe kanunu tasarılarının Genel Kurulda görüşülmesi sırasında, gider
artırıcı veya gelirleri azaltıcı önerilerde
bulunamazlar.
C.
Bütçelerde değişiklik yapılabilme esasları
MADDE
163. – Genel ve katma
bütçelerle verilen ödenek, harcanabilecek miktarın sınırını gösterir.
Harcanabilecek miktar sınırının Bakanlar Kurulu kararıyla aşılabileceğine dair
bütçelere hüküm konulamaz. Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile
bütçede değişiklik yapmak yetkisi verilemez. Carî yıl bütçesindeki ödenek
artışını öngören değişiklik tasarılarında ve carî ve ileriki yıl bütçelerine
malî yük getirecek nitelikteki kanun tasarı ve tekliflerinde, belirtilen
giderleri karşılayabilecek malî kaynak gösterilmesi zorunludur.
D. Kesinhesap
MADDE
164. – Kesinhesap kanunu tasarıları, kanunda daha kısa bir süre
kabul edilmemiş ise, ilgili oldukları malî yılın sonundan başlayarak, en geç
yedi ay sonra, Bakanlar Kurulunca Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulur.
Sayıştay, genel uygunluk bildirimini, ilişkin olduğu kesinhesap kanunu tasarısının verilmesinden başlayarak en
geç yetmişbeş gün içinde Türkiye Büyük Millet
Meclisine sunar.
Kesinhesap kanunu
tasarısı, yeni yıl bütçe kanunu tasarısıyla birlikte Bütçe Komisyonu gündemine
alınır. Bütçe Komisyonu, bütçe kanunu tasarısıyla kesinhesap kanunu tasarısını Genel Kurula birlikte sunar,
Genel Kurul, kesinhesap kanunu tasarısını, yeni yıl
bütçe kanunu tasarısıyla beraber görüşerek karara
bağlar.
Kesinhesap kanunu
tasarısı ve genel uygunluk bildiriminin Türkiye Büyük Millet Meclisine verilmiş
olması, ilgili yıla ait Sayıştayca sonuçlandırılamamış
denetim ve hesap yargılamasını önlemez ve bunların karara bağlandığı anlamına
gelmez.
E. Kamu
iktisadî teşebbüslerinin denetimi
MADDE
165. – Sermayesinin yarısından
fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak Devlete ait olan kamu kuruluş ve
ortaklıklarının Türkiye Büyük Millet Meclisince denetlenmesi esasları kanunla
düzenlenir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Ekonomik
Hükümler
I.
Planlama
MADDE
166. – Ekonomik, sosyal ve
kültürel kalkınmayı, özellikle sanayiin ve tarımın
yurt düzeyinde dengeli ve uyumlu biçimde hızla gelişmesini, ülke kaynaklarının
döküm ve değerlendirilmesini yaparak verimli şekilde kullanılmasını planlamak,
bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin
görevidir.
Planda millî tasarrufu ve
üretimi artırıcı, fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı,
yatırım ve istihdamı geliştirici tedbirler öngörülür; yatırımlarda toplum
yararları ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef
alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre
gerçekleştirilir.
Kalkınma planlarının
hazırlanmasına, Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmasına, uygulanmasına,
değiştirilmesine ve bütünlüğünü bozacak değişikliklerin önlenmesine ilişkin usul
ve esaslar kanunla düzenlenir.
II.
Piyasaların denetimi ve dış ticaretin
düzenlenmesi
MADDE
167. – Devlet, para, kredi,
sermaye, mal ve hizmet piyasalarının sağlıklı ve düzenli işlemelerini sağlayıcı
ve geliştirici tedbirleri alır; piyasalarda fiilî veya anlaşma sonucu doğacak
tekelleşme ve kartelleşmeyi önler.
Dış ticaretin ülke
ekonomisinin yararına olmak üzere düzenlenmesi amacıyla ithalat, ihracat ve
diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek
malî yükümlülükler koymaya ve bunları kaldırmaya kanunla Bakanlar Kuruluna yetki
verilebilir.
III.
Tabiî servetlerin ve kaynakların aranması ve
işletilmesi
MADDE
168. – Tabiî servetler ve
kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve
işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek
ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabiî servet ve kaynağın arama ve
işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan
gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu
durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak
gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda
gösterilir.
IV. Ormanlar ve orman
köylüsü
A.
Ormanların korunması ve geliştirilmesi
MADDE
169. – Devlet, ormanların
korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve
tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde
başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete
aittir.
Devlet ormanlarının
mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre,
Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve
kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz.
Ormanlara zarar verebilecek
hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol
açan siyasî propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af
çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen
suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz.
Orman olarak muhafazasında
bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına
dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31.12.1981
tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş
olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya
hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba
ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında
daraltma yapılamaz.
B. Orman
köylüsünün korunması
MADDE
170. – Ormanlar içinde veya
bitişiğindeki köyler halkının kalkındırılması, ormanların ve bütünlüğünün
korunması bakımlarından, ormanın gözetilmesi ve işletilmesinde Devletle bu
halkın işbirliğini sağlayıcı tedbirlerle, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve
fen bakımından orman niteliğini tamamen kaybetmiş yerlerin değerlendirilmesi;
bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında yarar görülmeyen yerlerin
tespiti ve orman sınırları dışına çıkartılması; orman içindeki köyler halkının
kısmen veya tamamen bu yerlere yerleştirilmesi için Devlet eliyle anılan
yerlerin ihya edilerek bu halkın yararlanmasına tahsisi kanunla
düzenlenir.
Devlet, bu halkın işletme
araç ve gereçleriyle diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırıcı tedbirleri
alır.
Orman içinden nakledilen
köyler halkına ait araziler, Devlet ormanı olarak derhal
ağaçlandırılır.
V.
Kooperatifçiliğin geliştirilmesi
MADDE
171. – Devlet, millî ekonominin
yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin
korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri
alır.
(Son fıkra mülga:
23.7.1995-4121/15 md.)
VI.
Tüketiciler ile esnaf ve sanatkârların
korunması
A.
Tüketicilerin korunması
MADDE
172. – Devlet, tüketicileri
koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu
girişimlerini teşvik eder.
B. Esnaf
ve sanatkârların korunması
MADDE
173. – Devlet, esnaf ve
sanatkârı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.
BEŞİNCİ
KISIM
Çeşitli
Hükümler
I.
İnkılâp kanunlarının korunması
MADDE
174. – Anayasanın hiçbir hükmü,
Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye
Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen
inkılâp kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte
bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve
yorumlanamaz :
1. 3 Mart 1340 tarihli ve
430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu;
2. 25 Teşrinisâni 1341
tarihli ve 671 sayılı Şapka İktisâsı Hakkında
Kanun;
3. 30 Teşrinisâni 1341
tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve
İlgasına Dair Kanun;
4. 17 Şubat 1926 tarihli ve
743 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle kabul edilen, evlenme akdinin evlendirme
memuru önünde yapılacağına dair medenî nikâh esası ile aynı kanunun 110 uncu
maddesi hükmü;
5. 20 Mayıs 1928 tarihli ve
1288 sayılı Beynelmilel Erkamın Kabulü Hakkında
Kanun;
6. 1 Teşrinisâni 1928
tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında
Kanun;
7. 26 Teşrinisâni 1934
tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa Gibi Lâkap ve Unvanların Kaldırıldığına
Dair Kanun;
8. 3 Kânunuevvel 1934
tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair
Kanun.
ALTINCI
KISIM
Geçici
Hükümler
GEÇİCİ MADDE 1. – Anayasanın, halkoylaması sonucu,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası olarak kabul edildiğinin usulünce ilânı ile
birlikte, halkoylaması tarihindeki Millî Güvenlik Konseyi Başkanı ve Devlet
Başkanı, Cumhurbaşkanı sıfatını kazanarak, yedi yıllık bir dönem için, Anayasa
ile Cumhurbaşkanına tanınan görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır. 18
Eylül 1980 tarihinde Devlet Başkanı olarak içtiği and
yürürlükte kalır. Yedi yıllık sürenin sonunda Cumhurbaşkanlığı seçimi Anayasada
öngörülen hükümlere göre yapılır.
Cumhurbaşkanı, ilk genel
seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, Başkanlık Divanı
oluşuncaya kadar, 12 Aralık 1980 gün ve 2356 sayılı Kanunla teşekkül etmiş olan
Millî Güvenlik Konseyinin Başkanlığını da yürütür.
İlk milletvekili genel
seçimleri sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp göreve başlayıncaya
kadar geçecek süre içinde, Cumhurbaşkanlığının
herhangi bir surette boşalması halinde, Millî Güvenlik Konseyinin en kıdemli
üyesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Anayasaya göre yeni Cumhurbaşkanını
seçinceye kadar, Cumhurbaşkanına vekâlet eder ve O’nun Anayasadaki bütün
görevlerini yerine getirir ve yetkilerini kullanır.
GEÇİCİ
MADDE 2. – 12 Aralık 1980 gün ve
2356 sayılı Kanunla kuruluşu gösterilen Millî Güvenlik Konseyi, Anayasaya dayalı
olarak hazırlanacak Siyasî Partiler Kanunu ile Seçim Kanununa göre yapılacak ilk
genel seçimler sonucu Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp Başkanlık Divanını
oluşturuncaya kadar 2324 sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun ve 2485 sayılı
Kurucu Meclis Hakkında kanunlara göre görevlerini devam
ettirir.
Anayasanın kabulünden sonra
2356 sayılı Kanunun 3 üncü maddesindeki Millî Güvenlik Konseyi üyeliklerinden
birisinin herhangi bir nedenle boşalması halinde doldurulması usulüne ilişkin
hüküm uygulanmaz.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
toplanıp göreve başladıktan sonra, Millî Güvenlik Konseyi, altı yıllık bir süre
için Cumhurbaşkanlığı Konseyi haline dönüşür ve Millî Güvenlik Konseyi üyeleri,
Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyesi sıfatını alırlar. Millî Güvenlik Konseyi üyesi
olarak 18 Eylül 1980 tarihinde içtikleri and
yürürlükte kalır. Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyeleri, Anayasada Türkiye Büyük
Millet Meclisi üyelerinin haiz bulundukları özlük hakları ile dokunulmazlığına
sahip olurlar. Altı yıllık süre sonunda Cumhurbaşkanlığı Konseyinin hukukî
varlığı sona erer.
Cumhurbaşkanlığı Konseyinin
görevleri şunlardır :
a) Türkiye Büyük Millet
Meclisince kabul edilerek Cumhurbaşkanlığına gönderilen, Anayasada yazılı temel
hak ve hürriyetlere ve ödevlere, lâiklik ilkesine, Atatürk inkılâplarının, millî
güvenliğin ve kamu düzeninin korunmasına, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumuna,
milletlerarası andlaşmalara, dış ülkelere silahlı
kuvvet gönderilmesine ve yabancı kuvvetlerin Türkiye’ye kabulüne, olağanüstü
yönetime, sıkıyönetim ve savaş haline dair kanunlar ile Cumhurbaşkanınca gerekli
görülen diğer kanunları Cumhurbaşkanına tanınan onbeş
günlük sürenin ilk on günü içinde incelemek;
b) Cumhurbaşkanının istemi
ve tespit edeceği süre içinde :
Milletvekili genel
seçimlerinin yenilenmesine, olağanüstü yönetim yetkisinin kullanılmasına ve
alınacak tedbirlere, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunun yönetim ve gözetimine,
gençliğin yetiştirilmesine ve Diyanet İşlerinin düzenlenmesine ilişkin konuları
incelemek ve görüş bildirmek;
c) Cumhurbaşkanının istemine
göre, iç ve dış güvenlik ile gerekli görülen diğer konularda inceleme ve
araştırma yapmak ve sonuçlarını Cumhurbaşkanına
sunmak.
GEÇİCİ
MADDE 3. – Anayasaya göre yapılacak
ilk milletvekili genel seçimi sonucunda Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp,
Başkanlık Divanını oluşturması ile birlikte :
a) 27 Ekim 1980 gün ve 2324
sayılı Anayasa Düzeni Hakkında Kanun,
b) 12 Aralık 1980 gün ve
2356 sayılı Millî Güvenlik Konseyi Hakkında Kanun,
c) 29 Haziran 1981 gün ve
2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun,
Yürürlükten kalkar ve Millî
Güvenlik Konseyi ile Danışma Meclisinin hukukî varlıkları sona
erer.
GEÇİCİ
MADDE 4. – (Mülga: 17.5.1987
tarihli 3361 ve 23.5.1987 tarihli 3376 numaralı kanunlar gereğince, 6 Eylül 1987
tarihinde yapılan halkoylaması sonucunda yürürlükten kalkmıştır. Halkoylaması
sonucunun yayımlandığı Resmî Gazete : 12.9.1987
-19572)
GEÇİCİ
MADDE 5. – Yapılacak ilk
milletvekili genel seçimi sonucunun Yüksek Seçim Kurulunca ilânını takip eden
onuncu gün, Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi
binasında, saat 15.00’de kendiliğinden toplanır. Bu toplantıya en yaşlı
Milletvekili Başkanlık eder. Bu toplantıda milletvekilleri andiçerler.
GEÇİCİ
MADDE 6. – Anayasaya göre kurulan
Türkiye Büyük Millet Meclisinin toplantı ve çalışmaları için kendi içtüzükleri
yapılıncaya kadar, Millet Meclisinin 12 Eylül 1980 tarihinden önce yürürlükte
olan İçtüzüğünün, Anayasaya aykırı olmayan hükümleri
uygulanır.
GEÇİCİ
MADDE 7. – İlk milletvekili genel
seçimi sonunda, Türkiye Büyük Millet Meclisi toplanıp, yeni Bakanlar Kurulu
kuruluncaya kadar, iş başında olan Bakanlar Kurulunun görevi devam
eder.
GEÇİCİ
MADDE 8. – Anayasa ile kabul
edilmiş olan yeni organ, kurum ve kurulların kuruluş, görev, yetki ve
işleyişleri ile ilgili kanunlarla, Anayasada konulması veya değiştirilmesi
öngörülen diğer kanunlar, Anayasanın kabulünden başlayarak Kurucu Meclisin görev
süresi içerisinde, bu süre içerisinde yetiştirilemeyenler, seçimle gelen Türkiye
Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl sonuna kadar
çıkartılır.
GEÇİCİ
MADDE 9. – İlk genel seçimler
sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin Başkanlık Divanı kurulduktan
sonra altı yıllık süre içinde yapılacak Anayasa değişikliklerini Cumhurbaşkanı,
Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderebilir. Bu takdirde Türkiye Büyük
Millet Meclisinin geri gönderilen Anayasa değişikliği hakkındaki kanunu, aynen
kabul edip tekrar Cumhurbaşkanına gönderebilmesi, üye tamsayısının dörtte üç
çoğunluğunun oyu ile mümkün olabilir.
GEÇİCİ
MADDE 10. – Mahallî idare seçimleri
en geç Türkiye Büyük Millet Meclisinin ilk toplantısını izleyen bir yıl içinde
yapılır.
GEÇİCİ
MADDE 11. – Anayasanın halkoyu ile
kabul edildiği tarihte Anayasa Mahkemesi asıl ve yedek üyesi olanların kadroları
ile görevleri devam eder. Bunlardan Anayasa Mahkemesince belli görevlere
seçilenlerin bu suretle kazanmış oldukları sıfatları saklı
kalır.
Anayasa Mahkemesi asıl üye
sayısı onbire ininceye kadar boşalan asıl üye
kadrosuna, asıl ve yedek üye sayısı toplamı onbeşe
ininceye kadar da boşalan yedek üye kadrosuna seçim yapılmaz. Anayasa
Mahkemesinin yeni düzenlemeye intibakı sağlanıncaya kadar asıl üye sayısının
onbirden, asıl ve yedek üye sayıları toplamının onbeşden aşağı düşmesi nedeniyle yapılacak seçimlerde bu
Anayasanın kabul ettiği esasa ve sıraya uyulur.
Anayasa Mahkemesi asıl üye
sayısı onbire ininceye kadar dava ve işlerde 22.4.1962
gün ve 44 sayılı Kanunun öngördüğü
toplanma yeter sayısı uygulanır.
GEÇİCİ
MADDE 12. – 13.5.1981 gün ve 2461
sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun geçici 1 inci maddesi
uyarınca Yargıtay ve Danıştaydan Kurulun asıl ve yedek
üyeliğine; 1730 sayılı Yargıtay Kanununa 25.6.1981 gün ve 2483 sayılı Kanunla
eklenen geçici madde uyarınca
Cumhuriyet Başsavcılığı ile Cumhuriyet Başsavcıvekilliğine; 6.1.1982 gün ve 2575 sayılı Danıştay
Kanununun geçici 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Danıştay
Başkanlığına, Başsavcılığına, başkanvekilliklerine ve daire başkanlıklarına, Devlet
Başkanınca seçilmiş bulunanlar, seçildikleri dönem için bu görevlerine devam
ederler.
6.1.1982 gün ve 2576 sayılı
Kanunun geçici maddelerinin idarî mahkemeler başkan ve üyeliklerine atamalara
ilişkin hükümleri de saklıdır.
GEÇİCİ
MADDE 13. – Hâkimler ve Savcılar
Yüksek Kuruluna Yargıtaydan seçilmesi gereken bir asıl
ve bir yedek üyenin seçimleri Anayasanın yürürlüğe girdiği tarihi izleyen yirmi
gün içinde yapılır.
Seçilen üyeler göreve
başlayıncaya kadar Kurul, toplantı yeter sayısını oluşturacak yedek üyenin
katılmasıyla çalışmalarını yapar.
GEÇİCİ
MADDE 14. – Sendikaların gelirlerini
Devlet bankalarında muhafaza etmelerine ilişkin yükümlülükleri, Anayasanın
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde yerine
getirilir.
GEÇİCİ
MADDE 15. – 12 Eylül 1980
tarihinden, ilk genel seçimler sonucu toplanacak Türkiye Büyük Millet Meclisinin
Başkanlık Divanını oluşturuncaya kadar geçecek süre
içinde, yasama ve yürütme yetkilerini Türk milleti adına kullanan, 2356 sayılı
Kanunla kurulu Millî Güvenlik Konseyinin, bu Konseyin yönetimi döneminde
kurulmuş hükümetlerin, 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanunla görev ifa eden
Danışma Meclisinin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezaî,
malî veya hukukî sorumluluk iddiası ileri sürülemez ve bu maksatla herhangi bir
yargı merciine başvurulamaz.
Bu karar ve tasarrufların
idarece veya yetkili kılınmış organ, merci ve görevlilerce uygulanmasından
dolayı, karar alanlar, tasarrufta bulunanlar ve uygulayanlar hakkında da
yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanır.
(Son fıkra mülga:
3.10.2001-4709/34 md.)
GEÇİCİ
MADDE 16. – Anayasanın
halkoylamasına ilişkin oy verme kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy
kullanma yeterliği bulunduğu halde hukukî veya fiilî herhangi bir mazereti
olmaksızın halkoylamasına katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden
beş yıl içinde yapılacak genel ve ara seçimleri ile mahallî seçimlere ve diğer
halkoylamalarına katılamazlar, seçimlerde aday
olamazlar.
YEDİNCİ
KISIM
Son
Hükümler
I.
Anayasanın değiştirilmesi, seçimlere ve halkoylamasına
katılma
MADDE
175. – (Değişik: 17.5.1987 -
3361/3 md.) Anayasanın değiştirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye
tamsayısının en az üçte biri tarafından yazıyla teklif edilebilir. Anayasanın
değiştirilmesi hakkındaki teklifler Genel Kurulda iki defa görüşülür. Değiştirme
teklifinin kabulü Meclisin üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun gizli oyuyla
mümkündür.
Anayasanın değiştirilmesi
hakkındaki tekliflerin görüşülmesi ve kabulü, bu maddedeki kayıtlar dışında,
kanunların görüşülmesi ve kabulü hakkındaki hükümlere
tâbidir.
Cumhurbaşkanı Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunları, bir daha görüşülmek üzere Türkiye Büyük
Millet Meclisine geri gönderebilir. Meclis, geri gönderilen Kanunu, üye
tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile aynen kabul ederse Cumhurbaşkanı bu Kanunu
halkoyuna sunabilir.
Meclisce üye
tamsayısının beşte üçü ile veya üçte ikisinden az oyla kabul edilen Anayasa
değişikliği hakkındaki Kanun, Cumhurbaşkanı tarafından Meclise iade edilmediği
takdirde halkoyuna sunulmak üzere Resmî Gazetede
yayımlanır.
Doğrudan veya
Cumhurbaşkanının iadesi üzerine, Meclis üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile
kabul edilen Anayasa değişikliğine ilişkin kanun veya gerekli görülen maddeleri
Cumhurbaşkanı tarafından halkoyuna sunulabilir. Halkoylamasına sunulmayan
Anayasa değişikliğine ilişkin Kanun veya ilgili maddeler Resmî Gazetede
yayımlanır.
Halkoyuna sunulan Anayasa
değişikliklerine ilişkin kanunların yürürlüğe girmesi için, halkoylamasında
kullanılan geçerli oyların yarısından çoğunun kabul oyu olması
gerekir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi
Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların kabulü sırasında, bu Kanunun
halkoylamasına sunulması halinde, Anayasanın değiştirilen hükümlerinden,
hangilerinin birlikte hangilerinin ayrı ayrı
oylanacağını da karara bağlar.
Halkoylamasına, milletvekili
genel ve ara seçimlerine ve mahallî genel seçimlere iştiraki temin için, kanunla
para cezası dahil gerekli her türlü tedbir alınır.
II.
Başlangıç ve kenar başlıklar
MADDE
176. – Anayasanın dayandığı
temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine
dahildir.
Madde kenar başlıkları, sadece ilgili oldukları
maddelerin konusunu ve maddeler arasındaki sıralama ve bağlantıyı gösterir. Bu
başlıklar, Anayasa metninden sayılmaz.
III. Anayasanın yürürlüğe
girmesi
MADDE
177. – Bu Anayasa, halkoylaması
sonucu kabul edilip Resmî Gazetede yayımlanması ile Türkiye Cumhuriyeti
Anayasası olur ve aşağıda gösterilen istisnalar ile bu istisnaların yürürlüğe
girmesine ait hükümler dışında bütünüyle yürürlüğe
girer.
a) İKİNCİ KISIM II.
Bölümdeki; kişi hürriyeti ve güvenliği, basın ve yayımla ilgili hükümler,
toplantı hak ve hürriyetleri,
III. Bölümdeki çalışma ile
ilgili hükümler, toplu iş sözleşmesi, grev hakkı ve lokavt ile ilgili
hükümler,
Bu hükümler yeni kanunları
çıkarıldığında veya mevcut kanunlarda değişiklik yapıldığında ve her halde en
geç Türkiye Büyük Millet Meclisi göreve başladığında yürürlüğe girer. Ancak bu
hükümler yürürlüğe girinceye kadar mevcut kanunlar ve Millî Güvenlik Konseyinin
bildiri ve kararları uygulanır.
b) İKİNCİ KISIM’daki; siyasî faaliyette bulunma hakları ile siyasî
partilerle ilgili hükümler, bunlara dayalı olarak yeniden hazırlanacak Siyasî
Partiler Kanununun;
Seçme ve seçilme hakkı ise
yine bu hükümlere dayalı olarak hazırlanacak Seçim Kanununun;
Yayımlanması ile yürürlüğe
girer.
c) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; yasama ile ilgili
hükümler;
Bu hükümler ilk milletvekili
genel seçimi sonucunun ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Ancak bu bölümdeki
Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri, 29
Haziran 1981 gün ve 2485 sayılı Kurucu Meclis Hakkında Kanun hükümleri saklı
kalmak üzere Türkiye Büyük Millet
Meclisi göreve başlayıncaya kadar Millî Güvenlik Konseyince yerine
getirilir.
d) ÜÇÜNCÜ KISIM’daki; Cumhurbaşkanı başlığı altındaki görev ve
yetkileri ile Devlet Denetleme Kurulu, Bakanlar Kurulu başlığı altındaki
tüzükler, Millî Savunma, olağanüstü
yönetim usulleri, idare başlığı altındaki mahallî idareler ile Atatürk Kültür,
Dil ve Tarih Yüksek Kurumu hariç diğer hükümler ve Devlet Güvenlik Mahkemeleri
hariç yargıya ilişkin bütün hükümler Anayasanın halkoylaması sonucunda kabulünün
Resmî Gazetede ilanı ile birlikte yürürlüğe girer. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar
Kuruluna ait yürürlüğe girmeyen hükümler Türkiye Büyük Millet Meclisinin göreve
başlaması ile, mahallî idareler ile Devlet Güvenlik Mahkemelerine ilişkin
hükümler ise ilgili kanunların yayımlanması ile yürürlüğe
girer.
e) Anayasanın halkoylaması
sonucu kabulünün ilanıyla birlikte yürürlüğe girecek hükümleri ve mevcut ve
kurulacak kurum, kuruluş ve kurullar için yeniden kanun yapılması veya mevcut
kanunlarda değişiklik yapılması gerekiyorsa bunlara ilişkin işlemler mevcut
kanunların Anayasaya aykırı olmayan hükümleri veya doğrudan Anayasa hükümleri,
Anayasanın 11 inci maddesi gereğince uygulanır.
f) Kesinhesap kanunu tasarılarının görüşülme usulünü düzenleyen
164 üncü maddenin ikinci fıkrası hükmü 1984 yılından itibaren uygulanmaya
başlanır.
TÜRKİYE
CUMHURİYETİ ANAYASASINA
İŞLENEMEYEN
GEÇİCİ MADDELER
3.10.2001
tarihli ve 4709 sayılı Kanunun geçici maddesi
GEÇİCİ
MADDE – A) Bu Kanunun 24 üncü
maddesi ile Anayasanın 67 nci maddesine son fıkra
olarak eklenen hüküm bu Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra yapılacak ilk genel
seçimde uygulanmaz.
B)Bu Kanunun 28 inci maddesi
ile Anayasanın 87 nci maddesinde yapılan değişiklik,
bu Kanunun yürürlük tarihinden önce, Anayasanın 14 üncü maddesindeki fiilleri
işleyenler hakkında uygulanmaz.
27.12.2002
tarihli ve 4777 sayılı Kanunun geçici maddesi
GEÇİCİ
MADDE 1. – Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının 67 nci maddesinin son fıkrası, Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 22 nci Dönemi içinde yapılacak
ilk ara seçimde uygulanmaz.
Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının
Değişiklikleri
Kabul
Değiştirilen
Resmi Gazete
Kanun No. Tarihi
Maddeler
Tarih Sayı
3361
17.5.1987
67,75,175, Geçici 4 18.5.1987 -
19464
Mükerrer
3913
8.7.1993 133
10.7.1993 - 21633
4121
23.7.1995
Başlangıç Metni,
26.7.1995 - 22355
33,52,53,67,68,69,
75,84,85,93,127,
135,149,171
4388
18.6.1999
143
18.6.1999 - 23729
Mükerrer
4446
13.8.1999
47, 125, 155
14.8.1999 - 23786
4709
3.10.2001
Başlangıç Metni,
17.10.2001 - 24556
13,14,19,20,21,22,
Mükerrer
23,26,28,31,33,34,
36,38,40,41,46,49,
51,55,65,66,67,69,
74,87,89,94,100,
118,149, Geçici 15
4720
21.11.2001 86
1.12.2001 - 24600
4777
27.12.2002 76,78
31.12.2002 - 24980
3. Mükerrer
5170
7.5.2004
10,15,17,30,38,87, 22.5.2004 –
25469
90,131,143,160