Türkiye Büyük Millet Meclisi
Genel Kurul Tutanağı
22. Dönem 2. Yasama Yılı
5. Birleşim 09/Ekim /2003 Perşembe


Formun Üstü

Formun Altı

Tutanak toplam 39 sayfadır.


DÖNEM : 22 CİLT : 27 YASAMA YILI : 2

T. B. M. M.

TUTANAK DERGİSİ

5 inci Birleşim

9 Ekim 2003 Perşembe

İ Ç İ N D E K İ L E R

Sayfa I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

II.- GELEN KÂĞITLAR

III.- YOKLAMA

IV.- BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Çorum Milletvekili Murat Yıldırım'ın, Çorum'un demiryolu ve havaalanı problemlerine ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın cevabı

2. - Kırşehir Milletvekili Hüseyin Bayındır'ın, Türkiye'nin genel ekonomik durumu ve bu durumun halkın günlük yaşantısına yansımalarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı

3. - Konya Milletvekili Ahmet Işık'ın, Konya İlindeki birkısım projelerin hayata geçirilmesinin önemine yönelik gündemdışı konuşması

V. - SEÇİMLER

A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

1. - (10/70) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine seçim

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER

1. - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)

2. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

3. - Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum ve Adalet Komisyonları Raporları (1/632) (S. Sayısı: 248)

VII. - SORULAR VE CEVAPLAR

A) YAZILI SORULAR VE CEVAPLARI

1


1. - İzmir Milletvekili Hakkı Ülkü'nün, Diyanet İşleri Başkanlığından diğer kamu kurumlarına yapılan naklen atamalara ilişkin sorusu ve Devlet Bakanı Mehmet Aydın'ın cevabı (7/906)

2. - Sıvas Milletvekili Nurettin Sözen'in, bazı yasama faaliyetlerine ilişkin sorusu ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Bülent Arınç'ın cevabı (7/1030)

3. - Ankara Milletvekili Yakup Kepenek'in, ABD Başkanı ile yaptığı görüşme hakkında basında çıkan haberlere ilişkin sorusu ve Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün cevabı (7/1038)

2


I. - GEÇEN TUTANAK ÖZETİ

TBMM Genel Kurulu saat 15.00'te açılarak iki oturum yaptı.

Mardin Milletvekili Mehmet Beşir Hamidi, Güneydoğu Anadolu Projesine,

Denizli Milletvekili Mustafa Gazalcı, Dünya Öğretmenler Gününe,

İlişkin gündemdışı birer konuşma yaptılar.

Aydın Milletvekili Özlem Çerçioğlu'nun, KOBİ'lerin önemi, sorunları ve alınması gereken tedbirlere ilişkin gündemdışı konuşmasına, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, cevap verdi.

Ürdün Senato Başkanı Zaid Al-Rifai'nin resmî davetine icabetle, Ürdün'e,

Uluslararası Demokrasi Enstitüsü Yönetim Kurulu Başkanı Lord Russel Johnston'ın resmî davetine icabetle, 4 üncü Rodos Doğu Akdeniz Bölgesi Genç Parlamenterler Konferansına katılmak üzere, Rodos'a,

Gidecek Parlamento heyetlerine ilişkin Başkanlık tezkereleri, Genel Kurulun bilgisine sunuldu.

Antalya Milletvekili Nail Kamacı'nın (6/302),

Denizli Milletvekili Mehmet Uğur Neşşar'ın (6/309), (6/341) ve (6/416),

Muğla Milletvekili Ali Arslan'ın (6/379),

Kars Milletvekili Selami Yiğit'in (6/521),

Esas numaralı sözlü sorularını geri aldıklarına ilişkin önergeleri okundu; sözlü soruların geri verildiği bildirildi.

Gündemin "Sözlü Sorular" kısmının:

1 inci sırasında bulunan (6/260),

3 üncü " " (6/263),

5 inci " " (6/270),

6 ncı " " (6/274),

7 nci " " (6/275),

8 inci " " (6/277),

9 uncu " " (6/278),

10 uncu " " (6/281),

11 inci " " (6/282),

12 nci " " (6/284),

13 üncü " " (6/285),

14 üncü " " (6/286),

15 inci " " (6/287),

16 ncı " " (6/288),

17 nci " " (6/291),

18 inci " " (6/296),

19 uncu " " (6/297),

20 nci " " (6/298),

21 inci " " (6/299),

22 nci " " (6/300),

23 üncü " " (6/301),

25 inci " " (6/303),

26 ncı " " (6/304),

27 nci " " (6/305),

28 inci " " (6/306),

29 uncu " " (6/308),

31 inci " " (6/310),

32 nci " " (6/314),

33 üncü " " (6/315),

34 üncü " " (6/316),

3


35 inci " " (6/317),

36 ncı " " (6/318),

37 nci " " (6/319),

38 inci " " (6/320),

39 uncu " " (6/321),

40 ıncı " " (6/322),

41 inci " " (6/325),

42 nci " " (6/326),

43 üncü " " (6/327),

44 üncü " " (6/328),

45 inci " " (6/329),

46 ncı " " (6/330),

47 nci " " (6/332),

48 inci " " (6/333),

49 uncu " " (6/334),

50 nci " " (6/335),

51 inci " " (6/336),

52 nci " " (6/337),

53 üncü " " (6/338),

54 üncü " " (6/339),

56 ncı " " (6/342),

57 nci " " (6/343),

58 inci " " (6/345),

59 uncu " " (6/346),

60 ıncı " " (6/347),

61 inci " " (6/348),

62 nci " " (6/349),

63 üncü " " (6/353),

64 üncü " " (6/354),

65 inci " " (6/355),

66 ncı " " (6/356),

67 nci " " (6/357),

68 inci " " (6/358),

69 uncu " " (6/359),

70 inci " " (6/360),

71 inci " " (6/361),

72 nci " " (6/362),

Esas numaralı sorular, ilgili bakanlar Genel Kurulda hazır bulunmadıklarından, ertelendi.

2 nci sırasında bulunan (6/261),

4 üncü " " (6/269),

Esas numaralı sözlü sorulara, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun cevap verdi; (6/261) esas numaralı soru sahibi de karşı görüşünü açıkladı.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmının:

1 inci sırasında bulunan, Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında (1/521) (S. Sayısı: 146),

2 nci sırasında bulunan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin (1/523) (S. Sayısı: 152),

Kanun Tasarılarının görüşmeleri, daha önce geri alınan maddelere ilişkin komisyon raporları henüz gelmediğinden, ertelendi.

4


4 üncü sırasında bulunan, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısının(1/632) (S. Sayısı: 248) 5 inci maddesine kadar kabul edildi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Topuz, Ankara Milletvekili Salih Kapusuz'un AK Parti Grubu adına yaptığı konuşma sırasında partisine sataşması nedeniyle bir konuşma yaptı.

9 Ekim 2003 Perşembe günü saat 15.00'te toplanmak üzere, birleşime 19.03' te son verildi.

Sadık Yakut

Başkanvekili

Ahmet Küçük Suat Kılıç

Çanakkale Samsun

Kâtip Üye Kâtip Üye

5


No. : 7

II. - GELEN KÂĞITLAR

9 Ekim 2003 Perşembe

Rapor

1. - İmar Kanunu ile İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ile İçişleri ve Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonları Raporları (1/624) (S. Sayısı : 267) (Dağıtma tarihi : 9.10.2003) (GÜNDEME)

Yazılı Soru Önergeleri

1 .- İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in, 4811 ve 4876 sayılı kanunların uygulanmasına ilişkin Maliye Bakanından yazılı soru önergesi (7/1259) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.10.2003)

2. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in, 4959 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin İçişleri Bakanından yazılı soru önergesi (7/1260) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.10.2003)

3. - İstanbul Milletvekili Emin Şirin'in, BDDK tarafından el konulan bankaların mal varlıklarına ve yöneticilerine ilişkin Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısından (Abdüllatif Şener) yazılı soru önergesi (7/1261) (Başkanlığa geliş tarihi : 8.10.2003)

Geri Alınan Yazılı Soru Önergesi

1. - Manisa Milletvekili Hasan Ören'in, Bağ-Kur sigortalılarının borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanından yazılı soru önergesini 9.10.2003 tarihinde geri almıştır. (7/1255)

6


BİRİNCİ OTURUM

Açılma Saati : 15.00

9 Ekim 2003 Perşembe

BAŞKAN : Başkanvekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER : Suat KILIÇ (Samsun), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5 inci Birleşimini açıyorum.

III. - Y O K L A M A

BAŞKAN - Elektronik cihazla yoklama yapacağım.

Yoklama için 5 dakika süre vereceğim. Sayın milletvekillerinin oy düğmelerine basarak salonda bulunduklarını bildirmelerini, bu süre içerisinde elektronik sisteme giremeyen milletvekillerinin, salonda hazır bulunan teknik personelden yardım istemelerini, buna rağmen sisteme giremeyen üyelerin ise, yoklama pusulalarını, teknik personel aracılığıyla 5 dakikalık süre içerisinde Başkanlığa ulaştırmalarını rica ediyorum.

Yoklama işlemini başlatıyorum.

(Elektronik cihazla yoklama yapıldı)

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, toplantı yetersayısı vardır; görüşmelere başlıyoruz.

Sayın milletvekilleri, gündeme geçmeden önce, 7 Ekim 2003 tarihli 3 üncü Birleşimde yapılan kapalı oturuma ait tutanak özetinin, İçtüzüğün 71 inci maddesine göre okunabilmesi için kapalı oturuma geçmemiz gerekmektedir. Bu nedenle, sayın milletvekilleri ile Genel Kurul salonunda bulunabilecek yeminli stenograflar ve yeminli görevliler dışındakilerin salonu boşaltmalarını rica ediyorum.

Tutanak özeti okunduktan sonra açıkoturuma geçilecek ve görüşmelere devam edilecektir.

Sayın İdare Amirlerinin bu konuda yardımcı olmalarını ve salon boşaltıldıktan sonra Başkanlığa haber vermelerini rica ediyorum.

Kapalı oturuma geçmek üzere birinci oturumu kapatıyorum.

Kapanma Saati : 15.06

İKİNCİ OTURUM

(Kapalıdır)

7


ÜÇÜNCÜ OTURUM

Açılma Saati : 15.22

BAŞKAN : Başkanvekili Sadık YAKUT

KÂTİP ÜYELER : Suat KILIÇ (Samsun), Ahmet KÜÇÜK (Çanakkale)

BAŞKAN - Türkiye Büyük Millet Meclisinin 5 inci Birleşiminin kapalı oturumundan sonraki Üçüncü Oturumunu açıyorum.

Gündeme geçmeden önce, üç arkadaşıma gündemdışı söz vereceğim.

Gündemdışı ilk söz, Çorum'un demiryolu ve havaalanı problemiyle ilgili söz isteyen, Çorum Milletvekili Murat Yıldırım'a aittir.

Buyurun Sayın Yıldırım. (AK Parti sıralarından alkışlar)

IV. - BAŞKANLIĞIN GENEL KURULA SUNUŞLARI

A) GÜNDEMDIŞI KONUŞMALAR

1. - Çorum Milletvekili Murat Yıldırım'ın, Çorum'un demiryolu ve havaalanı problemlerine ve alınması gereken önlemlere ilişkin gündemdışı konuşması ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın cevabı

MURAT YILDIRIM (Çorum) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çorum'un havaalanı ve demiryolu problemleri hakkında sizlere bilgi sunmak üzere, gündemdışı söz almış bulunmaktayım; hepinizi saygıyla selamlarım.

Çorum, 5 000 yıllık tarihî geçmişiyle, Karadeniz ile İç Anadolu Bölgesinin kesiştiği alanda, ülkemizin KOBİ cenneti illerinden birisidir. 1990'lı yıllarda verilen teşvikleri iyi değerlendiren, yapılan yatırımlarla Çorum mucizesini gerçekleştiren ilimizde, bugün yüzlerce sektöre yayılan tesisler bulunmaktadır. Birinci Organize Sanayide boş arazi kalmayıp, İkinci Organize Sanayide de çalışmalar sürmektedir.

Türkiye'de birçok yol yapılırken, İç Anadoluyu Karadenize bağlayan en önemli geçiş olan Ankara-Çorum-Samsun yolu uzun yıllardır bitirilememiştir. Çin'den kalkıp 9 saatte İstanbul'a gelen bir müteşebbisin, İstanbul'dan Çorum'a 10 saatte ulaşmak zorunda kaldığı kara mizahlar anlatılırken, insanımızın çektiği sıkıntı da en güzel şekilde ifade edilmiştir.

Çorum'un müteşebbis ve yürekli insanları, uzun yıllardır her platformda karayolu, demiryolu ve havaalanı taleplerini defalarca dile getirmişlerdir. Biz, çalışıyoruz, üretiyoruz, malımızı uzak pazarlara satmak istiyoruz, pazarını da buluyoruz; ama, ucuz ulaşım imkânlarından olan demiryolunun, havaalanının bulunmayışı, dünya piyasalarında rekabet şansımızı azaltmaktadır.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Çorumlu, sadece leblebi üretmemiştir; toprak sanayii sektöründe yaptığı yatırımlarla, Türkiye tuğla ve kiremit üretiminin yüzde 20'sini elinde bulundurmaktadır. Yine, yumurta sektöründe aynı şey söz konusudur. Buğday ve çeltik üretiminde, ülkenin önemli merkezlerindendir. Makine, tekstil, yumurta ve isimlerini burada saymamın zaman alacağı yüzlerce sektörde üretim gerçekleştirilmektedir.

Çorum'da üretimi yapılan bu ürünlerle, mevsimine bağlı olarak ilimize gelen kömür nakliyeleri için günlük ortalama 750 civarında kamyona ihtiyaç duyulmaktadır. Bu durum gözönüne alındığında, maliyeti düşük ulaşımın ne denli önem taşıdığı daha iyi anlaşılabilir. Ucuz ulaşım için kaliteli karayolu bağlantısı, demiryolu ve havaalanı şarttır. Samsun-Çorum-Ankara karayoluyla ilgili çalışmalar son dönemde hızlandırılmıştır.

Yine, Çorum-Alaca-Yozgat arasında bir duble yol çalışması hükümetimiz zamanında başlamış ve hızla devam etmektedir; bu vesileyle hükümetimize teşekkür ediyorum. Çalışmalar bittiğinde, burası, Karadenizi Akdenize bağlayacaktır. Bu projeler tamamlandığında, Çorumlu müteşebbisin karayoluyla ilgili bir sıkıntısı kalmayacaktır.

Çorumlu, Çorum-Samsun yoluyla, ürettiği malı Samsun Limanına; Çorum-Yozgat yoluyla da Mersin Limanına gönderebilecektir; fakat, üretilen malın dünya piyasalarıyla rekabet şansı sadece karayollarının yapımıyla tam manasıyla sağlanamamaktadır; mutlaka demiryolu bağlantısı gerekmektedir. Malı alan yabancı yatırımcıların, iş yapan tüccarın, malı satmak için bir ayağı yurt dışında olan Çorumlu müteşebbisin her anı çok değerlidir, siz de takdir edersiniz. Bunun için acilen havaalanına da ihtiyaç duyulmaktadır. Çorum'da 1996 yılında bir havaalanı inşaatına başlanılmış ve 2005 yılında bitirilmesi hedeflenmiştir; fakat, küçük çaplı çalışmaların ardından faaliyetler durdurulmuştur. Çorum insanı, ülkenin içinde bulunduğu sıkıntının çok iyi farkındadır. Bunun için de, bu havaalanı yapılsın, faaliyete geçsin şeklinde kısa vadede bir talebi yoktur; ama, kısa vadede küçük yatırımlarla yapılacak bir başka çalışma vardır; bu ise, Çorum, Amasya, Tokat, Merzifon, Mecitözü, Osmancık ve Gümüşhacıköy'e hitap edebilecek olan Merzifon Askerî Havaalanının sivil hava trafiğine açılmasıdır. Merzifon'a yapılacak bir yolcu terminaliyle, havaalanının sivil hava trafiğine açılması sağlanacaktır; burası, bölge illerine hitap edecektir.

Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; yine, toplam uzunluğu 238 kilometre olan Çankırı-Çorum-Amasya demiryoluyla ilgili çalışmalar 1990'lı yıllara kadar gitmektedir. Sadece proje etüt çalışması için sekiz yıl harcanmış ve 1998 yılında tamamlanmıştır. Gelinen noktadaysa, bir çivi dahi çakılmamıştır...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Yıldırım, konuşmanızı tamamlayın.

8


MURAT YILDIRIM (Devamla) - Proje hazır olmasına rağmen, Çankırı-Çorum-Amasya güzergâhı, hem uzunluğu hem de tünel, köprü, viyadük gibi maliyet artırıcı unsurlar nedeniyle çözümsüzleşmiştir. Bu noktada, Çorumlu müteşebbisin bir teklifi vardır; yine bölge illerine hitap edecek ve maliyetleri de daha düşük yeni bir hat belirlenmesi gerekiyor. Ülke kaynaklarının verimli kullanımı, maliyetlerin aşağıya çekilmesi ve güzergâhın kısaltılması açısından Delice-Çerikli-Çorum-Amasya demiryolu hattının bir an önce hayata geçirilmesi gerekiyor.

Gerek Merzifon askerî havaalanının sivil trafiğe açılması gerekse Çerikli-Çorum-Amasya demiryolu hattının yapılması, Çorum'a, bölgemize ve ülkemize ekonomik açıdan büyük yarar sağlayacaktır. Bu konuda çalışmanın bir an önce başlatılarak, 2004 bütçesi yatırım programına alınması önem taşımaktadır.

Hükümetimizin gerekli çalışmaları yapacağı bilinciyle, Sayın Başkanı, sayın milletvekillerini ve Çorumlu hemşerilerimi saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Yıldırım.

Gündemdışı konuşmaya, Ulaştırma Bakanı Sayın Binali Yıldırım cevap vereceklerdir.

Buyurun Sayın Bakan. (AK Parti sıralarından alkışlar)

ULAŞTIRMA BAKANI BİNALİ YILDIRIM (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Çorum Milletvekilimiz Sayın Murat Yıldırım'ın, Çorum'un havaalanı ve demiryolu problemiyle ilgili gündemdışı konuşması nedeniyle söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın Milletvekilimizin konuşmasında dile getirdiği Çorum havaalanı, 1991 yılında gündeme gelmiş, 2 100 metre boy, 30 metre genişlik, aprondan oluşan altyapı uçuş üniteleri, o dönemde 400 milyar keşif bedelle ihale edilmiş ve özel idare bütçesinden yapılmaya başlanmış. Başlangıçta fizibilite ve ÇED raporları olmadığı için, 1992 bütçesinden başlayarak 2000 yılı sonuna kadar valilikçe parça parça ödenek ayrılarak stol tipi yapılmaya çalışılan havaalanının, ne yazık ki, beklenen inşaat ilerleme yüzdesine erişilememiş ve daha sonra, 287 milyar lira civarında bir para da DLH Genel Müdürlüğünden valiliğe aktarılmıştır. Buna rağmen, bugüne kadar, havaalanının ancak yüzde 20'si yapılabilmiştir; tamamlanması için 4 trilyona daha ihtiyaç vardır. Her şeyden önce, havaalanı için ayrılan alan içerisinde aynı zamanda yüksekokul için kampus alanı da düşünüldüğünden, böyle bir olumsuzluk da mevcuttur. Bilahara, 25 Mart 1999 tarihinde, DPT tarafından bu proje yatırım programından çıkarılmıştır.

Bu vesileyle, şunu söylemekte yarar var: Ne yazık ki, bu ve buna benzer birçok havaalanı ülkenin her tarafında mevcut olup, bugün, çeşitli nedenlerle kullanılamamaktadır. Kimisinin yer seçimi yanlış, kimisinin standartları uluslararası uçuşlara uygun değil ve bir kısmında da birbirine çok yakın olması dolayısıyla trafik bulunmamaktadır.

Demiryoluyla ilgili talep ise, fizibilite etütleri çerçevesinde, halen Bakanlığımızın gündeminde bulunan Çerikli-Çorum-Amasya bağlantısı kapsamında değerlendirilmektedir. Çankırı-Çorum-Amasya hattında 1997 yılında fizibilite çalışmaları tamamlanmıştır. Çankırı-Çorum-Amasya hattı üç kentin bağlantısını kurarken, Karadenize bağlantıyı, ayrıca Ankara - Konya hattıyla birlikte Karadeniz ile Akdeniz arasındaki kuzey - güney koridorunun oluşturulmasını sağlayacak en önemli hatlardan biridir. Proje, bu kapsamda değerlendirilmektedir ve bu projenin 2003 yılı fiyatlarıyla 659 000 000 dolar keşif bedeli belirlenmiştir.

Merzifon askerî havaalanının sivil uçuşlara açılması şu şartlarda mümkün gözükmemektedir. Çünkü, Merzifon, Hava Kuvvetleri Komutanlığımızın çok önemli üslerinden bir tanesidir ve çok yoğun kullanılan bir hava meydanıdır.

Ben, bu vesileyle Yüce Meclisinizi saygıyla selamlıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Yıldırım.

Gündemdışı ikinci söz, Türkiye'nin genel ekonomik durumu hakkında söz isteyen, Kırşehir Milletvekili Sayın Hüseyin Bayındır'a aittir.

Buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 5 dakikadır.

2. - Kırşehir Milletvekili Hüseyin Bayındır'ın, Türkiye'nin genel ekonomik durumu ve bu durumun halkın günlük yaşantısına yansımalarına ilişkin gündemdışı konuşması ve Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdüllatif Şener'in cevabı

HÜSEYİN BAYINDIR (Kırşehir) - Sayın Başkan, sayın milletvekili arkadaşlarım, televizyonları başında bizi izleyen sevgili vatandaşlarımız; şahsım adına söz almış bulunuyorum, bu vesileyle de her birinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlarım, 3 Kasım seçimlerinden sonra ne değişti diye, Meclisimizin de tatile girmesinden dolayı, ben de memleketime gittim. Bir yıla yakın süre geçmesine rağmen, Türkiyemin, Kırşehirimin, vatandaşlarımızın, memurumuzun, işçimizin, öğrencimizin, çiftçimizin içinde bulundukları manzaranın hep aynı olduğunu gördüm; sorunlar, problemler, dertler hep aynı. Birbirinin içerisine girmiş, birbirini doğuran, çözülmesi gereken birçok sorun var ülkemizde ve vatandaşlarımız, halkımız, memurumuz, işçimiz, çiftçimiz, işsizimiz, öğrencimiz, tüm bu olumsuz ekonomik koşullara neden olmadıkları halde, her fatura üstlerine kesiliyor nedense! Cefayı çeken kişi hep vatandaş oluyor. Vatandaşım açlık sınırının altında yaşıyor, vatandaşım işsiz, vatandaşım yoksul, çoğu, borçlarından dolayı icra kapılarında, evine icra gelmeyen vatandaş sayısı azalmış; ama, tüm bunlara rağmen dirayetle ayakta kalmaya çalışıyorlar, tüm bunlara rağmen ısrarla ayakta kalmaya çalışıyorlar, tüm bunlara rağmen inatla

9


ayakta durmaya çalışıyorlar; ama, şunu da bilin: Vatandaşımızın da artık dayanacak gücü kalmadı, sabırları tükendi, artık onları oyalamanızdan sıkıldılar, bunu da bilin, böyle haber gönderdiler.

Sayın Başkan, Yüce Meclisimizin değerli üyeleri; AKP Hükümeti gayet başarılı; ekonomide her şey yolunda, dolar düşüyor, faizler düşüyor, borsa hareketli ve bunun gibi birsürü şey!.. (AK Parti sıralarından alkışlar) Peki, vatandaşın her şeyi böyle güllük gülistanlık da, neden hâlâ geçim sıkıntısı çekiyor, neden hâlâ açlık sınırının altında yaşıyor?! Basında sayfa sayfa, ekonomide pembe portreler çiziyorsunuz; ya gerçekler?! İşsizlik almış başını gidiyor, gencecik insanlar umutsuz ve mutsuz, tablo vahim, çare arayan insanlar çaresizlikten kıvranıyor, esnaf borçlu, esnaf akşam evine ekmeğini zor götürüyor, çiftçimin artık dayanacak gücü kalmadı. Benim Kırşehirimde, Anadolu bozkırının ortasındaki Mucurumda, Boztepemde, Kamanımda, tarlasının başında, traktörlerinin arkasında, sabaha kadar yağmurda, soğukta bekleyen çiftçilerimizin çektiği ıstırabı iyi bilirim. Biz, esasen, anlayışımız gereği yoksulluğu iyi biliriz. Allahaşkına, sizler seçim bölgelerinizde çiftçilerimizle hiç sohbet etmiyor musunuz, hiç gitmiyor musunuz onlara? Yiyecek ekmeğe muhtaç olmuş çiftçinin halini bilmiyorsanız, tohumu, gübreyi, mazotu bulabilmek için bin bir türlü cefa çeken çiftçiyle bir ilginiz yoksa, Ziraat Bankasından çekilen kredilerle ilgili yaşanılan çileleri bilmiyorsanız, hükümet koltuklarında ne işiniz var sizin ?! Bu vaatlerle mi geldiniz Meclise?! Çiftçiye değer vermiyorsunuz, çiftçiye önem vermiyorsunuz, çiftçiye destek vermiyorsunuz; ne yiyeceksiniz ileride?! Ne yiyecek üç beş yıl sonra bu millet?! Üretim olmadan hiçbir şey olmaz arkadaşlar; önce üretim, önce iş! (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından alkışlar [!])

Türkiye, dünya üzerinde kendi kendini besleyebilen sayılı ülkelerden birisi iken, bugün, ne yazık ki, tarım ürünleri ithalatı, ihracatının üzerine çıkmış bir ülke durumuna geldi. Ülkeyi bu hale getirenler utansın! Bu gidişe dur demeyenler de utansın! Halkımı, bir lokma ekmeğe muhtaç edenler de utansın! (AK Parti sıralarından gürültüler)

Değerli arkadaşlar, Anadolu'da insanların tenceresinde aş yerine dert kaynıyor. Siz çıkmışsınız sırça saraylarda, şahane yemekli toplantılarda, enflasyon düştü, dolar düştü, euro düştü masalı anlatıyorsunuz. Vatandaşın ne doları var ne de eurosu; onlar, açlık sınırının altında yaşıyor, bunu bilin. Yapacağınız ne varsa koyun meydana! (CHP sıralarından alkışlar)

Kömürün tonu kaç lira, bilir misiniz?! Bir ev kaç ton kömürle kışı geçirir, bilir misiniz?! (AK Parti sıralarından "biliriz" sesleri) İşçisi, memuru, işsizi nasıl alsın bu fiyatlarla odunu, kömürü?! Nasıl ısıtsın soğuk kış gününde evini, yuvasını?!

Ha, bir de, meşhur yardımlarınız var sizin; yok, acil eylem planınız...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla) - Sosyal yönleriyle insanları destekleyeceksiniz...

BAŞKAN - Buyurun Sayın Bayındır; konuşmanızı tamamlar mısınız.

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla) - Bakın, benim size bir önerim var: Öyle, acil eylem planıyla, insanlara ne şekilde dağıtıldığı belli olan, televizyonlardan gördüğümüz, o, insan onuruna yakışmayacak biçimde dağıtım yapmaktan vazgeçin. Eğer, insanların insanca yaşamasını istiyorsanız, işsize iş verin. Memura, kendi ihtiyaçlarını kendisinin görmesi için insanca yaşayacağı ücret verin. İşçi için aynı şeyi öneriyorum. Tarımda, pancar tarlalarında çalışan, mercimek yolan eli nasırlı insanların ürünlerine para verin. IMF'nin emriyle değil, ülkenin çıkarları doğrultusunda hareket etmesini bilin. İşte, o zaman, kendi benliğinize dönmüş olacaksınız. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakın arkadaşlar, bunlara hiç itiraz edemezsiniz. Ülke, gerçekten darda; sizin bize anlatmaya çalıştığınız gibi değil. Anadolu'da fiilî hayat bir başka yürüyor. Çaresizlik almış başını gitmiş. Umutsuzluk umut olmuş ülkede. Görün bunları. Görmezseniz, bir gün onlar gösterirler.

Bakın, aklıma ne geldi biliyor musunuz; aklıma, çok değerli Şairimiz Orhan Veli Kanık geldi. Ne güzel söylemiş sizin iktidar günlerinizi, nasıl tarif etmiş ekonominizi. Memleketimdeki insan manzaraları için ne diyor biliyor musunuz:

"Cep delik cepken delik

Yen delik kaftan delik

Don delik mintan delik

Kevgir misin be kardeşlik?" (CHP sıralarından alkışlar)

AHMET YENİ (Samsun) - Tarihte kaldı onlar.

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla) - Ülkeyi bundan kurtaracaksınız.

ÜNAL KACIR (İstanbul) - Hangi tarihte yazılmış?..

AHMET YENİ (Samsun) - CHP dönemi, CHP!

HÜSEYİN BAYINDIR (Devamla) - Bütün yoksul insanlar adına, işaret buyurduğum şekilde, insanlara umut olma noktasında sizleri uyarıyoruz. Yaparsanız, yaparsınız; yapamazsanız, çeker gidersiniz!

Hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK Parti sıralarından alkışlar[!])

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bayındır.

Gündemdışı konuşmaya, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sayın Abdüllatif Şener cevap vereceklerdir.

Buyurun Sayın Şener. (AK Parti sıralarından alkışlar)

10


DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Sıvas) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Kırşehir Milletvekili Sayın Hüseyin Bayındır'ın gündemdışı konuşmasını birlikte dinledik.

Elbette, yasama organı olarak, ülke sorunlarının gündeme getirilmesi, bu kürsüden ifade edilmesi, milletvekilleriyle paylaşılması ülkemiz açısından bir kazançtır. Bu boyutu itibariyle, tebrik ettiğimi söyleyebilirim; ancak, tüm milletvekilleri olarak şuna dikkat etmemiz gerektiği kanaatindeyim: Aslında, 3 Kasım seçimleriyle birlikte yeni bir dönem başlamıştır. Bu yeni dönemin, eski döneme göre farklı bazı özellikleri vardır; ama, bu temel özelliklerinden biri de, siyaset üslubuyla ilgilidir, siyasetin konuşarak toplumda oluşturduğu kültürle ilgilidir.

Bildiğiniz gibi, Türkiye'de, en fazla siyasetçiler konuşur; genel başkanlar konuşur, bakanlar konuşur, milletvekilleri konuşur, belediye başkanları konuşur, tüm partilerin il, ilçe başkanları konuşur ve topyekûn, ülke sathında, siyaset sürekli konuşur ve konuştukça da, dinleyenler arasında belli bir kültürü, belli bir anlayışı, belli bir bakış açısını oluşturur. Dolayısıyla, siyaset, her konuştuğunda, ülkede belli bir kültür oluşturduğunun bilincinde olmalıdır, en azından 3 kasım seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablo budur. Bana kalırsa, böyle bir ortamda, siyaset, konuşurken, topluma güzel duygular aşılayan, toplumda gerginlikler oluşturmayan, vatandaşlarımızın birbirlerine karşı sevgilerinin, saygılarının olduğu bir atmosferi kültürel olarak oluşturursa, ülkemizin geleceği açısından da, özellikle, Mecliste bulunan siyasî partiler açısından da çok önemli bir işlevi yerine getirmiş olur.

Elbette sorunlar vardır; ama, yine bu dönemde, bu sorunlar da dile getirilirken, sadece polemik yapma maksadıyla değil, somut çözümlerin ötesinde sadece söz planında ortaya konulması dışında, reel zeminde dikkate alınması ve bu reel zeminde gerçekçi bir boyutta değerlendirilip, çözümünün nasıl olabileceğiyle ilgili kabul edilebilir ve pratiği olan üslupları benimsemek lazım.

Bu noktadan hareketle olayı değerlendirdiğimizde, şunu görürüz: Gerçekten sorunlar vardır. "Ülkede, bütün sorunlar bir yılda bitmiştir, vatandaşlarımız refah içerisindedirler, sıkıntıları yoktur, bu ülkede işsizler yoktur" dediğimiz zaman, bunu söyleyen de doğru söylememiş olur. Sorunlar var; ama, işe gerçekçi bir düzlemde baktığımız takdirde, bu sorunların, biraz önce kürsüden sayılan ve ifade edilen sorunların bir yılda ortaya çıktığını söylemek mümkün değil; yani, geçmişe doğru gidebilirsiniz, en azından yarım asırlık bir birikimin, elli yıldır biriken sorunların bugüne devretmiş halidir. Geçmiş yıllara baktığımızda da -eğer bu sorunların tamamından da siyasal iktidarlar sorumluysa- şunu söyleyebiliriz: Bu sorunların ortaya çıkmasının sorumluluğu, geçmişteki bütün siyasî iktidarları da kapsayacak şekilde, tüm siyaset kurumuna aittir deriz ve bunun içerisinde Cumhuriyet Halk Partisini de görürüz; çünkü, geçmişte iktidar dönemleri olmuştur.

AHMET ERSİN (İzmir) - Ne zaman olmuş Sayın Bakan?

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Hiç iktidara gelmediniz mi?

AHMET ERSİN (İzmir) - Gelmedik.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Demek ki, milletimiz sizi devamlı muhalefette tutacak. (AK Parti sıralarından alkışlar)

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale) - Ama, Sayın Bakanım, siz, bir senede düzlüğe çıkaracağız diye geldiniz.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Hayır, seçim öncesinde söylediklerimiz ortadadır.

HALİL TİRYAKİ (Kırıkkale) - Yahut da, o ayrı bu ayrı; dün dündür, bugün bugündür...

AHMET ERSİN (İzmir) - Siz de bir dönem bakanlık yaptınız Sayın Bakanım.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Şunu söylemek isterim: Ak Parti, 3 Kasım seçimleri sonrasında iktidara gelmiştir; 58 inci ve 59 uncu cumhuriyet hükümetleri, Ak Partinin kurduğu, Ak Parti İktidarının hükümetleri olmuştur; bu dönem içerisinde de, yaptıkları, icraatları, bu ülkede biriken sorunların tasfiyesine yöneliktir. Özellikle, 1999, 2000 yıllarında yaşanan büyük krizlerle birlikte, ekonominin nasıl dibe vurduğu, işyerlerinin nasıl kapandığı, işsizliğin nasıl büyük bir patlama gösterdiği, kamu finansman dengesinin nasıl altüst olduğu herkesin bildiği bir gerçektir. İşte, AK Parti İktidarı, bu biriken ve devraldığımız sorunları "enkaz devraldık" edebiyatı yapmaksızın, sükûnetle, planlı ve belli bir program dahilinde çözmeye yönelmiştir.

Bu noktada değerlendirdiğimiz takdirde, AK Parti İktidarının başarılı bir iktidar olduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Bunu, ben samimî olarak inanıyorum ki, tüm CHP milletvekili arkadaşlarım da kendi kendilerine söylüyorlar; helal olsun bu AK Partiye diyorlar içlerinden, başarılı bir şekilde bunu götürüyor diyorlar. (AK Parti sıralarından alkışlar)

AHMET ERSİN (İzmir) - Öyle bir şey yok.

DEVLET BAKANI VE BAŞBAKAN YARDIMCISI ABDÜLLATİF ŞENER (Devamla) - Neden?.. Bakın, bütün makroekonomik dengelerin altüst olduğu bir ortamda, AK Parti, bu bozulan dengeleri kurmaktadır. Aşağı yukarı son otuz yılın en düşük enflasyon oranına ulaşmış olmayı hafife almamak lazım. Enflasyon, bu ülkenin en temel sorunudur; enflasyon, bu ülkede, dargelirlileri en fazla vuran, en fazla mağdur eden temel bir olgudur. Dolayısıyla, enflasyon düştü demekle olmaz şeklinde, enflasyonu bir tarafa bıraktığınız zaman, bunun anlamı, enflasyon iyidir demektir. Yani, Sayın Milletvekilimin gelip de, kürsüden, "enflasyon iyidir" diye nutuk attığını düşünmüyorum; onun da içinden, enflasyon kötüdür dediğini biliyorum ve helal olsun AK

11


Partiye, bu enflasyonu görülmedik bir süratle aşağıya doğru indiriyor; dört aydır, Türkiye eksi enflasyonları yaşıyor diye, kendi kendine, arkadaşlarıyla sohbetlerinde herhalde itiraf ediyordur. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bazı noktalara dikkat etmek lazım. Bu ülkede, dargelirlilerin mağduriyetlerini, sıkıntılarını, ben, milletvekillerinden daha fazla hisseden hiç kimsenin olduğunu düşünmüyorum. İster iktidar milletvekili olsun ister muhalefet milletvekili olsun, mağdur vatandaşlarımızla en fazla muhatap olan, onların acılarını, taleplerini en fazla dinleyen, bu ülkede, milletvekilleridir ve bu sosyal olayı, vakıayı da en yakından ve derinden hissedenler milletvekilleridir. İktidar da aynı duygu içerisindedir ve bu sorunların akılcı, mantıklı ve kalıcı bir şekilde çözülmesi için de AK Parti İktidarı, programını ortaya koymuştur.

Bir istikrar ortamının yakalanması, piyasaların güven duyması, bu güvene ve istikrar ortamına istinaden bu ülkede yatırımların artması ve yatırımlara bağlı olarak da istihdam kapasitesinin yükselmesi, başta işsizlik olmak üzere, sosyal sorunların çözümünün temel anahtarıdır; AK Partinin yaptığı iş de budur. Nitekim, geçen sene yüksek bir büyüme hızı yakalanmıştır. Bu sene hedeflenen yüzde 5'lik büyüme hızı yakalanmış vaziyettedir; hatta, biraz aşılacağı anlaşılmaktadır. Enflasyonla ilgili yıl sonu hedefi tutmaktadır ve 2003 bütçesiyle ilgili olarak, burada, Mecliste bütçe müzakereleri yapılırken hangi hedefleri koyduysak, AK Partinin yıl sonu hedefleri şunlardır diye ne söylediysek aynısı gerçekleşmektedir. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi arkadaşlarım var, muhalefet partilerinden. Ben de oniki yıldır Türkiye Büyük Millet Meclisindeyim. Oniki kez bu Mecliste ve komisyonlarda yıllık bütçelerin müzakere edildiğini biliyorum ve her müzakerede muhalefetin söylediği temel bir söz vardır; "bu bütçe rakamları gerçekleşmez ve bu makro hedefler de tutmaz" denirdi; zaman zaman buna iktidarlar da iştirak ederlerdi ve geçen onbir yıl boyunca, sürekli olarak, makro hedefler tutmamıştır ve bütçe rakamları da gerçekleşmemiştir. İşte, ilk defa, 2003 yılı bütçesi, yani, AK Parti İktidarının yaptığı bütçe, Meclise sunduğu bütçe, Plan ve Bütçe Komisyonunda günlerce tartışılan, Genel Kurulda günlerce tartışılan 2003 yılı bütçesi, geçmişten farklı olarak, bütün rakamları tutan bir bütçe olmuştur! (AK Parti sıralarından alkışlar) Yani, bunun anlamı şudur: AK Parti, ne söylemişse onu yapıyor. Enflasyon oranı, büyüme hedefi, hepsi... Bütçe rakamları da öyle... Bakın, 2003 yılında 145 katrilyon liralık harcama yapacağız dedik. Hatırlıyor musunuz, harcama rakamları, hiçbir yıl, hükümetin öngördüğü gibi, getirdiği bütçe gibi yıl sonunda çıksın; hiçbiriniz hatırlamazsınız, ben de hatırlamıyorum; çünkü, hep ikiye katlanırdı bütçeler; ama, ilk defa 2003 yılı bütçesinin giderleri, yıl sonu gerçekleşme tahmini itibariyle, 141 katrilyon liradır; yani, öngörülen harcama hedefinin, değil üstüne çıkmak, biraz altına düşmüştür; altına düşmesinin sebebi de, faiz giderlerinde o miktarda daha düşük gerçekleşme meydana gelmiştir. Faiz giderlerinin daha az olduğuna da kimse üzülmüyor, öyle zannediyorum. "Faiz giderleri için bütçeye 65 katrilyon koymuştunuz, niye 60 katrilyona düştü" diye kimsenin şikâyetçi olduğunu da düşünmüyorum ve diyorsunuzdur ki, eminim, bu AK Parti ne yaptığını biliyor. Gerçekten, bu AK Parti ne yaptığını biliyor. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Bu onur, bu gurur, bütçeyi birlikte paylaşan, birlikte tartışan, her şeyin iyi olmasını isteyen, sadece iktidarın değil, muhalefetin de paylaşacağı bir duygudur. Onun için, ülke sorunlarını birlikte halledeceğiz, birlikte tartışacağız; iyiyi, doğruyu, güzeli birlikte araştıracağız ve her türlü eleştiriyi ve katkıyı da, iktidar açısından, bir kazanım olarak değerlendiriyorum ve Sayın Milletvekilimin bu konuşmasını da bir kazanım olarak, aynı şekilde, müspet bir haneye atıyorum, kaydediyorum. Bu sorunların hepsi zamanla çözülecek sorunlardır. Güç birliğiyle, siyaset kurumuna itibar kazandırma yarışı içerisinde, her şeyin doğrusunu ve güzelini bulacağımıza inanıyorum ve hepinize saygılar sunuyorum. Sağ olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Bakan.

Gündemdışı üçüncü söz, Konya İlindeki birkısım projelerin hayata geçmesine yönelik çalışmalarla ilgili söz isteyen, Konya Milletvekili Ahmet Işık'a aittir.

Buyurun Sayın Işık. (AK Parti sıralarından alkışlar)

3. - Konya Milletvekili Ahmet Işık'ın, Konya İlindeki birkısım projelerin hayata geçirilmesinin önemine yönelik gündemdışı konuşması

AHMET IŞIK (Konya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Konya İlindeki birkısım projelerin hayata geçirilmesine yönelik gündemdışı söz almış bulunmaktayım; bu vesileyle, Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Ayrıca, yeni yasama yılında, Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşlarını rahmetle anarken, büyük lider ve büyük insan Atatürk'ü bu kürsüden zikretmenin onurunu yaşıyor, mutluluğunu hissediyorum.

Değerli milletvekilleri, büyük insan Mevlânâ Celâleddin Rûmî'nin diyar edindiği, değişik kültürlerin ve dinlerin cazibe merkezi haline gelen Konya İlimiz, ülkemizin nüfus olarak 4 üncü, yüzölçümü olarak ise 1 inci büyük şehri olup, Anadolu Selçuklu Devletinin başşehirliğini yapmış, Osmanlı Devleti zamanında çok yönlü etkinliğini sürdürmüştür. Günümüz Türkiyesinde ise, coğrafî konumuyla, yüzölçümüyle, nüfusuyla, sanayiiyle, tarımıyla, ticaretiyle, kültürüyle, inanç turizmiyle, başta futbol olmak üzere sportif aktivitesiyle ve yüzlerce maruf hale gelmiş değerleriyle önemini ve anlamını günbegün artırarak devam ettirmektedir.

Değerli milletvekilleri, 2002 yılı itibariyle Konya İlimiz kamu yatırımlarından 19 uncu sırada pay almış olup, işbu durum dahi başlıbaşına şehrimizin mağduriyetini çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; her yörenin iktisadî kalkınmasına ve hayat standardının yükseltilmesine birkısım etkenler tesir etmekte ve bu süreci hızlandırmaktadır. Mevlânâ diyarı Konyamız için bu noktada hayatî önem arz eden projelerden birisi olan -kısa adı KOP- Konya Ovaları Projesidir. Konya Ovaları Projesi tam anlamıyla sonuçlandığında, ilimizin sulanmakta

12


olan arazisine ilaveten yüzde 64 oranında, yaklaşık 1 705 000 hektar civarında arazi daha sulanabilecek ve toprak hayat bulacaktır.

KOP, 12 adet projeden oluşmaktadır. Bunlar;

- Konya-Çumra Projesi,

- Beyşehir-Damlapınar Projesi,

- Göksu Havzası Enerji Projeleri,

- Konya İçmesuyu Projesi,

- Küçük su projeleri grubu,

- Ereğli Projesi,

- Sarayönü-Beşgözler Projesi,

- Akşehir-Eber Projesi,

- Ilgın Projesi,

- Karaman Projesi,

- Yunak-Akgöl Projesi,

- Ayrancı Projesidir.

Konyamızın kızıl elması ve rüyası olan KOP hayata geçtiğinde, çorak arazi suyla buluşacak, alternatif ürünler yetiştirilebilecek, hayvancılıkta büyük atılım gerçekleşebilecek, milyarlarca dolar katmadeğer ülke ekonomisine girdi sağlayacaktır.

Değerli milletvekillerimiz, Konya insanımızın, sanayicimizin ve ticaret erbabının başka bir beklentisi de serbest bölge projesidir. Konya için uygun olan ise, serbest üretim bölge modelidir. Serbest bölgeler, ülkemize yabancı sermayeyle birlikte yeni teknolojilerin de girmesine vesile olmakta, oluşturulan imkânlar yatırımcıya ve üreticiye vergi, teşvik ve başkaca birkısım avantajlar sağlamakta, üretimde maliyeti düşürmekte ve uluslararası rekabete katkı sağlamaktadır. Serbest bölge sisteminin en önemli cazibesi, muafiyet ve istisnaların varlığıdır. Bunların kaldırılması durumunda ise, bu bölgelerin cazibesi ortadan kaldırılmış olacaktır. Yapılması gereken, serbest bölge rejiminin yeniden yapılandırılması ve cazibe merkezleri haline getirilmesidir.

Bu bağlamda, Konya İlimizin coğrafî konumu, organize sanayi bölgelerinin oluşu, düzenli ulaşım ağı, tarım makineleri başta olmak üzere gelişmiş sanayii, otomotiv yan sanayii, ayakkabıcılık sektörü, ticarî, tarihî ve kültürel özelliği, insan ve işgücü potansiyeli gibi yüzlerce özelliği nedeniyle, zaman geçirilmeden serbest bölge kurulması zaruretini ortaya koymaktadır.

Değerli milletvekilleri, ayrıca, şehrimize teknopark kurulması, bölge havaalanının yapılması, teknik bir üniversite kurulması, Konya endüstri bölgesinin kurulması, Konya-Ankara hızlı tren projesinin gerçekleştirilmesi, Beyhekim Sağlık Kompleksi Projesinin hayata geçirilmesi, Mevlânâ Kültür Merkezinin açılışının 2003 Aralık ayı etkinliklerine yetiştirilmesi, bölgesel menkul kıymetler borsası kurulması, Toplu Konut İdaresince başlatılan kira öder gibi evsahibi olma yönteminden nüfus, yüzölçüm ve diğer kriterler dikkate alınarak Konyamızın azamî oranda yararlandırılması...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Işık; konuşmanızı toparlar mısınız...

AHMET IŞIK (Devamla) - ...TRT'nin arşivinde bulunan eğitim, öğretim, kültürel, sanatsal, sosyal ve buna benzer içerikli kaset programlarından Konyamızın yerel yayın yapan televizyonlarının ücretsiz faydalandırılması ve bunun ülke geneline teşmil edilmesi; ayrıca, uluslararası birkısım özel ya da resmî futbol müsabakalarının -Mevlânâ felsefesinin ve hoşgörüsünün dünyaca tanındığı ve birçok yönüyle marka haline gelen- Konya İlimizde gerçekleştirilmesinin önemini de vurgulamak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, ilimiz, tarihî değerleri ve eserleriyle, inanç turizmiyle, yerli ve yabancı birçok turistin ilgisini artan oranda çekmektedir. İlimiz, bu özellikleriyle, kongre turizmine de müsait bir şehirdir. Konyamızın örnek bir kültür ve cazibe merkezi haline getirilmesi, gerek şehrimiz gerekse de ülkemiz açısından büyük önem taşımaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yukarıdaki tespit ve beklentilerimiz doğrultusunda, Konyamızın kalkınması temennisiyle, hepinizi, tekrar, saygıyla selamlıyorum. (Alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkür ediyorum Sayın Işık.

Gündemin "Seçim" kısmına geçiyoruz.

Sayın milletvekilleri, yasama dokunulmazlığı konusunda kurulan Meclis araştırması komisyonu üyelikleri için siyasî parti gruplarınca aday gösterme işlemi tamamlanmıştır.

Şimdi, komisyon üyelikleri için siyasî parti gruplarınca gösterilen adaylarının listesini, İçtüzüğün 21 inci maddesine göre, okutup, oylarınıza sunacağım.

V. - SEÇİMLER

A) KOMİSYONLARA ÜYE SEÇİMİ

13


1. - (10/70) esas numaralı Meclis Araştırması Komisyonu üyeliklerine seçim

Yasama Dokunulmazlığı Konusunda Kurulan Meclis Araştırması

Komisyonu Üyelikleri Aday Listesi

(10/70)

(12)

Adı Soyadı Seçim Çevresi

AKP (8)

Fehmi Hüsrev Kutlu (Adıyaman)

Orhan Yıldız (Artvin)

Muzaffer Külcü (Çorum)

Mehmet Salih Erdoğan (Denizli)

Cavit Torun (Diyarbakır)

Metin Kaşıkoğlu (Düzce)

Mehmet Yılmazcan (Kahramanmaraş)

Süleyman Sarıbaş (Malatya)

CHP (4)

Mehmet Ziya Yergök (Adana)

Yakup Kepenek (Ankara)

Atilla Kart (Konya)

Muharrem Kılıç (Malatya)

BAŞKAN - Okunan listeyi oylarınıza sunuyorum : Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Sayın milletvekilleri, yasama dokunulmazlığı konusunda kurulan Meclis araştırması komisyonuna seçilen üyelerin bugün saat 16.30'da Ana Bina, Üst Zemin PTT karşısındaki Meclis Araştırması ve Soruşturması Komisyonları Toplantı Salonunda toplanarak, başkan, başkanvekili, sözcü ve kâtip seçimini yapmalarını rica ediyorum.

Komisyonun, toplantı gün ve saati ayrıca ilan tahtalarına asılmıştır.

Gündemin "Kanun Tasarı ve Teklifleri ile Komisyonlardan Gelen Diğer İşler" kısmına geçiyoruz.

VI. - KANUN TASARI VE TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN

GELEN DİĞER İŞLER

1. - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/521) (S. Sayısı: 146)

2. - Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/523) (S. Sayısı: 152)

BAŞKAN - Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun Tasarısı ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarılarının geri alınan maddeleriyle ilgili komisyon raporları henüz gelmediğinden, tasarıların görüşmelerini erteliyoruz.

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum ve Adalet Komisyonları raporlarının müzakeresine kaldığımız yerden devam ediyoruz.

3. - Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısı ile Avrupa Birliği Uyum ve Adalet Komisyonları Raporları (1/632) (S. Sayısı: 248) (1)

BAŞKAN - Komisyon?.. Yerinde.

Hükümet?.. Yerinde.

Sayın milletvekilleri, kâtip üyenin oturarak okumasını oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler... Kabul etmeyenler... Kabul edilmiştir.

Tasarının 4 üncü maddesi kabul edilmişti; şimdi, 5 inci maddesini okutuyorum:

Bilgi verme yükümlülüğü

MADDE 5.- Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.

Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.

BAŞKAN - Madde üzerinde, Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz isteyen, Adana Milletvekili Ziya Yergök; buyurun. (CHP sıralarından alkışlar)

Konuşma süreniz 10 dakikadır.

CHP GRUBU ADINA MEHMET ZİYA YERGÖK (Adana) - Sayın Başkan, Yüce Meclisin değerli üyeleri; görüşmekte olduğumuz Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısının "bilgi verme yükümlülüğü" başlığını taşıyan 5 inci maddesiyle ilgili

14


Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun görüş ve düşüncelerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum; Yüce Meclisi saygıyla selamlayarak sözlerime başlamak istiyorum.

Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısıyla ilgili, benden önce Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına konuşan değerli sözcülerimiz de, olumlu ve yapıcı görüşler ortaya koydular. Gerçekten de, ülkemizde hukuku üstün ve egemen kılmak istiyorsak, demokrasiyi bütün kurum ve kurallarıyla yerleştirmeyi düşünüyorsak, özgür insan, örgütlü toplum, demokratik devlet amacına varmayı düşünüyorsak, bilgi edinme hakkını düzenleyen bir yasal düzenleme, bütün bu amaçlara uygun düşen doğru ve yerinde bir adım olacaktır.

Diğer taraftan, böyle bir düzenleme, içinde yer almayı hedeflediğimiz, bir demokrasi ve hukuk toplumu olan Avrupa Birliğine uyum açısından da, demokratikleşme açısından da büyük önem taşımaktadır.

Söz konusu tasarının bir sivil toplum platformundaki tartışmalarına ve çalışmalarına, Sayın Adalet Bakanıyla birlikte, taslak aşamasından itibaren katılmış, katkıda bulunmuş, altkomisyonda ve Adalet Komisyonunda görev yapmış bir arkadaşınız olarak, bu tasarının, geçirdiği aşamalarda yapılan değerli katkılarla, çok daha olumlu bir duruma geldiğini söyleyebilirim. İnanıyorum ki, Genel Kurul görüşmelerinde, siz değerli üyelerin yapacağı katkılarla, daha olumlu bir noktaya da gelecektir.

Bu tasarının yasalaşmasının bir önemi de şudur: Bir yönetimin saydam olduğuna, şeffaf olduğuna ve bir yönetimin kamu yararına işlediğine yurttaşları inandırmanın en geçerli yolu, yönetsel bilgi ve belgeleri ilgililere açıklamaktan geçer. Tasarının dünkü görüşmelerinde konuşan değerli sözcülerin de değindiği gibi, Anayasamızda, bilgi edinme hakkını açıkça düzenleyen bir hüküm olmamakla birlikte, bunu kısıtlayan bir hüküm de bulunmamaktadır. Günümüzde, çağdaş ve demokratik anayasalarda, bilgi edinme hakkı, ayrı bir madde halinde düzenlenmektedir. Nitekim, Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan ve geçtiğimiz yasama yılının başında tüm milletvekillerine gönderilmiş bulunan anayasa önerisinin 38 inci maddesinde de "her yurttaş, devletin ve diğer kamu tüzelkişilerinin işlem ve eylemlerinden bilgi edinme hakkına sahiptir" şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiştir.

Dünkü görüşmelerde söz alan Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna mensup milletvekilleri, Bilgi Edinme Hakkı Kanunu Tasarısıyla ilgili olumlu görüşler ifade ederken, iktidarın yanlış uygulamalarından örnekler vererek, bu yasanın uygulanmasına yönelik, daha doğrusu, uygulanmamasına yönelik kaygılarını ifade ettiler. Gerçekten de, Yüce Meclisimiz, görüşmekte olduğumuz tasarıda olduğu gibi, çoğu kez, toplum yararına, iyi yasalar çıkarmaktadır; ancak, uygulama konusunda aynı duyarlılık her zaman gösterilmiyor. Çıkarılan yasaları, amacına, özüne ve sözüne uygun şekilde yaşama geçirme konusunda, aynı titizlik içerisinde ne yazık ki olunmuyor. Nitekim, Yüce Mecliste, iktidar grubuyla, muhalefet grubuyla birlikte, arka arkaya, Avrupa Birliği uyum yasalarını çıkardık. Avrupa Birliği çevrelerinden de iç ve dış kamuoyundan da övgüler aldık; ancak, bütün bu çevreler, bu övgülerin ardından, hemen bir şeyi ilave ettiler "çıkardığınız yasalar iyi, olumlu; ancak, bir de uygulamaya bakacağız, uygulamayı göreceğiz" dediler.

Geçmişte, sayısız örnekle gördük ki, sadece yasaların değişmesi yetmiyor, kafaların da değişmesi gerekiyor. Yasalardaki olumlu değişikliklere paralel bir zihniyet değişiminin de yaşanması gerekiyor. Burada, siyasî otoriteye, iktidara, yürütme organına çok önemli görev düşüyor. Bilgi Edinme Hakkı Kanununun ve önceden yürürlüğe konulan uyum yasalarının da yaşama geçmesi için, bürokraside, kamu kurum ve kuruluşlarında bir dirençle karşılaşmadan bu yasaların amacına göre uygulanması, iktidarın çok içtenlikli olmasına, istekli olmasına ve ciddî bir kararlılık ortaya koymasına bağlıdır. Aksi halde, daha önce çıkarılmış pek çok iyi yasada olduğu gibi, bu yasa da kâğıt üzerinde kalmaya mahkûm olur ve yazık olur.

Belirttiğimiz nedenlerle, arkadaşlarımızın bu yöne ilişkin tespitlerinden, eleştirilerinden ve ileriye dönük kaygılarından iktidar grubunun rahatsızlık duymasını anlamak mümkün değildir. Hatasız insan olmaz, hatasız iktidar da olmaz. İnsanlar da, yönetimler de, hatalarını kabul edip onları gidermeye çalıştıkça yücelir ve yükselirler. İktidar, muhalefetin bu yapıcı eleştirilerinden ve uyarılarından yararlanmaya çalışmalıdır. Kaldı ki, bu uygulama yanlışları, çıkarılan yasaların uygulanmasına karşı direnç gösterilmesi, hatta, zaman zaman, yer yer uygulanmaması, sadece bu iktidar dönemine has bir sorun da