Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 2. Yasama Yılı
26. Birleşim 10/Aralık /2003 Çarşamba


Formun Üstü

Formun Altı

Tutanak toplam 97 sayfadır.


DÖNEM : 22 CİLT : 32 YASAMA YILI : 2

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

26 ncı Birleşim

10 Aralık 2003 Çarşamba

İ Ç İ N D E K İ L E R

Sayfa

I.- GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un, 10 Aralık 2003, Dünya İnsan Hakları Günü ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul edilişinin 55 inci yıldönümü münasebetiyle konuşması

B) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Bursa Milletvekili Zafer Hıdıroğlu'nun, Dünya İnsan Hakları Gününün 55 inci yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

2.- Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Atilla Maraş'ın, Dünya İnsan Hakları Gününün 55 inci yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

3.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım, Kastamonulu kadınların, yurdumuzun işgalini ve işgal güçlerinin vahşetini protesto etmek amacıyla 10 Aralık 1919 tarihinde gerçekleştirdikleri ilk kadın mitinginin, başkaldırı ve direniş hareketinin 84 üncü yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

C) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter'in TBMM'den bir heyeti KKTC'ye resmî davetine icabet edecek heyete ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/408)

2.- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Belçika ve İspanya'ya yaptığı resmî ziyarete katılmaları uygun görülen milletvekillerine ilişkin Başbakanlık tezkeresi (3/409)

D) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1


1.- Samsun Milletvekili Haluk Koç ve 55 milletvekilinin, Bakanlığı sırasında yapılan ihalelerde usulsüzlüklerde bulunduğu ve bu ihalelerle ilgili yolsuzluk iddialarının tahkikini zamanında yaptırmayarak görevini kötüye kullandığı, aynı zamanda mal varlığında haksız bir artışa sebebiyet verdiği iddiasıyla Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Koray Aydın hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/8)

2.- Samsun Milletvekili Haluk Koç ve 55 milletvekilinin, Karadeniz sahil yolu işlerinin ihalesinde müteahhit firmaların önceden anlaştıklarının bilinmesine rağmen, fiyatları ayarlayarak ve rekabete meydan vermeyerek devleti büyük ölçüde zarara uğrattığı iddiasıyla Bayındırlık ve İskân Eski Bakanı Yaşar Topçu hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/9)

3.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve 55 milletvekilinin, bakanlığı sırasında ihalelere fesat karıştırma sonucunu doğuran eylemlerde bulunduğu, ihalelerle ilgili yolsuzluk iddialarına göz yumduğu, gerekli tedbirleri zamanında almadığı ve gerekli soruşturmaları zamanında yaptırmadığı, böylelikle, görevini kötüye kullandığı ve mal varlığında haksız bir artışa sebebiyet verdiği iddiasıyla Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Koray Aydın ile ayrıca, bakanlıkları sırasında Karayolları Genel Müdürlüğündeki usulsüz keşif artışlarına onay vermek suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları iddiasıyla Bayındırlık ve İskân eski Bakanları Koray Aydın ve Abdülkadir Akcan haklarında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/10)

E) ÇEŞİTLİ İŞLER

1.- 2004 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2002 Malî Yılı Kesinhesap Kanunu Tasarılarının Genel Kurulda görüşmeleri üzerinde şahısları adına söz almak isteyen üyelerin söz kayıt işlemlerine ilişkin Başkanlık duyurusu

IV.- ÖNERİLER

A) DANIŞMA KURULU ÖNERİLERİ

1.- 2004 Malî Yılı Bütçe Kanunu Tasarıları ile 2002 Malî Yılı Kesinhesap Kanunu Tasarılarının görüşme gün ve saatleriyle, konuşma sürelerine ilişkin Danışma Kurulu önerisi

B) SİYASÎ PARTİ GRUBU ÖNERİLERİ

1.- Genel Kurul gündemindeki sıralama ile çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesine ilişkin AK Parti Grubu önerisi

V.- KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1.- Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)

2.- Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

3.- Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu Kurulması Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında 12.11.2003 tarihli ve 5001 sayılı Kanun ile Anayasanın 89 uncu maddesi gereğince Cumhurbaşkanınca bir daha görüşülmek üzere geri gönderme tezkeresi ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Raporu (1/704) (S. Sayısı: 298)

4.- Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanununun Bazı Hükümlerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum ve Anayasa Komisyonları Raporları (1/703) (S. Sayısı: 299)

5.- Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/692) (S.Sayısı: 302)

VI.- SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1.- Adana Milletvekili Nevin Gaye Erbatur'un, Bağ-Kur iştirakçilerinin prim borçlarına uygulanan faize ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı (7/1299)

2.- İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, SSK'nın iyileştirici sarf malzemeleri için yaptığı protokollere ilişkin sorusu ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'nun cevabı (7/1379)

3.- Adana Milletvekili Atillâ Başoğlu'nun, 4207 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin sorusu ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun cevabı (7/1432)

2


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak üç oturum yaptı.

Karaman Milletvekili Yüksel Çavuşoğlu, Ermenek'te bir maden ocağında meydana gelen grizu patlamasına, bundan sonrası için alınması gereken emniyet tedbirlerine ve Suriye-Türkiye Dostluk Grubunun daveti üzerine Suriye'ye yaptıkları resmî ziyarete,

Sivas Milletvekili Osman Kılıç, tarımsal kalkınmanın önemine, Sıvas İlinin çeşitli sorunları ile, çiftçiler üzerinde yarattığı olumsuz etkilere ve alınması gereken önlemlere,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Antalya Milletvekili Osman Özcan'ın, muz üreticilerinin sorunları ile kaçak muz ticaretinin üreticiler üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin gündemdışı konuşmasına, Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü cevap verdi.

Samsun Milletvekili Mehmet Kurt ve 20 milletvekilinin, kapkaç olaylarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasına ilişkin önergesi (10/151) Genel Kurulun bilgisine sunuldu; önergenin gündemdeki yerini alacağı ve öngörüşmelerinin, sırası geldiğinde yapılacağı açıklandı.

İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş'ın, Kamu İktisadî Teşebbüsleri Komisyonu üyeliğinden çekildiğine ilişkin önergesi Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter'in TBMM'den bir heyeti KKTC'ye resmî davetlerine icabet edilmesine ilişkin Başkanlık tezkeresi kabul edildi.

Gündemin "Özel Gündemde Yer Alacak İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve 63 milletvekilinin, bakanlıkları sırasında ilgili kuruluşların raporlarının gereğinin yapılmasını geciktirerek ve gerekli tedbirleri zamanında almayarak görevlerini yerine getirmemek suretiyle Türkiye Halk Bankasının zarara uğramasına sebep oldukları, usulsüz işlemlerin yapılmasına imkân sağladıkları ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 uncu maddesinin ikinci fıkrasına uyduğu iddiasıyla Devlet eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı H. Hüsamettin Özkan ile Devlet eski Bakanı Recep Önal (9/3);

2 nci sırasında bulunan ve birleştirilerek görüşülen,

İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve 63 milletvekilinin, doğalgaz alım anlaşmalarında devlet alım satımına fesat karıştırdığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 205 inci maddesine uyduğu iddiasıyla Enerji ve Tabiî Kaynaklar eski Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer ile ayrıca bakanlıkları sırasında uyguladıkları yanlış ve usulsüz enerji politikalarında ilgili kurum ve kuruluşların uyarılarını dikkate almayarak kamuyu zarara uğrattıkları ve bu suretle görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma fiillerini işledikleri ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 uncu maddesinin ikinci fıkrasına ve 240 ıncı maddesine uyduğu iddiasıyla Enerji ve Tabiî Kaynaklar eski Bakanları Mustafa Cumhur Ersümer ve Zeki Çakan (9/4) ile,

Samsun Milletvekili Haluk Koç ve 55 milletvekilinin, Bakanlığı sırasında enerji ve doğalgaz anlaşmalarında Türkiye aleyhine anlaşma ve uygulamaların yapılmasına yol açtığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 205 inci maddesine uyduğu iddiasıyla Enerji ve Tabiî Kaynaklar eski Bakanı Mustafa Cumhur Ersümer ile ayrıca bakanlıkları sırasında DSİ Genel Müdürlüğünde usulsüz uygulamalara onay verdikleri ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 230 ve 366 ncı maddelerine uyduğu iddiasıyla Enerji ve Tabiî Kaynaklar eski bakanları Mustafa Cumhur Ersümer ve Zeki Çakan (9/7);

3 üncü sırasında bulunan ve birleştirilerek görüşülen,

İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve 58 milletvekilinin (9/5) ile,

Samsun Milletvekili Haluk Koç ve 55 milletvekilinin (9/6),

Türkbank ihalesi sürecinde malın satımında ve değerinde fesat oluşturacak ilişki ve görüşmelere girdikleri ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 205 inci maddesine uyduğu iddiasıyla eski Başbakan A. Mesut Yılmaz ve Devlet eski Bakanı Güneş Taner;

Haklarında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergelerinin, öngörüşmelerini müteakiben yapılan gizli oylamaları sonucunda, kabul edildikleri ve Anayasanın 100 üncü maddesi gereğince, soruşturmaların, siyasî partilerin güçleri oranında komisyona verebilecekleri üye sayısının 3 katı olarak gösterecekleri adaylar arasından her parti için ayrı ayrı ad çekme suretiyle kurulacak 15 kişilik bir komisyon tarafından yürütüleceği açıklandı.

15 üyeden teşekkül edecek komisyonların iki aylık çalışma sürelerinin, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip üye seçimleri tarihinden başlamak üzere olması, kabul edildi.

10 Aralık 2003 Çarşamba günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 22.20'de son verildi.

Sadık Yakut

Başkanvekili

Ahmet Küçük Mehmet Daniş

Çanakkale Çanakkale

3


Kâtip Üye Kâtip Üye

4


No. : 42

II. - GELEN KÂĞITLAR

10 Aralık 2003 Çarşamba

Raporlar

1.- Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu Tasarısı ve Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/692) (S. Sayısı : 302) (Dağıtma tarihi: 10.12.2003) (GÜNDEME)

2.- Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanununun 14 üncü Maddesinin (3) Numaralı Fıkrası Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi Hakkında Tesis Edilecek Bazı İşlemler Hakkında Kanun Tasarısı ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (1/700) (S. Sayısı: 304) (Dağıtma tarihi : 10.12.2003) (GÜNDEME)

Yazılı Soru Önergeleri

1.- İzmir Milletvekili Ahmet Ersin'in, süresiz vekil imamlık sınavına ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1610) (Başkanlığa geliş tarihi: 8.12.2003)

2.- İzmir Milletvekili K. Kemal Anadol'un, 58 ve 59 uncu Hükümet dönemlerinde bazı köktendinci terör örgütlerine düzenlenen operasyonlara ilişkin Başbakandan yazılı soru önergesi (7/1611) (Başkanlığa geliş tarihi: 8.12.2003)

3.- Trabzon Milletvekili Asım Aykan'ın, Necip Hablemitoğlu cinayetine ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1612) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.12.2003)

4.- Samsun Milletvekili Suat Kılıç'ın, iptal edilen Fenerbahçe-Ç. Rizespor maçı ve hakem hatalarına ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Mehmet Ali Şahin) yazılı soru önergesi (7/1613) (Başkanlığa geliş tarihi: 9.12.2003)

Meclis Soruşturması Önergeleri

1.- Samsun Milletvekili Haluk Koç ve 55 Milletvekilinin, Bakanlığı sırasında yapılan ihalelerde usulsüzlüklerde bulunduğu ve bu ihalelerle ilgili yolsuzluk iddialarının tahkikini zamanında yaptırmayarak görevini kötüye kullandığı, aynı zamanda mal varlığında haksız bir artışa sebebiyet verdiği ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 366 ve 240 ıncı maddeleri ile Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 12, 13, 14 ve 15 inci maddelerine uyduğu iddiasıyla Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Koray Aydın hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/8) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.12.2003) (Dağıtma Tarihi: 10.12.2003)

2.- Samsun Milletvekili Haluk Koç ve 55 Milletvekilinin, Karadeniz Sahil Yolu işlerinin ihalesinde müteahhit firmaların önceden anlaştıklarının bilinmesine rağmen, fiyatları ayarlayarak ve rekabete meydan vermeyerek devleti büyük ölçüde zarara uğrattığı ve bu eyleminin Türk Ceza Kanununun 205 inci maddesine uyduğu iddiasıyla Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Yaşar Topçu hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/9) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.12.2003) (Dağıtma Tarihi: 10.12.2003)

3.- İstanbul Milletvekili Hüseyin Besli ve 55 Milletvekilinin, Bakanlığı sırasında ihalelere fesat karıştırma sonucunu doğuran eylemlerde bulunduğu, ihalelerle ilgili yolsuzluk iddialarına göz yumduğu, gerekli tedbirleri zamanında almadığı ve gerekli soruşturmaları zamanında yaptırmadığı, böylelikle görevini kötüye kullandığı ve mal varlığında haksız bir artışa sebebiyet verdiği ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 366 ve 240 ıncı maddeleri ile Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 12, 13, 14 ve 15 inci maddelerine uyduğu iddiasıyla Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Koray Aydın ile ayrıca Bakanlıkları sırasında Karayolları Genel Müdürlüğündeki usulsüz keşif artışlarına onay vermek suretiyle görevlerini kötüye kullandıkları ve bu eylemlerinin Türk Ceza Kanununun 240 ıncı maddesine uyduğu iddiasıyla Bayındırlık ve İskan eski Bakanları Koray Aydın ve Abdulkadir Akcan haklarında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddeleri uyarınca bir Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/10) (Başkanlığa geliş tarihi: 3.12.2003) (Dağıtma Tarihi: 10.12.2003)

BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

10 Aralık 2003 Çarşamba

BAŞKAN: Başkanvekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER : Mehmet DANİŞ (Çanakkale), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 26 ncı Birleşimini açıyorum.

Toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

III.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) OTURUM BAŞKANLARININ KONUŞMALARI

1.- TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un, 10 Aralık 2003, Dünya İnsan Hakları Günü ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul edilişinin 55 inci yıldönümü münasebetiyle konuşması

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, bugün 10 Aralık 2003; Dünya İnsan Hakları Günü ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul edilişinin 55 inci yıldönümü.

Türkiye, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Gününü, insanlıkdışı bir terör dalgasıyla, en kutsal hak olan yaşama hakkına yönelik haince saldırıların gölgesi altında kutlamanın üzüntüsü içerisindedir.

1948 yılında, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin kabul edildiği 10 Aralık günü, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun 1950 yılında aldığı 423(V) sayılı Kararla, İnsan Hakları Günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. Ellibeş yıl önce kabul edilen ve 300'den fazla dile tercüme edilen İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, bugün, uluslararası kabul görmüş birçok temel hak ve hürriyetin temelini oluşturmuştur.

5


İnsan hakları mücadelesinin temelini, insan onurunun korunması oluşturmaktadır. İnsan haklarını ulusal sınırların ötesine taşıyıp evrenselleştiren, bu hakları vazgeçilmez ve devredilmez kılan da, yine insan onurudur.

Din, dil, ırk, siyasî görüş ayırımı olmaksızın herkes, insan olmaktan kaynaklanan birtakım temel haklara ve özgürlüklere sahiptir. Bu temel, insan haklarındaki çifte standardın önündeki en büyük engeldir.

İnsan hakları, artık, ulusal sınırları aşmış, devletlerin iç meselesi olmaktan çıkmıştır. Artık, bir ülkede insan haklarına gösterilen saygı, o ülkenin uygarlık düzeyinin bir ölçüsü haline gelmiştir.

Ülkemizde de, insan hakları, son on yılın iç ve dışpolitikasının en önemli gündem maddelerinden biri olmuştur. Bu bağlamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, üzerine düşen görevi ve katkıyı yapma çabası içerisindedir.

Ulusal ve uluslararası insan hakları mücadelesinin önündeki en büyük engellerden bir tanesi de, bu kutsal çabanın bir dışpolitika aracı olarak kullanılmasıdır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, insan hakları alanındaki eksikliklerimizi gidermek için her türlü yapıcı eleştiri ve işbirliğine açıktır; ancak, maalesef, bazı ülkeler ve uluslararası kurumlar, insan hakları ihlallerine yönelik olarak çifte standartlı bir yaklaşım sergilemektedir veya bu kutsal mücadele, başka devletlerin iç işlerine müdahale aracı olarak kullanılmaktadır. Oysa, insan hakları, her türlü politik çıkar ve kaygının üzerinde olmalıdır.

Dünyanın neresinde olursa olsun, bütün insanlar, eşit, özgür ve onurlu yaşama hakkına sahiptir. Bu konudaki mücadele, ülkeye ve insanlara bağlı olarak farklılık göstermemelidir. Özellikle, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde hafta sonu yapılacak olan seçimlere yönelik dış baskılar sonucunda, Kıbrıslı Türk vatandaşlarımızın en temel haklarına yönelik çifte standarda tabi açıklama, beyan ve aba altından sopa göstermeler, temel hak ve özgürlükler alanında demokratik uygulamanın doruğuna ulaştığını ilan eden Avrupa Birliğine üye ülkelerin temel prensipleriyle bağdaşmamaktadır. Aynı zamanda, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Loizidou davasıyla bir Kıbrıslı Rumun temel haklarını ve zararlarını hukuka aykırı bir şekilde teslim ve tazmin ederken, evlerinden, işyerlerinden, ata topraklarından koparılarak, kuzeye kaçmak zorunda kalan onbinlerce Kıbrıslı Türkün davasını kabul etmeme yönündeki uygulama ve tavrını, bu anlamlı günde derin şiddet ve derin nefretle kınıyorum.

Evrensel bir değer olan insan haklarının ülkemizde yerleşmesi, sadece Parlamento bünyesindeki bir komisyonun, bir devlet bakanlığı veya bağlı kurulun veya birkaç sivil toplum örgütünün görevi değildir; bu görev hepimizindir.

Bugün, bütün yurttaşlarımızı, yurdumuzda insan haklarının yerleştirilmesi ve iyileştirilmesi için daha duyarlı olmaya ve bu sürece katkıda bulunmaya davet ediyoruz.

Türkiyemiz, Parlamentosuyla, kamu kurum ve kuruluşlarıyla, sivil toplum örgütleriyle, meslek odalarıyla, sendikalarıyla, basınıyla ve her bir bireyiyle bir insan hakları atağına kalkmalıdır.

Bu vesileyle, İnsan Hakları Günümüzü kutluyor; saygılar sunuyorum.

Gündeme geçmeden önce üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, İnsan Hakları Beyannamesinin kabulüyle ilgili söz isteyen Bursa Milletvekili Zafer Hıdıroğlu'na aittir.

Buyurun Sayın Hıdıroğlu. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

B) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1.- Bursa Milletvekili Zafer Hıdıroğlu'nun, Dünya İnsan Hakları Gününün 55 inci yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

ZAFER HIDIROĞLU (Bursa) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Gününün 55 inci yıldönümü münasebetiyle, sadece Türkiye'de değil, dünyada da insan hakları ve demokrasinin tam yerleşebilmesi dilek ve temennisiyle, hepinize saygılar sunuyorum.

Özellikle Sayın Başkanımızın bu konuya duyarlılığına da ayrıca teşekkür etmek istiyorum.

Dünyanın birçok ülkesinde insan hakkı ihlalleri devam etmekte. Amerika Birleşik Devletlerinde Kızılderililerin haklarının ellerinden alınmasıyla başlayan süreç, zencilerin ikinci sınıf vatandaş olmaları şeklinde halen devam etmektedir. Bir zencinin polisler tarafından dövülerek öldürülmesine sebebiyet verildiğini daha geçen gün televizyonlarda izledik.

Yine, bütün milletvekili arkadaşlarımın dikkatini çekmek istediğim önemli bir konu da, dünyada idam cezalarının kaldırılması yolunda çalışmalar yapılırken ve Türkiye'de de, biz, aldığımız kararla idamı kaldırırken, bugün, Amerika Birleşik Devletlerinde, 10 Aralık İnsan Hakları Günü olmasına rağmen, iki kişi idam edilmektedir ve bir gün önce, 9 Aralıkta da yine bir kişi idam edilmiş, özellikle aldığımız bilgiye göre engelli olduğu bilinen bir Amerikan vatandaşı da yarın idam edilecektir.

Avrupa'da çifte standartlı demokrasi devam etmekte; kendileri için istedikleri demokrasiyi diğer ülkeler nezdinde de aynı şekilde istedikleri yolunda çok önemli tereddütler taşımaktayız.

Ortadoğu'da, özellikle Filistin'de, birtakım kişilerin veya grupların çıkarları uğruna çocuklar öldürülmekte, kadınların ırzına geçilmekte ve o insanlar evsiz barksız bırakılabilmektedir.

Afrika'da, yoksulluğun getirdiği, eğitimsizliğin getirdiği birtakım olumsuzluklar sonucu, yüzbinlerce, milyonlarca insan ölüme terk edilmekte, buna karşılık, savaş harcamalarına çok büyük paralar aktarılabilmektedir.

Türkiye'de, son dönemlerde demokrasi ve insan hakları alanında çok önemli gelişmeler olmasına rağmen, özellikle kırsal kesimlerde kadınlarımızın sosyal haklardan mahrum olduğuna, eğitim seviyelerinin erkeklere oranla daha düşük olduğuna ve ağır işlerde çalıştıklarına şahit olmaktayız. Yine, çocuklarımız, oyun yerine veya eğitim görme yerine ağır işlerde çalıştırılmaktadır ve sokak çocuklarının oranı da azımsanmayacak ölçülerdedir.

6


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızın bu konuda yapmış olduğu 2003 yılı çalışmalarını takdirle karşılıyor ve takip ediyoruz; ama, bu ve 8 000 000'u aşan engelli vatandaşlarımız için, bu zamana kadar yaptıklarından daha fazlasını 2004 yılında yapacağını, Sayın Bakanımızın kendi ağzından duymaktan ve ayrıca, Başbakanımızın da bu konuya önem vermesinden dolayı, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonunun bir üyesi olarak, şükranlarımızı sunmak istiyorum.

Ayrıca, çeşitli nedenlerle eğitim hakkı elinden alınan vatandaşlarımızın durumu da, kesinlikle halledilmesi gereken bir insan hakları problemi olarak karşımızda durmaktadır.

Hastane, karakol ve cezaevlerinde, komisyon üyeleri olarak yaptığımız çalışmalarda, epey güzellikler gördük. Demokratikleşme yolunda güzel uygulamalara rastlamamıza rağmen, insan hakları ihlalleri açısından çok önemli olduğuna inandığım ceza ve tutukevlerinin birbirlerinden ayrılması konusu da ortadadır.

Sayın milletvekilleri, tutuklanıp, henüz cezası kesinleşmeden, üç beş sene içeride yatıp daha sonra beraat eden birçok insan vardır bu ülkede ve bu insanlar, aynı şartlarda...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Hıdıroğlu.

ZAFER HIDIROĞLU (Devamla) - Sözlerimi toparlayacağım; ama, bu, çok önemli bir konu. Ekonomik kalkınmayı ne kadar sağlarsak sağlayalım, tam demokratikleşmeyi sağlayamadığımız, insan hakları problemini halledemediğimiz müddetçe yine mutlu olamayacağız; ama, ben kısaca toparlamaya çalışacağım.

Bu kadar içeride yattıktan sonra beraat eden insanın hakkını ödememiz mümkün değildir. Tabiî, Adalet Bakanlığımızın, cezaevlerinin birleştirilmesi, gözaltı sürelerinin düşürülmesi gibi rehabilitasyon çalışmaları da dahil olmak üzere birçok çalışması var, kendilerine teşekkür ediyoruz; ama, bunların yanında, ceza ve tutukevlerinin kesinlikle birbirinden ayrılması gerektiğine inanıyoruz.

Yine, duble yolların hızla yapılmaya başlandığı bu dönemde, bu yollarda trafik kazalarını önlemek için, yolda oluşan tümsekler, çukurlar ve trafik ve işaret işaretçileri, insan hakları ihlalleri açısından çok önemlidir. Bu konuda, yetkililerin, gereken çalışmayı yapacağına inanıyorum.

Son cümlem... Sayın milletvekili arkadaşlarım, bizlerin, 550 milletvekili olarak üzerinde durmamız gereken en önemli konu, Türkiye'de insan hakları ihlallerinin en önemlisi, çok fazla insanın mağdur edildiği rüşvet olayıdır. Rüşvet ve yolsuzlukların sadece yasal tedbirlerle ortadan kaldırılamadığını hepimiz biliyoruz. İktidar ve muhalefet olarak 550 milletvekilimiz ve siyasî partilerin il ve ilçe yönetim kurulları, muhtarlar, sivil toplum örgütleri... Özellikle, ben buradan, insan hakları açısından güzel şeyler başaran, çok faydalandığımız sivil toplum örgütü üyelerinin hepsine teşekkür etmek istiyorum. İşte, bu birliktelikte, Türkiye'de, birinin yediği rüşvetle binlerce insanın mağduriyeti söz konusu, insan haklarının ihlali söz konusu. Birlikte hareket etmekle, birçok meseleyi halledeceğiz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Hıdıroğlu, son cümleleriniz...

ZAFER HIDIROĞLU (Devamla) - Ben, Türkiye'de tam demokrasinin yerleşmesi, huzur ve barış ortamının sağlanması, insanların birbirine daha saygılı davranması ve çağdaş, uygar toplum olma, medenî olma yolunda daha güzel adımlar atma dileğiyle, sizleri ve Yüce Türk Milletini saygıyla selamlıyorum efendim. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Hıdıroğlu.

Gündemdışı ikinci söz, yine aynı konuyla ilgili söz isteyen, Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Atilla Maraş'a aittir.

Buyurun Sayın Maraş. (AK Parti sıralarından alkışlar)

2.- Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Atilla Maraş'ın, Dünya İnsan Hakları Gününün 55 inci yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

MEHMET ATİLLA MARAŞ (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 10 Aralık 1948'de kabul edilen İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi ve Birleşmiş Milletlerce daha sonra kabul edilen 10 Aralık İnsan Hakları Günüyleö ilgili, şahsım adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

İnsanlık, 20 nci Yüzyılın ilk yarısında, iki büyük dünya savaşına maruz kaldı. Bu savaşlar sonunda, milyonlarca insan hayatını kaybetti, yaralandı ve belki etkisi yıllarca süren değişik travmalara maruz kaldı. Bu savaşlarla birlikte birçok devlet yerle bir oldu, bazı siyasal ve sosyal akımlar inişe geçerken, ırkı, dili, dini, cinsiyeti ne olursa olsun, her insanın tartışılmaz hakları, bir değer olarak, siyasal otoritelerce kabul gördü. Bu değeri günlük hayata aktarmak için, 1945 yılında imzalanan Birleşmiş Milletler Anlaşmasını tamamlamak amacıyla, 16 Şubat 1946'da kurulan İnsan Hakları Komisyonu, tasarıyı Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna sundu. 10 Aralık 1948 tarihinde ise, insan hak ve özgürlüklerinin 20 nci Yüzyılın bir manifestosu olarak kabul edilebileceği İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, 8 çekimsere karşılık 48 oyla kabul edildi. Beyanname, bir önsöz ve 30 maddeden oluşmaktadır. Kişisel ve siyasal haklar ile ekonomik, toplumsal ve kültürel haklar bu maddelerde ayrı ayrı belirtildi. Daha sonraki uluslararası bildirge ve sözleşmelere esin kaynağı olmasının ötesinde, ulusal anayasaları da ruhen besleyen bu bildirgeyi ülkemiz de kabul ederek imzaladı.

Değerli milletvekilleri, kabul edildiği günden beri çeşitli haklı eleştirilere de konu olan bildirgenin en büyük başarısı, insan hak ve özgürlüklerinin evrensel olduğu idealinin, söylem düzeyinde de olsa, tüm siyasal yönetimlerce hatırlatılması ve şahıslara, idarenin haksız ve hukuksuz uygulamaları karşısında başvurabilecekleri açık bir referans kapısı olmasıdır; bu, çok önemli bir kazınımdır. Artık, dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, kim, niçin ve kime karşı yapılırsa yapılsın, her bir insan hakkı ihlali, buna maruz kalmayan diğer şahıslara ya da toplumlara yapılmış olarak algılanmakta ve tepki gösterilmektedir. Artık, hiçbir devlet, kendi sınırları içerisinde yaşanan insan hakları sorunlarını iç sorun olarak görmemekte ve başına buyruk hareket edememektedir. Daha da önemlisi, devletlerden bağımsız uluslararası bir insan hakları mücadele birlikteliği kadar, uluslararası insan haklarının ve hukukunun bugünkü varlığıdır. Tüm bunlar, daha uygar ve daha barışçı bir dünya için bizlere umut vermektedir.

7


İnsan hakları mücadelesinin temelinde insan onurunun korunması yatar. Bu haklar, insanın insan olarak doğmasından dolayı kazandığı, evrensel, vazgeçilmez ve devredilmez haklarıdır. İnsan hakları, ırk, renk, cinsiyet, din, dil, siyasal görüş, felsefî kanaat, ideoloji, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet veya başka bir ayırım asla kabul etmez. Ne var ki, insan hak ve özgürlüklerini, başından beri, sadece kendi toplumlarına ya da sadece kendi siyasal tasarımlarına dönük emperyal bir araç olarak algılayan kimi devletler, bu umutlarımıza gölge düşürmektedir. Bunlar, insan hakları adına, özgürlükler adına, milyonlarca insanın hak ve özgürlüğünü çiğnemekte, âdeta yok saymaktadır. Daha korkuncu ise, işin böyle devam etmesi durumunda, insanlık âleminin hak ve özgürlüklerinin tehdit altına girecek olmasıdır.

Değerli milletvekilleri, bilindiği gibi, Türkiye, insan hakları açısından çok olumlu bir geçmişe sahip değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Maraş.

MEHMET ATİLLA MARAŞ (Devamla) - Şimdi, bunun sebepleri üzerinde durmayacağım; ancak, bir şeyi unutmamak gerekir; niçin biz de bu açıdan olumlu bir geleceğe sahip olmayalım?! Neden en yüce paydamız olan insan haklarını içselleştirmeyelim?! İnsan hakları, hiçbir istisna söz konusu olmaksızın tam bir eşitlikle insanlık ailesinin her bir ferdine tanınan, insanlık onuruna bağlı olan haklar değil midir?! İnsanlık açısından, din, dil, cinsiyet, renk ve ırk ayırımı yapmak insanlık onuruna yakışır mı?!

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tüm dünya yeni bir dönüşüm sürecinden geçmektedir; ülkemiz de bu sürecin merkezinde bulunmaktadır. Kendi payıma, AK Partinin, bu zorlu süreçte Türkiye'de iktidar olmasını bir şans olarak görmekteyim.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin kabulünden yarım yüzyıl sonra, dünya, yeni bir dönüşüm yaşıyor. Bu, insan haklarının evrenselliğini savunanlar ile buna karşı çıkanlar arasında geçmektedir. Bu süreçte, bizler, insan haklarının evrenselliği idealini hayata geçirmek adına daha fazla çaba sarf etmek durumundayız. Amacımız, gerek ülkemiz içinde ve gerekse ülke dışında insan hak ve özgürlüklerinin, her zaman ve her yerde ve herkesçe paylaşılan bir üst değer olduğunun kabulüyle bunun mücadelesini vermek olmalıdır.

Hepinizi saygılarımla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Maraş.

Gündemdışı üçüncü söz, Kastamonu'da yapılan ilk kadın mitinginin yıldönümü münasebetiyle söz isteyen, Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım'a aittir.

Buyurun Sayın Yıldırım.

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

3.- Kastamonu Milletvekili Mehmet Yıldırım, Kastamonulu kadınların, yurdumuzun işgalini ve işgal güçlerinin vahşetini protesto etmek amacıyla 10 Aralık 1919 tarihinde gerçekleştirdikleri ilk kadın mitinginin, başkaldırı ve direniş hareketinin 84 üncü yıldönümüne ilişkin gündemdışı konuşması

MEHMET YILDIRIM (Kastamonu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri, televizyonlarının başında bizleri izleyen değerli yurttaşlarım ve saygıdeğer Kastamonulular; sizleri saygıyla selamlıyorum.

İstiklal mücadelesi öncesi, 10 Aralık 1919 tarihinde, Kastamonulu kadınların, Kastamonu'nun işgal görmemesine rağmen, güzel yurdumuzun işgalini ve işgal güçlerinin vahşetini protesto etmek için Kastamonu'da gerçekleştirdikleri ilk kadın mitinginin, başkaldırı ve direniş hareketinin 84 üncü yıldönümü münasebetiyle söz almış bulunuyorum; mitingin 84 üncü yıldönümü, Kastamonulu kadınlarımıza ve Türk kadınlarımıza kutlu olsun diyorum.

Ayrıca, bugün, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin kabulünün 55 inci yıldönümünü de kutluyoruz. Maalesef, 55 inci yıldönümünde, Filistin'de ve Irak'ta insan haklarının ihlalini görmekten üzüntü duyuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlar, istiklal mücadelesinde ve Kurtuluş Savaşında Mustafa Kemal'le birlikte mücadele vermiş hem Kastamonulu hem de tüm Türk kadınlarımızı saygıyla selamlamak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, Birinci Dünya Savaşı sonrası Mondros Mütarekesi imzalanmış; mütareke şartlarına göre, güzel yurdumuz, güneyden ve batıdan işgal edilmeye başlamıştır. Güney illerimizde Fransızların, Ege Bölgesinde ve İzmir civarında Yunanların yaptıkları vahşet dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. İşgal edilen yerlerde binlerce insan öldürülmüş, sağ kalanlar evlerinden, köylerinden terk ettirilerek göçe zorlanmıştır; yaşlılarımızın ve çocuklarımızın öldürülmesi, kadınlarımızın ve kızlarımızın ırz ve namuslarının ayaklar altında çiğnenmesi bütün yurtta büyük nefret yaratmıştır.

Çanakkale'de, Anafartalar'da, Balkanlar'da, sancak için, bayrak için, toprak için, vatan için binlerce şehit vermiş, şehitler ve evliyalar diyarı Kastamonu halkı ve kadını işgal görmemesine rağmen, Mustafa Kemal'in başlattığı "ya istiklal, ya ölüm" mücadelesine, ulusal kurtuluş hareketine kayıtsız ve duyarsız kalamazdı.

Kastamonulu kadınlar, 19 Ekim 1919'da Müdafaai Hukuk Cemiyeti Kastamonulu Kadınlar Şubesini örgütlemiş ve ilk kadın mitinginin yapılmasına karar vermişlerdir. Mustafa Kemal'in talimatıyla bütün yurtta yapılan protesto mitinglerinden farklısı Kastamonu'da gerçekleşmiştir. Bu mitingin farklılığı, düzenleyenlerin, konuşmacıların ve dinleyicilerin tümünün Kastamonulu kadınlardan olmasıdır.

Müdafaai Hukuk Cemiyetini örgütleyen kadınlar şubesinin üyelerini sizlere aktarmak istiyorum: Miralay Osman Beyin eşi, Hafız Nebiye Hanım, İzbelizade Hafız Selma Hanım, Maarif Müdürü Talat Beyin eşi Bedriye Hanım, Reji Müdürü Ömer Beyin eşi, Sağlık Müdürü Ferruh Beyin eşi Saime Hanım, Polis Müdürü Halil Beyin eşi Zekiye Hanım, Tahir Çelebi'nin eşi İsmet Hanım, Mektebi Sultani Müdürü Mehmet Behçet Beyin eşi, Reji Müdürü Ömer Beyin kızı Neyyire Hanım, Miralay Osman Beyin kızı Refika Hanım, Defterdar Ferit Beyin eşi Kamuran Hanım.

8


Miting tertip komitesinde yer alan hanımlarımızın isimlerini sizlere aktarmak istiyorum: Zekiye Hanım, Kamuran Hanım, Saime Hanım, Bedriye Hanım, Münire Hanım, Refika Hanım, Neyyire Hanım.

10 Aralık 1919 tarihinde, komitenin organize ettiği, Kız Öğretmen Okulu bahçesindeki ilk kadın mitingine Cide'den, Doğanyurt'tan, İnebolu'dan, Abana'dan, Çatalzeytin'den, Bozkurt'tan, Devrekâni'den, Daday'dan, Küre'den, Şenpazar'dan, Ağılı'dan, Seydiler'den, Pınarbaşı'ndan, Azdavay'dan, Araç'tan, İhsangazi'den, Taşköprü'den, Hanönü'nden, Tosya'dan, Merkez İlçeden binlerce kadın katılmıştır.

Zekiye Hanım, Hikmet Hanım, İclal Hanım ve Refika Hanım birer konuşma yapmışlardır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Yıldırım, konuşmanızı toplar mısınız.

Buyurun.

MEHMET YILDIRIM (Devamla) - Mitingde alınan karar gereğince, Padişaha, Sadrazama, Amerika Birleşik Devletleri ve Fransa Cumhurbaşkanı eşlerine, İngiltere ve İtalya Kraliçelerine, Hindistan İmparatoriçesine telgraflar çekilmiştir.

Zekiye Hanımın mitingdeki konuşmasından bazı bölümler aktarmayı görev sayıyorum:

"Kardeşler, hemşireler; daha bir sene evvel, kırmızı rengiyle başımızda dalgalanan ulu sancağımız, görüyorsunuz ki siyahlara, matemlere büründü. Muharebe meydanlarında vatan ve din uğrunda binlerce evladımızı gömdükten sonra, haktan, adaletten bahseden Avrupalıların bir seneden beri, yenildik diye, başımıza açmadıkları felaket kalmadı.

Haktan en çok bahsedenler, haksızlığın en büyüğünü yaptılar. Daha dün, bizim gibi refah ve saadeti, evi barkı olan İzmir'deki dindaşlarımız, beyaz saçlı kadınlarımız, kundaktaki yavrularımız Yunanların süngüsünden geçti. Her tarafı yüksek minarelerinden beş vakitte ismi Celalullah bağırılan Adanamız, Antalyamız ve en nihayet, güzel Antepimiz, Maraşımız, Urfamız elimizden alınmak isteniyor.

Hanımlar, büyük felaketlerimiz önünde evlatlarımızın, kardeşlerimizin kanıyla suladığımız yurtlarımızın işgaline, kardeşlerimizin felaketine susacak mıyız.

Hayır hanımefendiler, mağlubuz, silahımız yok; fakat, göğsümüzde imanımız, bütün dünyayı halk eden Allahımız var. İşte, bizim imanımıza ve Allahımıza istinaden, haksızlara, haksızlıklarını yüzlerine vurur ve cihan huzurunda ilan ettikleri adaleti talep ederiz.

Hanımlar, biz, dünyayı kanlara boğan, insanları tavuklar gibi boğazlayan erkeklere müracaat edecek değiliz."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MEHMET YILDIRIM (Devamla) - Müsaade ederseniz... Sabrınıza sığınıyorum; çok önemli.

"Bizim gibi, şefkatle, merhametle düşündüklerine şüphe etmediğimiz İtilaf Devletlerinin büyük kadınlarına müracaat edecek ve birer telgrafla, bize yapılan haksızlıkları yazacak ve anlatacağız. Eğer, onlar da hakkımızı teslim etmezlerse, evlatlarımızın kanlarına kendi kanlarımızı karıştırarak, erkeklerimizle bir safta, dinimiz, istiklalimiz, vatanımız için ölecek, haksızlıklara tarihin lanetlerini terk ederek, şehadetle öleceğiz."

Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; bütün Anadolu'da ve Kastamonu'da kadınların başlattığı bu hareket, büyük kurtarıcı Mustafa Kemal'in önderliğinde, İstiklal Savaşıyla sonuçlanmış; Kastamonulu kadınların mitingde aldığı karar gereği, İstiklal Savaşında, İnebolu'da sırtında mermi taşıyan kahraman şehit Şerife Bacıyı, Halime Çavuşları, Satı Kadınları yaratmıştır. Bu kahramanları, minnetle ve şükranla anıyoruz. Sizlerin hiç kuşkusu olmasın ki, Mustafa Kemal ve arkadaşlarıyla birlikte, büyük uğraş ve can vererek kurduğunuz çağdaş, laik Türkiye Cumhuriyeti, ilelebet yaşayacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri ve Türk Halkı sizlere minnettardır. Ne iç ne dış mihraklar, adı ne olursa olsun, terör hareketleri, sizlerin bizlere emanet ettiği çağdaş, laik Türkiye Cumhuriyeti Devletini asla sarsamayacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Yıldırım.

MEHMET YILDIRIM (Devamla) - Son cümlemi söyleyeyim.

BAŞKAN - Lütfen, Sayın Yıldırım. Teşekkür ediyorum.

MEHMET YILDIRIM (Devamla) - Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Başkanlığın Genel Kurula diğer sunuşları vardır.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının bir tezkeresi vardır; okutuyorum:

C) TEZKERELER VE ÖNERGELER

1.- Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi Başkanı Vehbi Zeki Serter'in TBMM'den bir heyeti KKTC'ye resmî davetine icabet edecek heyete ilişkin Başkanlık tezkeresi (3/408)

9.12.2003

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kuruluna

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sayın Dr. Vehbi Zeki Serter, TBMM'den bir parlamenter heyeti 11-15 Aralık 2003 tarihleri arasında KKTC'ye davet etmektedir. Bu davete icabet edilmesi hususu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin Dış İlişkilerinin Düzenlenmesi Hakkındaki 3620 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi uyarınca Genel Kurulun 9.12.2003 tarih ve 25 inci Birleşiminde kabul edilmiştir.

Anılan Kanunun 2 nci maddesi uyarınca, heyeti oluşturmak üzere siyasî parti gruplarınca bildirilen üyelerin isimleri Genel Kurulun bilgilerine sunulur.

Nevzat Pakdil

Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanı Vekili

9


Adı Soyadı : Seçim İli :

Mehmet Dülger (Antalya)

Mevlüt Çavuşoğlu (Antalya)

İnal Batu (Hatay)

Alaattin Büyükkaya (İstanbul)

Hasan Fehmi Güneş (İstanbul)

Öner Gülyeşil (Siirt)

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

3 adet Meclis soruşturması önergesi vardır.

Sayın milletvekilleri, kâtip üyenin Meclis soruşturması önergelerini oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Okutuyorum:

D) GENSORU, GENEL GÖRÜŞME, MECLİS SORUŞTURMASI VE MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGELERİ

1.- Samsun Milletvekili Haluk Koç ve 55 milletvekilinin, Bakanlığı sırasında yapılan ihalelerde usulsüzlüklerde bulunduğu ve bu ihalelerle ilgili yolsuzluk iddialarının tahkikini zamanında yaptırmayarak görevini kötüye kullandığı, aynı zamanda mal varlığında haksız bir artışa sebebiyet verdiği iddiasıyla Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Koray Aydın hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/8)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Yolsuzlukların sebeplerinin, sosyal ve ekonomik boyutlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/9) raporunda açıklandığı üzere:

Koray Aydın'ın döneminde Bayındırlık ve İskân Bakanlığındaki yolsuzluklarla ilgili olarak açılan kamu davasının 31.12.2001 tarihli birinci iddianamesinde, içinde Bakanlığın üst düzey bürokratlarının da bulunduğu 361 sanıklı davada sanıklar "çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, yönetmek, örgüt adına faaliyette bulunmak, bilerek hizmet yüklemek, üye olmak, devlet alım-satımında ihaleye fesat karıştırarak çıkar sağlamak, görevi kötüye kullanmak, ihaleye fesat karıştırmak, 3628 sayılı Yasaya muhalefet" suçlarından yargılanmakta olduğu bilinmektedir.

Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Koray Aydın hakkında;

Yapı İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde ilan yoluyla yapılan 17 adet ihalede indirim oranlarının yüzde 6,3 - 9,50 arasında olduğu, bu ihalelerde organizasyon olduğu, ilan yoluyla gerçekleştirilen 28 ihalede ve davetiyeyle gerçekleştirilen 37 ihalede, ihalelerin Bakanlıkiçi ve Bakanlıkdışı organizasyonlarda kimlere verileceğinin ve "çıkma" tabir edilen rüşvet miktarının önceden belli olduğundan bahsedilerek, Ankara DGM Cumhuriyet Başsavcılığınca, bazıları anılan Bakanlık üst düzey görevlisi olan 361 sanık hakkında dava açıldığı gözönünde bulundurularak;

Operasyon sonucu elde edilen çok sayıda doküman, Bayındırlık ve İskân Bakanlığı eski Müsteşar Yardımcısı Sedat Aban'ın ve Bakan Danışmanı Sadrettin Dinçer'in; DGM Başsavcısı Cevdet Volkan, DGM Savcıları Cengiz Köksal ve Ömer Süha Aldan, Organize Suçlar Şube Müdürü ile ilgili emniyet görevlilerinin huzurunda verdiği ifadelerin baskıdan uzak, rahat bir ortamda verildiği, video kayıtlarında kişilerin net olarak kendilerinden başka hiç kimsenin bilemeyeceği konularda itirafta bulunarak, Sedat Aban'ın "ihalelerde Bakan, kendisi bir firma adı vererek ihalede bunu da değerlendirin diye bana veya Genel Müdürüne söyleyebildiği gibi, Danışmanı Sadrettin Dinçer vasıtasıyla bu şekilde talimatları olmaktadır" şeklinde, Sadrettin Dinçer'in "Bakan Koray Aydın'a zaman zaman siyasî kişiliği olan milletvekilleri veya partiden birtakım insanlarla birlikte müteahhitlerin gelip gittiği olurdu, bunlardan gelen müteahhitler ihale almak için gelirdi, şu anda hatırladığım kadarıyla, Sakarya Merkez Hükümet Konağı inşaatı ihalesini alan Dabak İnşaatın sahibi Daniş Pakoğlu, Sakarya Pamukova İlçe Jandarma Komutanlığı bina inşaatını alan Başkurt Hafriyat sahibi Abdullah Başkurt, Yalova Çınarcık Esenköy İlçe Jandarma Komutanlığı binası inşaatı ihalesini alan SKG Yap İnşaat Şirketi sahibi Hızır Saral, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Sakarya İl Müdürlüğü hizmet binası inşaatı ihalesini alan Hascan İnşaat sahibi Hasan Cansız ve Diyarbakır Bismil Devlet Hastanesi ikmal inşaatı ihalesini alan Fatih Petrol İnşaat Şirketi sahibi Ali Çakmaklı ile ilgili olarak Bakan Koray Aydın bana telefon açtı, telefonda şirket sahiplerinin isimlerini vererek Sedat Aban'ı arayıp, bunlara yardımcı olmasını söylememi istedi, ben de bunlarla ilgili olarak Sedat Aban'ı arayıp ismi verip Bakan Beyin talimatı olduğunu, bunlara yardımcı olunmasını söyledim. Bu söylediklerim bir seferde olmamıştır, zaman içerisinde olmuştur. Burada yardımcı olunmasından ne kastedildiğini tam olarak bilemiyorum; ancak Bakan Beyin emri alt kadrolar tarafından yerine getirilir" şeklindeki beyanları da dikkate alınarak,

TCK'nın 366 ncı maddesi ve Bakanlığında meydana gelen ihalelerdeki yolsuzluk iddialarının zamanında tahkikini yaptırmayarak TCK'nın 240 ncı maddelerine aykırı davrandığı kanısına varıldığından;

Aynı zamanda; yukarıda anlatılan fiillerinin mal varlığında haksız bir artışa sebebiyet verme iddiası bulunduğundan 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzlukla Mücadele Yasasının 12, 13, 14 ve 15 inci maddelerine aykırılıktan;

Koray Aydın hakkında Anayasanın 100 üncü, İçtüzüğün 107 nci maddesi gereğince Meclis soruşturması açılmasını arz ve teklif ederiz.

1. Haluk Koç (Samsun)

2. Ali Topuz (İstanbul)

10


3. K. Kemal Anadol (İzmir)

4. Kemal Kılıçdaroğlu (İstanbul)

5. Ahmet Güryüz Ketenci (İstanbul)

6. Mahmut Yıldız (Şanlıurfa)

7. Yüksel Çorbacıoğlu (Artvin)

8. Şevket Gürsoy (Adıyaman)

9. Mustafa Sayar (Amasya)

10. Oya Araslı (Ankara)

11. Ayşe Gülsün Bilgehan (Ankara)

12. Eşref Erdem (Ankara)

13. Muzaffer R.Kurtulmuşoğlu (Ankara)

14. Feridun Ayvazoğlu (Çorum)

15. Osman Özcan (Antalya)

16. Yaşar Tüzün (Bilecik)

17. Züheyir Amber (Hatay)

18. Abdulaziz Yazar (Hatay)

19. Mevlüt Coşkuner (Isparta)

20. Şükrü Mustafa Elekdağ (İstanbul)

21. Ali Rıza Gülçiçek (İstanbul)

22. Onur Öymen (İstanbul)

23. Mehmet Sevigen (İstanbul)

24. Bülent Tanla (İstanbul)

25. Bülent Baratalı (İzmir)

26. Türkân Miçooğulları (İzmir)

27. Muharrem Toprak (İzmir)

28. Halil Tiryaki (Kırıkkale)

29. Salih Gün (Kocaeli)

30. Mehmet Sefa Sirmen (Kocaeli)

31. Ersoy Bulut (Mersin)

32. Vahit Çekmez (Mersin)

33. Ali Oksal (Mersin)

34. Şefik Zengin (Mersin)

35. Mehmet Şerif Ertuğrul (Muş)

36. Necati Uzdil (Osmaniye)

37. Atilla Başoğlu (Adana)

38. N. Gaye Erbatur (Adana)

39. A. İsmet Çanakçı (Ankara)

40. Özlem Çerçioğlu (Aydın)

41. Mehmet Mesut Özakcan (Aydın)

42. Osman Kaptan (Antalya)

43. Mehmet Semerci (Aydın)

44. Ramazan Kerim Özkan (Burdur)

45. Kemal Demirel (Bursa)

46. Ali Dinçer (Bursa)

47- Ahmet Küçük (Çanakkale)

48- V. Haşim Oral (Denizli)

49- Mesut Değer (Diyarbakır)

50- Necdet Budak (Edirne)

51- Ahmet Yılmazkaya (Gaziantep)

52-İnal Batu (Hatay)

53- Memduh Hacıoğlu (İstanbul)

54- Birgen Keleş (İstanbul)

55- Zeynep Damla Gürel (İstanbul)

56- Vezir Akdemir (İzmir)

BAŞKAN - Bilgilerinize sunulmuştur.

İkinci önergeyi okutuyorum:

11


2.- Samsun Milletvekili Haluk Koç ve 55 milletvekilinin, Karadeniz sahil yolu işlerinin ihalesinde müteahhit firmaların önceden anlaştıklarının bilinmesine rağmen, fiyatları ayarlayarak ve rekabete meydan vermeyerek devleti büyük ölçüde zarara uğrattığı iddiasıyla Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Yaşar Topçu hakkında Meclis soruşturması açılmasına ilişkin önergesi (9/9)

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Yolsuzlukların sebeplerinin, sosyal ve ekonomik boyutlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırması Komisyonu (10/9) raporunda açıklandığı üzere;

Karadeniz sahil yolunun devamı olan yolların ihalesinde, 2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 89 uncu maddesine başvurularak, Bakanlar Kurulu Kararıyla kanun kapsamından çıkarılmıştır. Kapalı teklif usulü ihale yapılsa idi yüzlerce firmanın başvuracağı bu ihalelere, davetiye usulü ihale yapılarak, önce sadece 11, daha sonra 5 ilave ile 16 firma davet edilmiştir. Davet edilen firmaların benzer iş deneyimlerinin olduğu konusunda Karayolları Genel Müdürlüğü yetkililerinin açıklamalarına itibar edilmiş, geçmiş yıllarda Karayolları Genel Müdürlüğü bünyesinde ve yurt dışında benzer işleri yapan firmaların sayısı ve varlığı konusunda bir araştırma yapılmamıştır. Firmaların kendi aralarında anlaştığı, hangi ihalenin kimin tarafından alınacağının noter kanalıyla tespit edilmiş olmasına rağmen, bu tespitlere itibar edilmemiştir. İhaleye davet edilen 15 firma, ikili üçlü konsorsiyum oluşturarak, 6 adet işi almışlardır. Beşinci ve altıncı işlerin ihalesinde (bir iş alan firma ikinci iş alamaz şartname hükmü gereği) rekabet ortamı tamamen ortadan kaldırılmıştır; çünkü, son iki işte iş alamayan iki konsorsiyumun bu işleri alacakları, ihaleden önce görülmektedir. Bu nedenle, ihalelerde indirim oranları birbirine yakın olarak çok düşük kalmış olup, rekabet koşulları oluşturulmamıştır. Bu işlerin ihalelerinde müteahhit firmalar arasında anlaşma yoluyla alındığının başka bir göstergesi de, bir ihaleyi alan herhangi bir firmanın bir sonraki ihaleye teklif vermeyip, teşekkür mektubu vermiş olmasıdır. Ayrıca, ortaklıkları bir önceki ihalede görülen iki firmanın bir sonraki ihaleye katılarak ihaleye fesat karıştırmış olmalarıdır. Buna rağmen herhangi bir araştırma yapılmamıştır. Söz konusu ihaleler kapalı teklif usulü rekabete açık bir ortamda yapılsa idi, ihale indirimleri 20-30 puan daha yüksek seviyelerde olabilecektir.

Aradaki fark müteahhit firmaların haksız kazancı ve devletin zararıdır. Dış kredili bu işlerde Hazine garantisi sağlanması işlemleri tamamlanmadan ihaleler yapılarak müteahhit firmalara bir nevi garanti sağlanmıştır. Dış kredi bulunmasındaki esas amacın, işlerin kısıtlı Hazine imkânlarıyla kısa sürede bitirilememesi olduğu halde, söz konusu işler yüksek oranlardaki keşif artışlarına rağmen, bugüne kadar sonuçlandırılamamıştır. Bugün itibariyle işlerin çoğuna yüzde 400'lere varan oranlarda keşif artışı verilmiştir. Keşif artışı verilmesi işlerin projelerinin sağlıklı hazırlanmadığının göstergesidir. Şartname ve sözleşme hükümleri müteahhit firmaların lehine hazırlanmış, ikincil işler sözleşmeyle ihale indirimine tabi tutulmamıştır. İhaleleri kimin alacağı noterde tespit edilmesine ve bu konuda düzenlenen müfettiş raporlarına rağmen, ihaleler iptal edilmemiştir.

Karadeniz sahil yolu işlerinin ihalesinde müteahhit firmaların önceden anlaştıklarının bilinmesine rağmen, fiyatları ayarlamak ve rekabete meydan vermeyerek devleti büyük ölçüde zarara uğratarak firmalara menfaat sağladığı gerekçesiyle Türk Ceza Kanununun 205 inci maddesine uyan fiili nedeniyle, Bayındırlık ve İskân eski Bakanı Yaşar Topçu hakkında Anayasanın 100 üncü ve İçtüzüğün 107 nci maddesi gereğince Meclis soruşturması açılmasını arz ve teklif ederiz.

1.- Haluk Koç (Samsun)

2.- Ali Topuz (İstanbul)

3.- K.Kemal Anadol (İzmir)

4.-Kemal Kılıçdaroğlu (İstanbul)

5.- Ahmet Güryüz Ketenci (İstanbul)

6.-Mahmut Yıldız (Şanlıurfa)

7.- Yüksel Çarbacıoğlu (Artvin)

8.- Şevket Gürsoy (Adıyaman)

9.- Mustafa Sayar (Amasya)

10.- Oya Araslı (Ankara)

11.- Ayşe Gülsün Bilgehan (Ankara)

12.- Eşref Erdem (Ankara)

13.- Muzaffer R. Kurtulmuşoğlu (Ankara)

14.- Feridun Ayvazoğlu (Çorum)

15.- Osman Özcan (Antalya)

16.-Yaşar Tüzün (Bilecik)

17.- Züheyir Amber (Hatay)

18.- Abdulaziz Yazar (Hatay)

19.- Mevlüt Coşkuner (Isparta)

20.- Şükrü Mustafa Elekdağ (İstanbul)

21.- Ali Rıza Gülçiçek (İstanbul)

22.- Onur Öymen (İstanbul)

23.- Mehmet Sevigen (İstanbul)

24.- Bülent Tanla (İstanbul)

25.- Bülent Baratalı (İzmir)

12


26.- Türkân Miçooğulları (İzmir)

27.- Muharrem Toprak (İzmir)

28.- Halil Tiryaki (Kırıkkale)

29.- Salih Gün (Kocaeli)

30.- Mehmet Sefa Sirmen (Kocaeli)

31.- Ersoy Bulut (Mersin)

32.- Vahit Çekmez (Mersin)

33.- Ali Oksal (Mersin)