Türkiye Büyük
Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 2. Yasama Yılı
5. Birleşim 09/Ekim /2003 Perşembe
Formun
Üstü
Formun
Altı
Tutanak toplam
39 sayfadır.
DÖNEM : 22 CİLT : 27
YASAMA YILI : 2
T. B. M. M.
TUTANAK DERGİSİ
5 inci Birleşim
9 Ekim 2003 Perşembe
İ Ç İ N D E K İ L E R
Sayfa I. - GEÇEN
TUTANAK ÖZETİ
II.- GELEN KÂĞITLAR
III.- YOKLAMA
IV.- BAŞKANLIĞIN
GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI
KONUŞMALAR
1. - Çorum
Milletvekili Murat Yıldırım'ın, Çorum'un demiryolu ve havaalanı problemlerine ve
alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı
konuşması ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın
cevabı
2. - Kırşehir
Milletvekili Hüseyin Bayındır'ın, Türkiye'nin genel ekonomik durumu ve bu
durumun halkın günlük yaşantısına yansımalarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdüllatif Şener'in cevabı
3. - Konya
Milletvekili Ahmet Işık'ın, Konya İlindeki birkısım
projelerin hayata geçirilmesinin önemine yönelik gündemdışı konuşması
V. - SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARA ÜYE
SEÇİMİ
1. - (10/70) esas
numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine seçim
VI. - KANUN TASARI VE
TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
1. - Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)
2. - Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)
3. - Bilgi Edinme
Hakkı Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum ve Adalet Komisyonları Raporları
(1/632) (S. Sayısı: 248)
VII. - SORULAR VE
CEVAPLAR
A) YAZILI SORULAR VE
CEVAPLARI
1
1. - İzmir
Milletvekili Hakkı Ülkü'nün, Diyanet İşleri Başkanlığından diğer kamu
kurumlarına yapılan naklen atamalara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet
Aydın'ın cevabı (7/906)
2. - Sıvas Milletvekili Nurettin Sözen'in, bazı yasama
faaliyetlerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent
Arınç'ın cevabı (7/1030)
3. - Ankara
Milletvekili Yakup Kepenek'in, ABD Başkanı ile yaptığı görüşme hakkında basında
çıkan haberlere ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdullah Gül'ün cevabı (7/1038)
2
I. - GEÇEN TUTANAK
ÖZETİ
TBMM Genel Kurulu
saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.
Mardin Milletvekili
Mehmet Beşir Hamidi,
Güneydoğu Anadolu Projesine,
Denizli Milletvekili
Mustafa Gazalcı, Dünya Öğretmenler Gününe,
İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.
Aydın Milletvekili
Özlem Çerçioğlu'nun, KOBİ'lerin önemi, sorunları ve alınması gereken tedbirlere
ilişkin gündemdışı konuşmasına, Sanayi ve Ticaret
Bakanı Ali Coşkun, cevap verdi.
Ürdün Senato Başkanı
Zaid Al-Rifai'nin resmî
davetine icabetle, Ürdün'e,
Uluslararası
Demokrasi Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Lord Russel Johnston'ın resmî davetine
icabetle, 4 üncü Rodos Doğu Akdeniz Bölgesi Genç Parlamenterler Konferansına
katılmak üzere, Rodos'a,
Gidecek Parlamento
heyetlerine ilişkin Başkanlık tezkereleri, Genel Kurulun bilgisine sunuldu.
Antalya Milletvekili
Nail Kamacı'nın (6/302),
Denizli Milletvekili
Mehmet Uğur Neşşar'ın (6/309), (6/341) ve (6/416),
Muğla Milletvekili
Ali Arslan'ın (6/379),
Kars Milletvekili
Selami Yiğit'in (6/521),
Esas numaralı sözlü
sorularını geri aldıklarına ilişkin önergeleri okundu; sözlü soruların geri
verildiği bildirildi.
Gündemin "Sözlü
Sorular" kısmının:
1 inci sırasında
bulunan (6/260),
3 üncü " " (6/263),
5 inci " " (6/270),
6 ncı " " (6/274),
7 nci " " (6/275),
8 inci " " (6/277),
9 uncu " " (6/278),
10 uncu " " (6/281),
11 inci " " (6/282),
12 nci " " (6/284),
13 üncü " " (6/285),
14 üncü " " (6/286),
15 inci " " (6/287),
16 ncı " " (6/288),
17 nci " " (6/291),
18 inci " " (6/296),
19 uncu " " (6/297),
20 nci " " (6/298),
21 inci " " (6/299),
22 nci " " (6/300),
23 üncü " " (6/301),
25 inci " " (6/303),
26 ncı " " (6/304),
27 nci " " (6/305),
28 inci " " (6/306),
29 uncu " " (6/308),
31 inci " " (6/310),
32 nci " " (6/314),
33 üncü " " (6/315),
34 üncü " " (6/316),
3
35 inci " " (6/317),
36 ncı " " (6/318),
37 nci " " (6/319),
38 inci " " (6/320),
39 uncu " " (6/321),
40 ıncı " " (6/322),
41 inci " " (6/325),
42 nci " " (6/326),
43 üncü " " (6/327),
44 üncü " " (6/328),
45 inci " " (6/329),
46 ncı " " (6/330),
47 nci " " (6/332),
48 inci " " (6/333),
49 uncu " " (6/334),
50 nci " " (6/335),
51 inci " " (6/336),
52 nci " " (6/337),
53 üncü " " (6/338),
54 üncü " " (6/339),
56 ncı " " (6/342),
57 nci " " (6/343),
58 inci " " (6/345),
59 uncu " " (6/346),
60 ıncı " " (6/347),
61 inci " " (6/348),
62 nci " " (6/349),
63 üncü " " (6/353),
64 üncü " " (6/354),
65 inci " " (6/355),
66 ncı " " (6/356),
67 nci " " (6/357),
68 inci " " (6/358),
69 uncu " " (6/359),
70 inci " " (6/360),
71 inci " " (6/361),
72 nci " " (6/362),
Esas numaralı
sorular, ilgili bakanlar Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi.
2 nci sırasında bulunan (6/261),
4 üncü " " (6/269),
Esas numaralı sözlü
sorulara, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun cevap verdi; (6/261) esas numaralı
soru sahibi de karşı görüşünü açıkladı.
Gündemin "Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:
1 inci sırasında
bulunan, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin
Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında (1/521) (S. Sayısı: 146),
2 nci sırasında bulunan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin (1/523) (S. Sayısı: 152),
Kanun Tasarılarının
görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporları henüz
gelmediğinden, ertelendi.
4
4 üncü sırasında
bulunan, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısının(1/632) (S. Sayısı: 248) 5 inci
maddesine kadar kabul edildi.
CHP İstanbul
Milletvekili Ali Topuz, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz'un AK Parti Grubu adına yaptığı konuşma sırasında
partisine sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.
9 Ekim 2003 Perşembe
günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 19.03' te son verildi.
Sadık Yakut
Başkanvekili
Ahmet Küçük Suat
Kılıç
Çanakkale Samsun
Kâtip Üye Kâtip Üye
5
No. : 7
II. - GELEN KÂĞITLAR
9 Ekim 2003 Perşembe
Rapor
1. - İmar Kanunu ile
İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785
Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik
Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma
ve Turizm Komisyonları Raporları (1/624) (S. Sayısı : 267) (Dağıtma tarihi :
9.10.2003) (GÜNDEME)
Yazılı Soru
Önergeleri
1 .- İstanbul
Milletvekili Emin Şirin'in, 4811 ve 4876 sayılı kanunların uygulanmasına ilişkin
Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1259) (Başkanlığa geliş tarihi :
8.10.2003)
2. - İstanbul
Milletvekili Emin Şirin'in, 4959 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin İçişleri
Bakanından yazılı soru önergesi (7/1260) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.10.2003)
3. - İstanbul
Milletvekili Emin Şirin'in, BDDK tarafından el konulan bankaların mal
varlıklarına ve yöneticilerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından
(Abdüllatif Şener) yazılı soru önergesi (7/1261)
(Başkanlığa geliş tarihi : 8.10.2003)
Geri Alınan Yazılı
Soru Önergesi
1. - Manisa
Milletvekili Hasan Ören'in, Bağ-Kur sigortalılarının borçlarının yeniden
yapılandırılmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru
önergesini 9.10.2003 tarihinde geri almıştır. (7/1255)
6
BİRİNCİ OTURUM
Açılma Saati : 15.00
9 Ekim 2003 Perşembe
BAŞKAN : Başkanvekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER : Suat
KILIÇ (Samsun), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)
BAŞKAN - Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 5 inci Birleşimini açıyorum.
III. - Y O K L A M A
BAŞKAN - Elektronik
cihazla yoklama yapacağım.
Yoklama için 5 dakika
süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda
bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen
milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım
istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını,
teknik personel aracılığıyla 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa
ulaştırmalarını rica ediyorum.
Yoklama işlemini
başlatıyorum.
(Elektronik cihazla
yoklama yapıldı)
BAŞKAN - Sayın
milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.
Sayın
milletvekilleri, gündeme geçmeden önce, 7 Ekim 2003
tarihli 3 üncü Birleşimde yapılan kapalı oturuma ait tutanak özetinin, İçtüzüğün
71 inci maddesine göre okunabilmesi için kapalı oturuma geçmemiz gerekmektedir. Bu nedenle, sayın milletvekilleri
ile Genel Kurul salonunda bulunabilecek yeminli stenograflar ve yeminli
görevliler dışındakilerin salonu boşaltmalarını rica ediyorum.
Tutanak özeti
okunduktan sonra açıkoturuma geçilecek ve görüşmelere
devam edilecektir.
Sayın İdare
Amirlerinin bu konuda yardımcı olmalarını ve salon boşaltıldıktan sonra
Başkanlığa haber vermelerini rica ediyorum.
Kapalı oturuma geçmek üzere birinci oturumu kapatıyorum.
Kapanma Saati : 15.06
İKİNCİ OTURUM
(Kapalıdır)
7
ÜÇÜNCÜ OTURUM
Açılma Saati : 15.22
BAŞKAN : Başkanvekili Sadık YAKUT
KÂTİP ÜYELER : Suat
KILIÇ (Samsun), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)
BAŞKAN - Türkiye
Büyük Millet Meclisinin 5 inci Birleşiminin kapalı oturumundan sonraki Üçüncü
Oturumunu açıyorum.
Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.
Gündemdışı ilk
söz, Çorum'un demiryolu ve havaalanı problemiyle ilgili söz isteyen, Çorum
Milletvekili Murat Yıldırım'a aittir.
Buyurun Sayın
Yıldırım. (AK Parti sıralarından alkışlar)
IV. - BAŞKANLIĞIN
GENEL KURULA SUNUŞLARI
A) GÜNDEMDIŞI
KONUŞMALAR
1. - Çorum
Milletvekili Murat Yıldırım'ın, Çorum'un demiryolu ve havaalanı problemlerine ve
alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı
konuşması ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın
cevabı
MURAT YILDIRIM
(Çorum) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çorum'un havaalanı ve demiryolu
problemleri hakkında sizlere bilgi sunmak üzere, gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla
selamlarım.
Çorum, 5 000 yıllık
tarihî geçmişiyle, Karadeniz ile İç Anadolu Bölgesinin kesiştiği alanda,
ülkemizin KOBİ cenneti illerinden birisidir. 1990'lı yıllarda verilen teşvikleri
iyi değerlendiren, yapılan yatırımlarla Çorum mucizesini gerçekleştiren
ilimizde, bugün yüzlerce sektöre yayılan tesisler bulunmaktadır. Birinci
Organize Sanayide boş arazi kalmayıp, İkinci Organize Sanayide de çalışmalar
sürmektedir.
Türkiye'de birçok yol
yapılırken, İç Anadoluyu Karadenize bağlayan en önemli geçiş olan Ankara-Çorum-Samsun yolu uzun yıllardır
bitirilememiştir. Çin'den kalkıp 9 saatte İstanbul'a gelen bir müteşebbisin,
İstanbul'dan Çorum'a 10 saatte ulaşmak zorunda kaldığı kara mizahlar
anlatılırken, insanımızın çektiği sıkıntı da en güzel şekilde ifade edilmiştir.
Çorum'un müteşebbis
ve yürekli insanları, uzun yıllardır her platformda karayolu, demiryolu ve
havaalanı taleplerini defalarca dile getirmişlerdir. Biz, çalışıyoruz,
üretiyoruz, malımızı uzak pazarlara satmak istiyoruz, pazarını da buluyoruz;
ama, ucuz ulaşım imkânlarından olan demiryolunun, havaalanının bulunmayışı,
dünya piyasalarında rekabet şansımızı azaltmaktadır.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; Çorumlu, sadece leblebi üretmemiştir; toprak sanayii sektöründe yaptığı yatırımlarla, Türkiye tuğla ve
kiremit üretiminin yüzde 20'sini elinde bulundurmaktadır. Yine, yumurta
sektöründe aynı şey söz konusudur. Buğday ve çeltik üretiminde, ülkenin önemli
merkezlerindendir. Makine, tekstil, yumurta ve isimlerini burada saymamın zaman
alacağı yüzlerce sektörde üretim gerçekleştirilmektedir.
Çorum'da üretimi
yapılan bu ürünlerle, mevsimine bağlı olarak ilimize gelen kömür nakliyeleri
için günlük ortalama 750 civarında kamyona ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durum gözönüne alındığında, maliyeti düşük ulaşımın ne denli önem
taşıdığı daha iyi anlaşılabilir. Ucuz ulaşım için kaliteli karayolu bağlantısı,
demiryolu ve havaalanı şarttır. Samsun-Çorum-Ankara karayoluyla ilgili
çalışmalar son dönemde hızlandırılmıştır.
Yine,
Çorum-Alaca-Yozgat arasında bir duble yol çalışması hükümetimiz zamanında
başlamış ve hızla devam etmektedir; bu vesileyle hükümetimize teşekkür ediyorum.
Çalışmalar bittiğinde, burası, Karadenizi Akdenize bağlayacaktır. Bu projeler tamamlandığında, Çorumlu
müteşebbisin karayoluyla ilgili bir sıkıntısı kalmayacaktır.
Çorumlu, Çorum-Samsun
yoluyla, ürettiği malı Samsun Limanına; Çorum-Yozgat yoluyla da Mersin Limanına
gönderebilecektir; fakat, üretilen malın dünya piyasalarıyla rekabet şansı
sadece karayollarının yapımıyla tam manasıyla sağlanamamaktadır; mutlaka
demiryolu bağlantısı gerekmektedir. Malı alan yabancı yatırımcıların, iş yapan
tüccarın, malı satmak için bir ayağı yurt dışında olan Çorumlu müteşebbisin her
anı çok değerlidir, siz de takdir edersiniz. Bunun için acilen havaalanına da
ihtiyaç duyulmaktadır. Çorum'da 1996 yılında bir havaalanı inşaatına başlanılmış
ve 2005 yılında bitirilmesi hedeflenmiştir; fakat, küçük çaplı çalışmaların
ardından faaliyetler durdurulmuştur. Çorum insanı, ülkenin içinde bulunduğu
sıkıntının çok iyi farkındadır. Bunun için de, bu havaalanı yapılsın, faaliyete
geçsin şeklinde kısa vadede bir talebi yoktur; ama, kısa vadede küçük
yatırımlarla yapılacak bir başka çalışma vardır; bu ise, Çorum, Amasya, Tokat,
Merzifon, Mecitözü, Osmancık ve Gümüşhacıköy'e hitap edebilecek olan Merzifon
Askerî Havaalanının sivil hava trafiğine açılmasıdır. Merzifon'a yapılacak bir
yolcu terminaliyle, havaalanının sivil hava trafiğine açılması sağlanacaktır;
burası, bölge illerine hitap edecektir.
Sayın Başkan, sayın
milletvekilleri; yine, toplam uzunluğu 238 kilometre olan Çankırı-Çorum-Amasya
demiryoluyla ilgili çalışmalar 1990'lı yıllara kadar gitmektedir. Sadece proje
etüt çalışması için sekiz yıl harcanmış ve 1998 yılında tamamlanmıştır. Gelinen
noktadaysa, bir çivi dahi çakılmamıştır...
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun
Sayın Yıldırım, konuşmanızı tamamlayın.
8
MURAT YILDIRIM
(Devamla) - Proje hazır olmasına rağmen, Çankırı-Çorum-Amasya güzergâhı, hem
uzunluğu hem de tünel, köprü, viyadük gibi maliyet artırıcı unsurlar nedeniyle
çözümsüzleşmiştir. Bu noktada, Çorumlu müteşebbisin bir teklifi vardır; yine
bölge illerine hitap edecek ve maliyetleri de daha düşük yeni bir hat
belirlenmesi gerekiyor. Ülke kaynaklarının verimli kullanımı, maliyetlerin
aşağıya çekilmesi ve güzergâhın kısaltılması açısından Delice-Çerikli-Çorum-Amasya demiryolu hattının bir an önce hayata
geçirilmesi gerekiyor.
Gerek Merzifon askerî
havaalanının sivil trafiğe açılması gerekse Çerikli-Çorum-Amasya demiryolu hattının yapılması, Çorum'a,
bölgemize ve ülkemize ekonomik açıdan büyük yarar sağlayacaktır. Bu konuda
çalışmanın bir an önce başlatılarak, 2004 bütçesi yatırım programına alınması
önem taşımaktadır.
Hükümetimizin gerekli
çalışmaları yapacağı bilinciyle, Sayın Başkanı, sayın milletvekillerini ve
Çorumlu hemşerilerimi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Yıldırım.
Gündemdışı
konuşmaya, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım
cevap vereceklerdir.
Buyurun Sayın Bakan.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
ULAŞTIRMA BAKANI
BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çorum
Milletvekilimiz Sayın Murat Yıldırım'ın, Çorum'un havaalanı ve demiryolu
problemiyle ilgili gündemdışı konuşması nedeniyle söz
almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Sayın
Milletvekilimizin konuşmasında dile getirdiği Çorum havaalanı, 1991 yılında
gündeme gelmiş, 2 100 metre boy, 30 metre genişlik, aprondan oluşan altyapı uçuş üniteleri, o dönemde 400 milyar
keşif bedelle ihale edilmiş ve özel idare bütçesinden yapılmaya başlanmış.
Başlangıçta fizibilite ve ÇED raporları olmadığı için, 1992 bütçesinden
başlayarak 2000 yılı sonuna kadar valilikçe parça parça ödenek ayrılarak stol tipi
yapılmaya çalışılan havaalanının, ne yazık ki, beklenen inşaat ilerleme
yüzdesine erişilememiş ve daha sonra, 287 milyar lira civarında bir para da DLH
Genel Müdürlüğünden valiliğe aktarılmıştır. Buna rağmen, bugüne kadar,
havaalanının ancak yüzde 20'si yapılabilmiştir; tamamlanması için 4 trilyona
daha ihtiyaç vardır. Her şeyden önce, havaalanı için ayrılan alan içerisinde
aynı zamanda yüksekokul için kampus alanı da düşünüldüğünden, böyle bir
olumsuzluk da mevcuttur. Bilahara, 25 Mart 1999
tarihinde, DPT tarafından bu proje yatırım programından çıkarılmıştır.
Bu vesileyle, şunu
söylemekte yarar var: Ne yazık ki, bu ve buna benzer birçok havaalanı ülkenin
her tarafında mevcut olup, bugün, çeşitli nedenlerle kullanılamamaktadır.
Kimisinin yer seçimi yanlış, kimisinin standartları uluslararası uçuşlara uygun
değil ve bir kısmında da birbirine çok yakın olması dolayısıyla trafik
bulunmamaktadır.
Demiryoluyla ilgili
talep ise, fizibilite etütleri çerçevesinde, halen Bakanlığımızın gündeminde
bulunan Çerikli-Çorum-Amasya bağlantısı kapsamında
değerlendirilmektedir. Çankırı-Çorum-Amasya hattında 1997 yılında fizibilite
çalışmaları tamamlanmıştır. Çankırı-Çorum-Amasya hattı üç kentin bağlantısını
kurarken, Karadenize bağlantıyı, ayrıca Ankara - Konya
hattıyla birlikte Karadeniz ile Akdeniz arasındaki kuzey - güney koridorunun
oluşturulmasını sağlayacak en önemli hatlardan biridir. Proje, bu kapsamda
değerlendirilmektedir ve bu projenin 2003 yılı fiyatlarıyla 659 000 000 dolar keşif bedeli belirlenmiştir.
Merzifon askerî
havaalanının sivil uçuşlara açılması şu şartlarda mümkün gözükmemektedir. Çünkü,
Merzifon, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın çok önemli üslerinden bir tanesidir
ve çok yoğun kullanılan bir hava meydanıdır.
Ben, bu vesileyle
Yüce Meclisinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ederim Sayın Yıldırım.
Gündemdışı ikinci
söz, Türkiye'nin genel ekonomik durumu hakkında söz isteyen, Kırşehir
Milletvekili Sayın Hüseyin Bayındır'a aittir.
Buyurun. (CHP
sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 5
dakikadır.
2. - Kırşehir
Milletvekili Hüseyin Bayındır'ın, Türkiye'nin genel ekonomik durumu ve bu
durumun halkın günlük yaşantısına yansımalarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı
Abdüllatif Şener'in cevabı
HÜSEYİN BAYINDIR
(Kırşehir) - Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım, televizyonları
başında bizi izleyen sevgili vatandaşlarımız; şahsım adına söz almış
bulunuyorum, bu vesileyle de her birinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım,
3 Kasım seçimlerinden sonra ne değişti diye, Meclisimizin de tatile girmesinden
dolayı, ben de memleketime gittim. Bir yıla yakın süre geçmesine rağmen, Türkiyemin,
Kırşehirimin, vatandaşlarımızın, memurumuzun,
işçimizin, öğrencimizin, çiftçimizin içinde bulundukları manzaranın hep aynı
olduğunu gördüm; sorunlar, problemler, dertler hep aynı. Birbirinin içerisine
girmiş, birbirini doğuran, çözülmesi gereken birçok sorun var ülkemizde ve
vatandaşlarımız, halkımız, memurumuz, işçimiz, çiftçimiz, işsizimiz, öğrencimiz,
tüm bu olumsuz ekonomik koşullara neden olmadıkları halde, her fatura üstlerine
kesiliyor nedense! Cefayı çeken kişi hep vatandaş oluyor. Vatandaşım açlık
sınırının altında yaşıyor, vatandaşım işsiz, vatandaşım yoksul, çoğu,
borçlarından dolayı icra kapılarında, evine icra gelmeyen vatandaş sayısı
azalmış; ama, tüm bunlara rağmen dirayetle ayakta kalmaya çalışıyorlar, tüm
bunlara rağmen ısrarla ayakta kalmaya çalışıyorlar, tüm bunlara rağmen inatla
9
ayakta durmaya
çalışıyorlar; ama, şunu da bilin: Vatandaşımızın da artık dayanacak gücü
kalmadı, sabırları tükendi, artık onları oyalamanızdan sıkıldılar, bunu da
bilin, böyle haber gönderdiler.
Sayın Başkan, Yüce
Meclisimizin değerli üyeleri; AKP Hükümeti gayet başarılı; ekonomide her şey
yolunda, dolar düşüyor, faizler düşüyor, borsa hareketli ve bunun gibi birsürü şey!.. (AK Parti sıralarından alkışlar) Peki,
vatandaşın her şeyi böyle güllük gülistanlık da, neden hâlâ geçim sıkıntısı
çekiyor, neden hâlâ açlık sınırının altında yaşıyor?! Basında sayfa sayfa, ekonomide pembe portreler çiziyorsunuz; ya gerçekler?! İşsizlik almış başını gidiyor, gencecik
insanlar umutsuz ve mutsuz, tablo vahim, çare arayan insanlar çaresizlikten
kıvranıyor, esnaf borçlu, esnaf akşam evine ekmeğini zor götürüyor, çiftçimin
artık dayanacak gücü kalmadı. Benim Kırşehirimde,
Anadolu bozkırının ortasındaki Mucurumda, Boztepemde,
Kamanımda, tarlasının başında, traktörlerinin
arkasında, sabaha kadar yağmurda, soğukta bekleyen çiftçilerimizin çektiği
ıstırabı iyi bilirim. Biz, esasen, anlayışımız gereği yoksulluğu iyi biliriz.
Allahaşkına, sizler seçim bölgelerinizde
çiftçilerimizle hiç sohbet etmiyor musunuz, hiç gitmiyor musunuz onlara? Yiyecek
ekmeğe muhtaç olmuş çiftçinin halini bilmiyorsanız, tohumu, gübreyi, mazotu
bulabilmek için bin bir türlü cefa çeken çiftçiyle bir ilginiz yoksa, Ziraat
Bankasından çekilen kredilerle ilgili yaşanılan çileleri bilmiyorsanız, hükümet
koltuklarında ne işiniz var sizin ?! Bu vaatlerle mi geldiniz Meclise?! Çiftçiye
değer vermiyorsunuz, çiftçiye önem vermiyorsunuz, çiftçiye destek vermiyorsunuz;
ne yiyeceksiniz ileride?! Ne yiyecek üç beş yıl sonra bu millet?! Üretim olmadan
hiçbir şey olmaz arkadaşlar; önce üretim, önce iş! (CHP sıralarından alkışlar,
AK Parti sıralarından alkışlar [!])
Türkiye, dünya
üzerinde kendi kendini besleyebilen sayılı ülkelerden birisi iken, bugün, ne
yazık ki, tarım ürünleri ithalatı, ihracatının üzerine çıkmış bir ülke durumuna
geldi. Ülkeyi bu hale getirenler utansın! Bu gidişe dur demeyenler de utansın!
Halkımı, bir lokma ekmeğe muhtaç edenler de utansın! (AK Parti sıralarından
gürültüler)
Değerli arkadaşlar,
Anadolu'da insanların tenceresinde aş yerine dert kaynıyor. Siz çıkmışsınız
sırça saraylarda, şahane yemekli toplantılarda, enflasyon düştü, dolar düştü,
euro düştü masalı anlatıyorsunuz. Vatandaşın ne doları
var ne de eurosu; onlar, açlık sınırının altında
yaşıyor, bunu bilin. Yapacağınız ne varsa koyun meydana! (CHP sıralarından
alkışlar)
Kömürün tonu kaç
lira, bilir misiniz?! Bir ev kaç ton kömürle kışı geçirir, bilir misiniz?! (AK
Parti sıralarından "biliriz" sesleri) İşçisi, memuru, işsizi nasıl alsın bu
fiyatlarla odunu, kömürü?! Nasıl ısıtsın soğuk kış gününde evini, yuvasını?!
Ha, bir de, meşhur
yardımlarınız var sizin; yok, acil eylem planınız...
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
HÜSEYİN BAYINDIR
(Devamla) - Sosyal yönleriyle insanları destekleyeceksiniz...
BAŞKAN - Buyurun
Sayın Bayındır; konuşmanızı tamamlar mısınız.
HÜSEYİN BAYINDIR
(Devamla) - Bakın, benim size bir önerim var: Öyle, acil eylem planıyla,
insanlara ne şekilde dağıtıldığı belli olan, televizyonlardan gördüğümüz, o,
insan onuruna yakışmayacak biçimde dağıtım yapmaktan vazgeçin. Eğer, insanların
insanca yaşamasını istiyorsanız, işsize iş verin. Memura, kendi ihtiyaçlarını
kendisinin görmesi için insanca yaşayacağı ücret verin. İşçi için aynı şeyi
öneriyorum. Tarımda, pancar tarlalarında çalışan, mercimek yolan eli nasırlı
insanların ürünlerine para verin. IMF'nin emriyle
değil, ülkenin çıkarları doğrultusunda hareket etmesini bilin. İşte, o zaman,
kendi benliğinize dönmüş olacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar)
Bakın arkadaşlar,
bunlara hiç itiraz edemezsiniz. Ülke, gerçekten darda; sizin bize anlatmaya
çalıştığınız gibi değil. Anadolu'da fiilî hayat bir başka yürüyor. Çaresizlik
almış başını gitmiş. Umutsuzluk umut olmuş ülkede. Görün bunları. Görmezseniz,
bir gün onlar gösterirler.
Bakın, aklıma ne
geldi biliyor musunuz; aklıma, çok değerli Şairimiz Orhan Veli Kanık geldi. Ne
güzel söylemiş sizin iktidar günlerinizi, nasıl tarif etmiş ekonominizi.
Memleketimdeki insan manzaraları için ne diyor biliyor musunuz:
"Cep delik cepken
delik
Yen delik kaftan
delik
Don delik mintan
delik
Kevgir misin be
kardeşlik?" (CHP sıralarından alkışlar)
AHMET YENİ (Samsun) -
Tarihte kaldı onlar.
HÜSEYİN BAYINDIR
(Devamla) - Ülkeyi bundan kurtaracaksınız.
ÜNAL KACIR (İstanbul)
- Hangi tarihte yazılmış?..
AHMET YENİ (Samsun) -
CHP dönemi, CHP!
HÜSEYİN BAYINDIR
(Devamla) - Bütün yoksul insanlar adına, işaret buyurduğum şekilde, insanlara
umut olma noktasında sizleri uyarıyoruz. Yaparsanız, yaparsınız; yapamazsanız,
çeker gidersiniz!
Hepinize teşekkür
ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından
alkışlar[!])
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Bayındır.
Gündemdışı
konuşmaya, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener cevap vereceklerdir.
Buyurun Sayın Şener.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
10
DEVLET BAKANI VE
BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas) - Sayın
Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Kırşehir Milletvekili
Sayın Hüseyin Bayındır'ın gündemdışı konuşmasını
birlikte dinledik.
Elbette, yasama
organı olarak, ülke sorunlarının gündeme getirilmesi, bu kürsüden ifade
edilmesi, milletvekilleriyle paylaşılması ülkemiz açısından bir kazançtır. Bu
boyutu itibariyle, tebrik ettiğimi söyleyebilirim; ancak, tüm milletvekilleri
olarak şuna dikkat etmemiz gerektiği kanaatindeyim: Aslında, 3 Kasım
seçimleriyle birlikte yeni bir dönem başlamıştır. Bu yeni dönemin, eski döneme
göre farklı bazı özellikleri vardır; ama, bu temel özelliklerinden biri de,
siyaset üslubuyla ilgilidir, siyasetin konuşarak toplumda oluşturduğu kültürle
ilgilidir.
Bildiğiniz gibi,
Türkiye'de, en fazla siyasetçiler konuşur; genel başkanlar konuşur, bakanlar
konuşur, milletvekilleri konuşur, belediye başkanları konuşur, tüm partilerin
il, ilçe başkanları konuşur ve topyekûn, ülke
sathında, siyaset sürekli konuşur ve konuştukça da, dinleyenler arasında belli
bir kültürü, belli bir anlayışı, belli bir bakış açısını oluşturur. Dolayısıyla,
siyaset, her konuştuğunda, ülkede belli bir kültür oluşturduğunun bilincinde
olmalıdır, en azından 3 kasım seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablo budur.
Bana kalırsa, böyle bir ortamda, siyaset, konuşurken, topluma güzel duygular
aşılayan, toplumda gerginlikler oluşturmayan, vatandaşlarımızın birbirlerine
karşı sevgilerinin, saygılarının olduğu bir atmosferi kültürel olarak
oluşturursa, ülkemizin geleceği açısından da, özellikle, Mecliste bulunan siyasî
partiler açısından da çok önemli bir işlevi yerine getirmiş olur.
Elbette sorunlar
vardır; ama, yine bu dönemde, bu sorunlar da dile getirilirken, sadece polemik
yapma maksadıyla değil, somut çözümlerin ötesinde sadece söz planında ortaya
konulması dışında, reel zeminde dikkate alınması ve bu
reel zeminde gerçekçi bir boyutta değerlendirilip,
çözümünün nasıl olabileceğiyle ilgili kabul edilebilir ve pratiği olan üslupları
benimsemek lazım.
Bu noktadan hareketle
olayı değerlendirdiğimizde, şunu görürüz: Gerçekten sorunlar vardır. "Ülkede,
bütün sorunlar bir yılda bitmiştir, vatandaşlarımız refah içerisindedirler,
sıkıntıları yoktur, bu ülkede işsizler yoktur" dediğimiz zaman, bunu söyleyen de
doğru söylememiş olur. Sorunlar var; ama, işe gerçekçi bir düzlemde baktığımız
takdirde, bu sorunların, biraz önce kürsüden sayılan ve ifade edilen sorunların
bir yılda ortaya çıktığını söylemek mümkün değil; yani, geçmişe doğru
gidebilirsiniz, en azından yarım asırlık bir birikimin, elli yıldır biriken
sorunların bugüne devretmiş halidir. Geçmiş yıllara baktığımızda da -eğer bu
sorunların tamamından da siyasal iktidarlar sorumluysa- şunu söyleyebiliriz: Bu
sorunların ortaya çıkmasının sorumluluğu, geçmişteki bütün siyasî iktidarları da
kapsayacak şekilde, tüm siyaset kurumuna aittir deriz ve bunun içerisinde
Cumhuriyet Halk Partisini de görürüz; çünkü, geçmişte iktidar dönemleri
olmuştur.
AHMET ERSİN (İzmir) -
Ne zaman olmuş Sayın Bakan?
DEVLET BAKANI VE
BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Hiç iktidara gelmediniz mi?
AHMET ERSİN (İzmir) -
Gelmedik.
DEVLET BAKANI VE
BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Demek ki, milletimiz sizi
devamlı muhalefette tutacak. (AK Parti sıralarından alkışlar)
HALİL TİRYAKİ
(Kırıkkale) - Ama, Sayın Bakanım, siz, bir senede düzlüğe çıkaracağız diye
geldiniz.
DEVLET BAKANI VE
BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Hayır, seçim öncesinde
söylediklerimiz ortadadır.
HALİL TİRYAKİ
(Kırıkkale) - Yahut da, o ayrı bu ayrı; dün dündür, bugün bugündür...
AHMET ERSİN (İzmir) -
Siz de bir dönem bakanlık yaptınız Sayın Bakanım.
DEVLET BAKANI VE
BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Şunu söylemek isterim: Ak
Parti, 3 Kasım seçimleri sonrasında iktidara gelmiştir; 58 inci ve 59 uncu
cumhuriyet hükümetleri, Ak Partinin kurduğu, Ak Parti İktidarının hükümetleri
olmuştur; bu dönem içerisinde de, yaptıkları, icraatları, bu ülkede biriken
sorunların tasfiyesine yöneliktir. Özellikle, 1999, 2000 yıllarında yaşanan
büyük krizlerle birlikte, ekonominin nasıl dibe vurduğu, işyerlerinin nasıl
kapandığı, işsizliğin nasıl büyük bir patlama gösterdiği, kamu finansman
dengesinin nasıl altüst olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. İşte, AK Parti
İktidarı, bu biriken ve devraldığımız sorunları "enkaz devraldık" edebiyatı
yapmaksızın, sükûnetle, planlı ve belli bir program dahilinde çözmeye
yönelmiştir.
Bu noktada
değerlendirdiğimiz takdirde, AK Parti İktidarının başarılı bir iktidar olduğunu
çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunu, ben samimî olarak inanıyorum ki, tüm CHP
milletvekili arkadaşlarım da kendi kendilerine söylüyorlar; helal olsun bu AK
Partiye diyorlar içlerinden, başarılı bir şekilde bunu götürüyor diyorlar. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
AHMET ERSİN (İzmir) -
Öyle bir şey yok.
DEVLET BAKANI VE
BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Neden?.. Bakın, bütün
makroekonomik dengelerin altüst olduğu bir ortamda, AK Parti, bu bozulan
dengeleri kurmaktadır. Aşağı yukarı son otuz yılın en düşük enflasyon oranına
ulaşmış olmayı hafife almamak lazım. Enflasyon, bu ülkenin en temel sorunudur;
enflasyon, bu ülkede, dargelirlileri en fazla vuran,
en fazla mağdur eden temel bir olgudur. Dolayısıyla, enflasyon düştü demekle
olmaz şeklinde, enflasyonu bir tarafa bıraktığınız zaman, bunun anlamı,
enflasyon iyidir demektir. Yani, Sayın Milletvekilimin gelip de, kürsüden,
"enflasyon iyidir" diye nutuk attığını düşünmüyorum; onun da içinden, enflasyon
kötüdür dediğini biliyorum ve helal olsun AK
11
Partiye, bu
enflasyonu görülmedik bir süratle aşağıya doğru indiriyor; dört aydır, Türkiye
eksi enflasyonları yaşıyor diye, kendi kendine, arkadaşlarıyla sohbetlerinde
herhalde itiraf ediyordur. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Bazı noktalara dikkat
etmek lazım. Bu ülkede, dargelirlilerin
mağduriyetlerini, sıkıntılarını, ben, milletvekillerinden daha fazla hisseden
hiç kimsenin olduğunu düşünmüyorum. İster iktidar milletvekili olsun ister
muhalefet milletvekili olsun, mağdur vatandaşlarımızla en fazla muhatap olan,
onların acılarını, taleplerini en fazla dinleyen, bu ülkede, milletvekilleridir
ve bu sosyal olayı, vakıayı da en yakından ve derinden hissedenler
milletvekilleridir. İktidar da aynı duygu içerisindedir ve bu sorunların akılcı,
mantıklı ve kalıcı bir şekilde çözülmesi için de AK Parti İktidarı, programını
ortaya koymuştur.
Bir istikrar
ortamının yakalanması, piyasaların güven duyması, bu güvene ve istikrar ortamına
istinaden bu ülkede yatırımların artması ve yatırımlara bağlı olarak da istihdam
kapasitesinin yükselmesi, başta işsizlik olmak üzere, sosyal sorunların
çözümünün temel anahtarıdır; AK Partinin yaptığı iş de budur. Nitekim, geçen
sene yüksek bir büyüme hızı yakalanmıştır. Bu sene hedeflenen yüzde 5'lik büyüme
hızı yakalanmış vaziyettedir; hatta, biraz aşılacağı anlaşılmaktadır.
Enflasyonla ilgili yıl sonu hedefi tutmaktadır ve 2003 bütçesiyle ilgili olarak,
burada, Mecliste bütçe müzakereleri yapılırken hangi hedefleri koyduysak, AK
Partinin yıl sonu hedefleri şunlardır diye ne söylediysek aynısı
gerçekleşmektedir. (AK Parti sıralarından alkışlar)
Plan ve Bütçe
Komisyonu üyesi arkadaşlarım var, muhalefet partilerinden. Ben de oniki yıldır Türkiye Büyük Millet Meclisindeyim. Oniki kez bu Mecliste ve komisyonlarda yıllık bütçelerin
müzakere edildiğini biliyorum ve her müzakerede muhalefetin söylediği temel bir
söz vardır; "bu bütçe rakamları gerçekleşmez ve bu makro hedefler de tutmaz"
denirdi; zaman zaman buna iktidarlar da iştirak
ederlerdi ve geçen onbir yıl boyunca, sürekli olarak,
makro hedefler tutmamıştır ve bütçe rakamları da gerçekleşmemiştir. İşte, ilk
defa, 2003 yılı bütçesi, yani, AK Parti İktidarının yaptığı bütçe, Meclise
sunduğu bütçe, Plan ve Bütçe Komisyonunda günlerce tartışılan, Genel Kurulda
günlerce tartışılan 2003 yılı bütçesi, geçmişten farklı olarak, bütün rakamları
tutan bir bütçe olmuştur! (AK Parti sıralarından alkışlar) Yani, bunun anlamı
şudur: AK Parti, ne söylemişse onu yapıyor. Enflasyon oranı, büyüme hedefi,
hepsi... Bütçe rakamları da öyle... Bakın, 2003 yılında 145 katrilyon liralık
harcama yapacağız dedik. Hatırlıyor musunuz, harcama rakamları, hiçbir yıl,
hükümetin öngördüğü gibi, getirdiği bütçe gibi yıl sonunda çıksın; hiçbiriniz
hatırlamazsınız, ben de hatırlamıyorum; çünkü, hep ikiye katlanırdı bütçeler;
ama, ilk defa 2003 yılı bütçesinin giderleri, yıl sonu gerçekleşme tahmini
itibariyle, 141 katrilyon liradır; yani, öngörülen harcama hedefinin, değil
üstüne çıkmak, biraz altına düşmüştür; altına düşmesinin sebebi de, faiz
giderlerinde o miktarda daha düşük gerçekleşme meydana gelmiştir. Faiz
giderlerinin daha az olduğuna da kimse üzülmüyor, öyle zannediyorum. "Faiz
giderleri için bütçeye 65 katrilyon koymuştunuz, niye 60 katrilyona düştü" diye
kimsenin şikâyetçi olduğunu da düşünmüyorum ve diyorsunuzdur ki, eminim, bu AK
Parti ne yaptığını biliyor. Gerçekten, bu AK Parti ne yaptığını biliyor. (AK
Parti sıralarından alkışlar)
Bu onur, bu gurur,
bütçeyi birlikte paylaşan, birlikte tartışan, her şeyin iyi olmasını isteyen,
sadece iktidarın değil, muhalefetin de paylaşacağı bir duygudur. Onun için, ülke
sorunlarını birlikte halledeceğiz, birlikte tartışacağız; iyiyi, doğruyu, güzeli
birlikte araştıracağız ve her türlü eleştiriyi ve katkıyı da, iktidar açısından,
bir kazanım olarak değerlendiriyorum ve Sayın Milletvekilimin bu konuşmasını da
bir kazanım olarak, aynı şekilde, müspet bir haneye atıyorum, kaydediyorum. Bu
sorunların hepsi zamanla çözülecek sorunlardır. Güç birliğiyle, siyaset kurumuna
itibar kazandırma yarışı içerisinde, her şeyin doğrusunu ve güzelini
bulacağımıza inanıyorum ve hepinize saygılar sunuyorum. Sağ olun. (AK Parti
sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Bakan.
Gündemdışı üçüncü
söz, Konya İlindeki birkısım projelerin hayata geçmesine yönelik çalışmalarla ilgili söz isteyen, Konya
Milletvekili Ahmet Işık'a aittir.
Buyurun Sayın Işık.
(AK Parti sıralarından alkışlar)
3. - Konya
Milletvekili Ahmet Işık'ın, Konya İlindeki birkısım
projelerin hayata geçirilmesinin önemine yönelik gündemdışı konuşması
AHMET IŞIK (Konya) -
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Konya İlindeki birkısım projelerin hayata geçirilmesine yönelik gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce
Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Ayrıca, yeni yasama
yılında, Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşlarını rahmetle anarken, büyük
lider ve büyük insan Atatürk'ü bu kürsüden zikretmenin onurunu yaşıyor,
mutluluğunu hissediyorum.
Değerli
milletvekilleri, büyük insan Mevlânâ Celâleddin
Rûmî'nin diyar edindiği, değişik kültürlerin ve dinlerin cazibe merkezi haline
gelen Konya İlimiz, ülkemizin nüfus olarak 4 üncü, yüzölçümü olarak ise 1 inci
büyük şehri olup, Anadolu Selçuklu Devletinin başşehirliğini yapmış, Osmanlı
Devleti zamanında çok yönlü etkinliğini sürdürmüştür. Günümüz Türkiyesinde ise, coğrafî konumuyla, yüzölçümüyle,
nüfusuyla, sanayiiyle, tarımıyla, ticaretiyle,
kültürüyle, inanç turizmiyle, başta futbol olmak üzere sportif aktivitesiyle ve
yüzlerce maruf hale gelmiş değerleriyle önemini ve anlamını günbegün artırarak
devam ettirmektedir.
Değerli
milletvekilleri, 2002 yılı itibariyle Konya İlimiz kamu yatırımlarından 19 uncu
sırada pay almış olup, işbu durum dahi başlıbaşına
şehrimizin mağduriyetini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; her yörenin iktisadî kalkınmasına ve hayat standardının
yükseltilmesine birkısım etkenler tesir etmekte ve bu
süreci hızlandırmaktadır. Mevlânâ diyarı Konyamız için
bu noktada hayatî önem arz eden projelerden birisi olan -kısa adı KOP- Konya
Ovaları Projesidir. Konya Ovaları Projesi tam anlamıyla sonuçlandığında,
ilimizin sulanmakta
12
olan arazisine
ilaveten yüzde 64 oranında, yaklaşık 1 705 000 hektar civarında arazi daha
sulanabilecek ve toprak hayat bulacaktır.
KOP, 12 adet projeden
oluşmaktadır. Bunlar;
- Konya-Çumra
Projesi,
- Beyşehir-Damlapınar Projesi,
- Göksu Havzası
Enerji Projeleri,
- Konya İçmesuyu Projesi,
- Küçük su projeleri
grubu,
- Ereğli Projesi,
- Sarayönü-Beşgözler Projesi,
- Akşehir-Eber Projesi,
- Ilgın Projesi,
- Karaman Projesi,
- Yunak-Akgöl Projesi,
- Ayrancı Projesidir.
Konyamızın kızıl
elması ve rüyası olan KOP hayata geçtiğinde, çorak
arazi suyla buluşacak, alternatif ürünler yetiştirilebilecek, hayvancılıkta
büyük atılım gerçekleşebilecek, milyarlarca dolar katmadeğer ülke ekonomisine girdi sağlayacaktır.
Değerli milletvekillerimiz, Konya insanımızın, sanayicimizin ve
ticaret erbabının başka bir beklentisi de serbest bölge projesidir. Konya için
uygun olan ise, serbest üretim bölge modelidir. Serbest bölgeler, ülkemize
yabancı sermayeyle birlikte yeni teknolojilerin de girmesine vesile olmakta,
oluşturulan imkânlar yatırımcıya ve üreticiye vergi, teşvik ve başkaca birkısım avantajlar sağlamakta, üretimde maliyeti düşürmekte
ve uluslararası rekabete katkı sağlamaktadır. Serbest bölge sisteminin en önemli
cazibesi, muafiyet ve istisnaların varlığıdır. Bunların kaldırılması durumunda
ise, bu bölgelerin cazibesi ortadan kaldırılmış olacaktır. Yapılması gereken,
serbest bölge rejiminin yeniden yapılandırılması ve cazibe merkezleri haline
getirilmesidir.
Bu bağlamda, Konya
İlimizin coğrafî konumu, organize sanayi bölgelerinin oluşu, düzenli ulaşım ağı,
tarım makineleri başta olmak üzere gelişmiş sanayii,
otomotiv yan sanayii, ayakkabıcılık sektörü, ticarî,
tarihî ve kültürel özelliği, insan ve işgücü potansiyeli gibi yüzlerce özelliği
nedeniyle, zaman geçirilmeden serbest bölge kurulması zaruretini ortaya
koymaktadır.
Değerli
milletvekilleri, ayrıca, şehrimize teknopark kurulması, bölge havaalanının
yapılması, teknik bir üniversite kurulması, Konya endüstri bölgesinin kurulması,
Konya-Ankara hızlı tren projesinin gerçekleştirilmesi, Beyhekim Sağlık Kompleksi Projesinin hayata geçirilmesi,
Mevlânâ Kültür Merkezinin açılışının 2003 Aralık ayı etkinliklerine
yetiştirilmesi, bölgesel menkul kıymetler borsası kurulması, Toplu Konut
İdaresince başlatılan kira öder gibi evsahibi olma
yönteminden nüfus, yüzölçüm ve diğer kriterler dikkate
alınarak Konyamızın azamî oranda yararlandırılması...
(Mikrofon otomatik
cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun
Sayın Işık; konuşmanızı toparlar mısınız...
AHMET IŞIK (Devamla)
- ...TRT'nin arşivinde bulunan eğitim, öğretim, kültürel, sanatsal, sosyal ve
buna benzer içerikli kaset programlarından Konyamızın
yerel yayın yapan televizyonlarının ücretsiz faydalandırılması ve bunun ülke
geneline teşmil edilmesi; ayrıca, uluslararası birkısım özel ya da resmî futbol
müsabakalarının -Mevlânâ felsefesinin ve hoşgörüsünün dünyaca tanındığı ve
birçok yönüyle marka haline gelen- Konya İlimizde gerçekleştirilmesinin önemini
de vurgulamak istiyorum.
Değerli
milletvekilleri, ilimiz, tarihî değerleri ve eserleriyle, inanç turizmiyle,
yerli ve yabancı birçok turistin ilgisini artan oranda çekmektedir. İlimiz, bu
özellikleriyle, kongre turizmine de müsait bir şehirdir. Konyamızın örnek bir kültür ve cazibe merkezi haline
getirilmesi, gerek şehrimiz gerekse de ülkemiz açısından büyük önem
taşımaktadır.
Sayın Başkan, değerli
milletvekilleri; yukarıdaki tespit ve beklentilerimiz doğrultusunda, Konyamızın kalkınması temennisiyle, hepinizi, tekrar,
saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür
ediyorum Sayın Işık.
Gündemin "Seçim"
kısmına geçiyoruz.
Sayın
milletvekilleri, yasama dokunulmazlığı konusunda kurulan Meclis araştırması
komisyonu üyelikleri için siyasî parti gruplarınca aday gösterme işlemi
tamamlanmıştır.
Şimdi, komisyon
üyelikleri için siyasî parti gruplarınca gösterilen adaylarının listesini,
İçtüzüğün 21 inci maddesine göre, okutup, oylarınıza sunacağım.
V. - SEÇİMLER
A) KOMİSYONLARA ÜYE
SEÇİMİ
13
1. - (10/70) esas
numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine seçim
Yasama Dokunulmazlığı
Konusunda Kurulan Meclis Araştırması
Komisyonu Üyelikleri
Aday Listesi
(10/70)
(12)
Adı Soyadı Seçim
Çevresi
AKP (8)
Fehmi Hüsrev Kutlu (Adıyaman)
Orhan Yıldız (Artvin)
Muzaffer Külcü
(Çorum)
Mehmet Salih Erdoğan
(Denizli)
Cavit Torun
(Diyarbakır)
Metin Kaşıkoğlu (Düzce)
Mehmet Yılmazcan (Kahramanmaraş)
Süleyman Sarıbaş (Malatya)
CHP (4)
Mehmet Ziya Yergök (Adana)
Yakup Kepenek
(Ankara)
Atilla Kart (Konya)
Muharrem Kılıç
(Malatya)
BAŞKAN - Okunan
listeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul
edilmiştir.
Sayın
milletvekilleri, yasama dokunulmazlığı konusunda kurulan Meclis araştırması
komisyonuna seçilen üyelerin bugün saat 16.30'da Ana Bina, Üst Zemin PTT
karşısındaki Meclis Araştırması ve Soruşturması Komisyonları Toplantı Salonunda
toplanarak, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip
seçimini yapmalarını rica ediyorum.
Komisyonun, toplantı
gün ve saati ayrıca ilan tahtalarına asılmıştır.
Gündemin "Kanun
Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.
VI. - KANUN TASARI VE
TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN
GELEN DİĞER İŞLER
1. - Adlî Yargı İlk
Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri
Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)
2. - Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet
Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)
BAŞKAN - Adlî Yargı
İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve
Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda
Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarılarının geri alınan maddeleriyle
ilgili komisyon raporları henüz gelmediğinden, tasarıların görüşmelerini
erteliyoruz.
Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum ve Adalet Komisyonları raporlarının
müzakeresine kaldığımız yerden devam ediyoruz.
3. - Bilgi Edinme
Hakkı Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum ve Adalet Komisyonları Raporları
(1/632) (S. Sayısı: 248) (1)
BAŞKAN - Komisyon?..
Yerinde.
Hükümet?.. Yerinde.
Sayın
milletvekilleri, kâtip üyenin oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul
edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.
Tasarının 4 üncü
maddesi kabul edilmişti; şimdi, 5 inci maddesini okutuyorum:
Bilgi verme
yükümlülüğü
MADDE 5.- Kurum ve
kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya
belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin,
süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri
almakla yükümlüdürler.
Bu Kanun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri
uygulanmaz.
BAŞKAN - Madde
üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen, Adana Milletvekili
Ziya Yergök; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)
Konuşma süreniz 10
dakikadır.
CHP GRUBU ADINA
MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri;
görüşmekte olduğumuz Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısının "bilgi verme
yükümlülüğü" başlığını taşıyan 5 inci maddesiyle ilgili
14
Cumhuriyet Halk
Partisi Grubunun görüş ve düşüncelerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum;
Yüce Meclisi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.
Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu Tasarısıyla ilgili, benden önce Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına
konuşan değerli sözcülerimiz de, olumlu ve yapıcı görüşler ortaya koydular.
Gerçekten de, ülkemizde hukuku üstün ve egemen kılmak istiyorsak, demokrasiyi
bütün kurum ve kurallarıyla yerleştirmeyi düşünüyorsak, özgür insan, örgütlü
toplum, demokratik devlet amacına varmayı düşünüyorsak, bilgi edinme hakkını
düzenleyen bir yasal düzenleme, bütün bu amaçlara uygun düşen doğru ve yerinde
bir adım olacaktır.
Diğer taraftan, böyle
bir düzenleme, içinde yer almayı hedeflediğimiz, bir demokrasi ve hukuk toplumu
olan Avrupa Birliğine uyum açısından da, demokratikleşme açısından da büyük önem
taşımaktadır.
Söz konusu tasarının
bir sivil toplum platformundaki tartışmalarına ve çalışmalarına, Sayın Adalet
Bakanıyla birlikte, taslak aşamasından itibaren katılmış, katkıda bulunmuş,
altkomisyonda ve Adalet Komisyonunda görev yapmış bir
arkadaşınız olarak, bu tasarının, geçirdiği aşamalarda yapılan değerli
katkılarla, çok daha olumlu bir duruma geldiğini söyleyebilirim. İnanıyorum ki,
Genel Kurul görüşmelerinde, siz değerli üyelerin yapacağı katkılarla, daha
olumlu bir noktaya da gelecektir.
Bu tasarının
yasalaşmasının bir önemi de şudur: Bir yönetimin saydam olduğuna, şeffaf
olduğuna ve bir yönetimin kamu yararına işlediğine yurttaşları inandırmanın en
geçerli yolu, yönetsel bilgi ve belgeleri ilgililere açıklamaktan geçer.
Tasarının dünkü görüşmelerinde konuşan değerli sözcülerin de değindiği gibi,
Anayasamızda, bilgi edinme hakkını açıkça düzenleyen bir hüküm olmamakla
birlikte, bunu kısıtlayan bir hüküm de bulunmamaktadır. Günümüzde, çağdaş ve
demokratik anayasalarda, bilgi edinme hakkı, ayrı bir madde halinde
düzenlenmektedir. Nitekim, Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan ve
geçtiğimiz yasama yılının başında tüm
milletvekillerine gönderilmiş bulunan anayasa önerisinin 38 inci maddesinde de
"her yurttaş, devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin işlem ve eylemlerinden
bilgi edinme hakkına sahiptir" şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.
Dünkü görüşmelerde
söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna mensup milletvekilleri, Bilgi Edinme
Hakkı Kanunu Tasarısıyla ilgili olumlu görüşler ifade ederken, iktidarın yanlış
uygulamalarından örnekler vererek, bu yasanın uygulanmasına yönelik, daha
doğrusu, uygulanmamasına yönelik kaygılarını ifade ettiler. Gerçekten de, Yüce
Meclisimiz, görüşmekte olduğumuz tasarıda olduğu gibi, çoğu kez, toplum
yararına, iyi yasalar çıkarmaktadır; ancak, uygulama konusunda aynı duyarlılık
her zaman gösterilmiyor. Çıkarılan yasaları, amacına, özüne ve sözüne uygun
şekilde yaşama geçirme konusunda, aynı titizlik içerisinde ne yazık ki
olunmuyor. Nitekim, Yüce Mecliste, iktidar grubuyla, muhalefet grubuyla
birlikte, arka arkaya, Avrupa Birliği uyum yasalarını çıkardık. Avrupa Birliği
çevrelerinden de iç ve dış kamuoyundan da övgüler aldık; ancak, bütün bu
çevreler, bu övgülerin ardından, hemen bir şeyi ilave ettiler "çıkardığınız
yasalar iyi, olumlu; ancak, bir de uygulamaya bakacağız, uygulamayı göreceğiz"
dediler.
Geçmişte, sayısız
örnekle gördük ki, sadece yasaların değişmesi yetmiyor, kafaların da değişmesi
gerekiyor. Yasalardaki olumlu değişikliklere paralel bir zihniyet değişiminin de
yaşanması gerekiyor. Burada, siyasî otoriteye, iktidara, yürütme organına çok
önemli görev düşüyor. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun ve önceden yürürlüğe konulan
uyum yasalarının da yaşama geçmesi için, bürokraside,
kamu kurum ve kuruluşlarında bir dirençle karşılaşmadan bu yasaların amacına
göre uygulanması, iktidarın çok içtenlikli olmasına, istekli olmasına ve ciddî
bir kararlılık ortaya koymasına bağlıdır. Aksi halde, daha önce çıkarılmış pek
çok iyi yasada olduğu gibi, bu yasa da kâğıt üzerinde kalmaya mahkûm olur ve
yazık olur.
Belirttiğimiz nedenlerle, arkadaşlarımızın bu yöne ilişkin tespitlerinden, eleştirilerinden ve ileriye dönük kaygılarından iktidar grubunun rahatsızlık duymasını anlamak mümkün değildir. Hatasız insan olmaz, hatasız iktidar da olmaz. İnsanlar da, yönetimler de, hatalarını kabul edip onları gidermeye çalıştıkça yücelir ve yükselirler. İktidar, muhalefetin bu yapıcı eleştirilerinden ve uyarılarından yararlanmaya çalışmalıdır. Kaldı ki, bu uygulama yanlışları, çıkarılan yasaların uygulanmasına karşı direnç gösterilmesi, hatta, zaman zaman, yer yer uygulanmaması, sadece bu iktidar dönemine has bir sorun da